beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...



GASTROONMİ UZMANI BOĞAÇ YÜZGÜL: ASLA AMA ASLA TÜKETİLMEMELİ!!!

Gastronomi&Gastroonmi Turizmi Uzmanı Gurme ve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül, bu kez de koruyucu maddelerle zehir saçan paketli ve donuk gıdalara karşı uyarılarda bulundu…

facebook-paylas
Tarih: 16-09-2025 14:06

GASTROONMİ UZMANI BOĞAÇ YÜZGÜL: ASLA AMA ASLA TÜKETİLMEMELİ!!!

 

 

Gastronomi&Gastroonmi Turizmi Uzmanı Gurme ve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül, bu kez de koruyucu maddelerle zehir saçan paketli ve donuk gıdalara karşı uyarılarda bulundu…

 

 

Türk ve Dünya Mutfağı üzerine yaptığı çok sayıda gönüllü çalışma ile başta gastronomi sektörü olmak üzere birçok kesim tarafından büyük  takdir toplayan ve aynı zamanda Dünya Şarap Lezzetçileri Birliği Üyesi konumunda da bulunan Uluslararası Mutfak Sanatçıları ve Gurmeler Birliği Türkiye Masası Yönetim Kurulu Onursal Üyesi, Dünya Yöresel Lezzetleri Tanıtma Platformu Başkanvekili, TURİZMAGAZİNİST Araştırmacılar ve Yazarlar Platformu Mütevelli Heyet Üyesi ve Türkiye Görsel Sanatlar ve Edebi Eserler Eleştirmenleri Konsorsiyumu Genel Sekreteri  Gastronomi&Gastroonmi Turizmi Uzmanı Gurme ve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül, halk sağlığını riske eden gıdalara karşı uyarılarını sürdürüyor…

 

Gastronomi&Gastroonmi Turizmi Uzmanı Gurme ve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül, bu kez de koruyucu maddelerle zehir saçan paketli ve donuk gıdalara karşı uyarılarda bulundu…

 

İşte Gastronomi&Gastroonmi Turizmi Uzmanı Gurme ve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül’ün o makalesi:

 

 

PAKETLİ YA DA DONDURULMUŞ GIDALARA ÇOK DİKKAT! ÇOK ÇOK CÇOK GEREKMEDİKÇE TÜKETMEYİN!!!

‘’Birçok propaganda aracı ve yolu ile, evsel gastronomi, yani ‘Kendi Evinin Şefliği’ alışkanlığı yaygınlatırılıyor yaygınlaştırılmasına ama, vahşi kapitalizm buna da balta vurmaktan geri kalmıyor…

 

Her ne kadar özellikle görsel emdya aracılığıyla insanlar, mükellef yiyecek ve içecekleri hazırlama yönünde tetikleniyor ama, aklınıza hayalinize gelmeyecek ürünlerin dondurulmuşu var ve kendi evinin şefi olmaya özenenler bile, ‘Ya ne uğraşacağım, falanca markette, filanca shopta, hazır paketlisi, dondurulmuşu var, alır atarım mikro dalga fırına, hazır işte!’ deyiveriyor…

 

Bir kere baştan belirteyim, Türkiye’de çok da sağlıklı frigo-firik zincirler yok, en kaliteil iddiasındaki şirketler bile, hyjenik ve donukluk açısından fabrika-aracı kurum-toptancı-son satıcı noktasında mutlaka fire veriyor, hata yapıyor; maalesef insanlar da bu sağlıksız hale dönüşmüş ürünleri yiyor…

 

Bu sağlıksızlık özellikle sözde dinci ve küçük esnaf katili üç harfli marketlerde çok sık yaşanıyor ama keşke sadece onlarla sınırlı kalsadı o ayrı…

 

Ya en basit sigara böreğinin, patates kızartmasının, puf böreğim bile hazır  donmuşu var…

 

Hattâ tepsi böreğinin, yazıklar olsun ki, talep de hayli fazla…

Her geçen gün ile birlikte maalesef ki, doğal gıdalardan uzaklaşıp, içleri katkı maddeleriyle dolu gıdalara yöneliyoruz.

 

Hele hele sağlıksız donuk gıdalar…

Kuşkusuz pratik olmaları ve çekici görüntüleriyle ilginizi çeken bu hazır gıdalar, içerdikleri yapay tatlandırıcılarla, renklendiricilerle, koruyucularla ya da trans yağlar ile yavaş yavaş sağlığınızı da elinizden alıyor.

 

Tamamına yakını resmen kanserojen…

 

Bu konudaki en büyük sıkıntı ise etiketlerde maddelerin isimlerinin tam olarak yazılmaması.

 

Yazsa da herkes  gıda mühendisi olmadığı için, çok kişi de bu isimleri internetten araştırıp yanlı ve yanlış bilgilendiği için, sağlıksız yaşamlar zincirleme gidiyor…

 

Bir kod şeklinde yazılan katkı maddelerini çoğu zaman iyi bir etiket okuyucusu bile anlamakta zorlanıyor.

 

Zira yobazlıktan ve faşizmden beslenen kapitalizm her geçen gün yeni bir katkı maddesi piyasaya çıkartıyor…

 

Bazıları öyle ki, kezap iç daha iyi, daha çabuk ölürsnüz, o kadar yani…

 

Her gün marketlerden evlerinize taşıdığınız paketli gıdaların etiketlerini hiç okudunuz mu?

 

Sadece üretim tarihi ve son kullanma tarihine bakmak yetmez…

 

Misâl, paketli dondurulmuş gıdaların, hazır mikrodalga yemeklerinin, hazır çorbaların, sosların, makarnaların, pizzaların, işlenmiş etlerin, bulyonların, ciplerin, paketlenmiş krakerlerin, dondurmaların ya da hazır köfteler gibi ürünlerin etiketlerine göz gezdirdiniz mi? Eğer etiketlerini okuduysanız, o zaman uzun bir bileşen listesiyle karşılaşmışsınızdır. İşte bu liste, ürünün birçok katkı maddesiyle dolu bir gıda olduğunun en önemli göstergesidir. Bu ürünler, raf ömrünü uzatan kimyasalları, renklendiricileri, tatlandırıcıları ve koruyucuları içerir. Market reyonundaki yerlerini alana kadar da yoğun işlemlerden geçirilirler. Sağlığınıza zarar veren ve sayısız hastalığa davetiye çıkaran katkı maddelerinin isimlerini bilmeseniz bile, bu kadar uzun bir bileşen listesine sahip olan ürünlerden uzak durarak, kendinizi koruyabilirsiniz.

 

Ürün etiketlerinin üzerinde sıkça gördüğünüz E kodları, Avrupa Birliği tarafından belirlenen kod numaralarıdır. İngilizce Avrupa anlamına gelen “Europe” kelimesinin baş harfi olan E’nin yanına rakam eklenerek, maddelerin neler olduğu belirtilir. Mesela uzak durmanız gereken maddelerin başında gelen aspartam E951 koduyla etiketlerde yer alır. Gıda katkı maddelerinin E numara sistemine göre sınıflandırılması ise şu şekildedir:

 

-Renklendiriciler E 100-199

 

-Koruyucular E 200-297

 

-Antioksidanlar E 300-321

 

-Emülsifiyer ve stabilizatörler E 322-500

 

-Asit baz sağlayıcılar E 500-578

 

-Tatlandırıcılar, koku verenler E 620-637

 

-Geniş amaçlılar E 900-927

 

Düşünebiliyor musunuz; çoğunu gıda mühendisleri dahi bilmiyor…

 

Zira piyasada en az 500 ayrı tür ‘E’ sınıfı koruyucu var…

 

Doğal şekere alternatif olarak geliştirilen yapay tatlandırıcıların hepsi kimyasal maddedir. En yaygın olanları aspartam (E951) sukraloz, sakarin, fruktoz, sükroz ve yüksek fruktoz mısır şurubudur (HFCS). Bu maddeler, doğal şekerden çok daha tatlıdır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), aspartam maddesinin potansiyel olarak kansere yol açabileceğini belirtmiş ve muhtemel kanserojen sınıfına dahil etmiştir. DSÖ, aspartam içeren ürünlerin sürekli tüketilmesinin kalp hastalığı riskini artırdığına da dikkat çekmiştir. Kola başta olmak üzere gazlı içeceklerde, meyveli yoğurt ve sütlerde, konserve meyve ile sos çeşitlerinde aspartam maddesi bulunmaktadır. Yüzyılın en kolay ulaşılabilir zehri ise yüksek fruktozlu mısır şurubudur. Bu katkı maddesini gördüğünüz her üründen uzak durun. Yapılan birçok araştırma HFCS'nin insan ömrünü kısalttığını göstermiştir. Yüksek şekerli maddeler, yiyecekleri daha lezzetli bir hale getiriyor olabilir. Ancak bir yandan da karaciğer yağlanması, obezite ve bağırsak florası bozukluğuna neden oluyor. Hatta, beyin sağlığınıza da zarar vererek, hafıza sorunları ile depresyonu da beraberinde getiriyor.

 

Ürünlerin raf ömrünü uzatmak için kullanılan koruyucu maddeler, aynı zamanda bakteri, küf ve mantar çoğalmasını engeller. En sık kullanılanlar arasında Sodyum benzoat (E201) vardır. Gazlı içecek, meyve suyu, salata sosları, reçeller, turşu, sakızlar, işlenmiş et, konserveler, şekerlemeler ve hazır yemeklerde bulunur. En sık kullanılan renklendiriciler arasında ise tartrazin (E102) yer alır. Gazlı içeceklerde, konservelerde, jelibon, kek, renkli dondurma ve cipslerde kullanılır. İnsan sağlığına oldukça zararlı olan diğer bir katkı maddesi ise lezzet artırıcılar kategorisinde yer alan Monosodyum Glutamat’tır. MSG kısaltmasıyla yazılan bu madde, ayrıca bitkisel hidrolize yağ, tat verici veya doğal aroma verici olarak da etiketlerde yer alır. Konserveler, hazır çorbalar, bulyonlar, dondurulmuş hazır gıdalar, cipsler, işlenmiş etler, hazır meyve suları, dondurmalar, soya ve teriyaki soslarda karşımıza çıkmakta…

 

 

Üzülerek belirtmem gerek ki; zararları saymakla bitmeyen daha birçok katkı maddesi bulunuyor. Bugün ben sizlere neden çok iyi bir etiket okuyucu olmamız gerektiği konusunda kısa bir bilgi vermek istedim. Mümkün olduğunca gıda katkı maddelerinin isimlerini araştırmanızı öneririm. Ne yazık ki, günümüz şartlarında katkı maddelerini beslenme düzeninizden tamamen çıkarmak zor. Ancak bilinçli tüketim ile sağlığınıza verdikleri zararları azaltabilirsiniz. Bunu başarabilmek için de mümkün olduğunca doğal beslenmeye özen gösterin. Tek tip beslenme yerine sağlıklı ve dengeli bir beslenme modeline geçin. Unutmayın, uzun ve kaliteli bir yaşam sürmenin sırrı, sağlıklı beslenmede saklı…

 

Güç de, imkân da elinizde, mantıyı dahi açmaya çalışın, soya katkılı, kıymasız donuk üç harfil market ürünlerini bırakın…

 

İnanın iş, ‘Düşmanınıza dahi yetirmeyin’ boyutunda…

 

Hele hele gerçekten de, dondurulmuş gıda almayın…’’

 




Bu haber 346 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI