Bugun...



ZAYIFLAMA İĞNELERİ SÜRECİNDE YÜZ SAĞLIĞI DA PLANLANMALI -

.........

facebook-paylas
Tarih: 09-06-2026 20:38

ZAYIFLAMA İĞNELERİ SÜRECİNDE YÜZ SAĞLIĞI DA PLANLANMALI -

‘Zayıflama iğneleri

 

 

sürecinde

 

 

yüz sağlığı da

 

 

planlanmalı’

 

 

 

 

Seniha Kurucusu, Dermatolog Dr. Sadiye Kuş, son dönemde sosyal medyada ‘Ozempic face’ olarak bahsedilen, ilaç destekli kilo kaybı süreçlerinde yüzde oluşabilen hacim kaybı, cilt gevşemesi ve yorgun görünümün erken dönemde yönetilebileceğini belirterek, “Yüz sağlığını kilo verme hedefinden sonraki son durak olarak değil, yolculuğun en başından itibaren korunması gereken bir alan olarak görmek gerekiyor” dedi. 

 

 

 

Son dönemde ilaç destekli kilo kaybı süreçlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, hızlı kilo kaybının cilt ve yüz görünümü üzerindeki etkileri de daha fazla konuşulmaya başladı. Sosyal medyada “Ozempic face” olarak adlandırılan bu görünüm; tıbbi bir tanı olmaktan çok, hızlı kilo kaybı sonrasında yüzde meydana gelen hacim azalması, cilt gevşemesi ve yorgun ifade ile tarif ediliyor. Seniha Kurucusu, Dermatolog Dr. Sadiye Kuş, bu sürecin bütüncül, erken ve kişiye özel yönetilmesi gereken bir cilt sağlığı konusu olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor.

 

 

 

 

Güzellik yüzlü kadın yüzünün yakın çekim portresi Güzel şefkatli duyumsal  genç kız Moda modeli stüdyoda izole edilmiş | Premium fotoğraf

 

 

İlaç destekli kilo kaybı sürecinde yüz bölgesinde en sık görülen değişimlerin orta yüzde hacim kaybı, şakaklarda çökme, göz çevresinde derinleşme, burun kanatlarından ağız köşelerine inen oluklarda (nasolabial) belirginleşme ve çene hattının dalgalanması olduğunu belirten Seniha Kurucusu, Dermatolog Dr. Sadiye Kuş, “Kilo kaybı vücut için planlı ve kontrollü yönetilmesi gereken bir süreçtir. Aynı yaklaşımı cilt ve yüz dokuları için de benimsemek gerekir. Çünkü hızlı kilo kaybında yalnızca yağ dokusu azalmaz; cildin yapısal desteğini sağlayan kolajen ve elastin liflerinin miktarı ve kalitesi de etkilenir” diyor. 

‘Vücut ağırlığının yüzde 5’i kaybedilirken önleyici tedaviler gündeme alınmalı’

Dr. Sadiye Kuş’a göre bu süreçte en kritik nokta, müdahale için kilo verme yolculuğunun tamamlanmasını beklememek. Cildin değişime daha sağlıklı uyum sağlayabilmesi için erken dönemde desteklenmesi gerektiğini belirten Dr. Kuş, “İdeal yaklaşım, kilo kaybı belirginleşmeye başladığında cilt kalitesini ve yüz dokularını takip etmektir. Özellikle vücut ağırlığının yüzde 5-10’u kaybedildiği dönemden itibaren önleyici tedaviler gündeme alınabilir. Burada amaç yüzü değiştirmek değil, kişinin kendi anatomisini, mimiklerini ve doğal ifadesini koruyarak cildi desteklemektir” ifadelerini kullanıyor.

Sürecin kişiden kişiye değiştiğini belirten Dr. Kuş, yaş, başlangıç kilosu, kilo verme hızı, güneş hasarı, sigara kullanımı ve mevcut kolajen rezervinin yüz görünümündeki değişimleri doğrudan etkileyebildiğini söylüyor. Özellikle 40 yaş üstü kişilerde kolajen rezervinin daha düşük olmasına bağlı olarak hacim kaybı ve gevşemenin daha belirgin hissedilebildiğini aktaran Dr. Kuş, kilo kaybı zamana yayıldığında cildin kendini yeniden şekillendirme kapasitesinin daha iyi çalışabildiğini belirtiyor.

‘Protein planlaması, direnç egzersizi ve cilt destekleri birlikte düşünülmeli’

İlaç destekli kilo kaybı sürecinde iştahın baskılanmasına bağlı olarak protein ve mikro besin eksikliklerinin görülebileceğini hatırlatan Dr. Sadiye Kuş, cilt kalitesinin korunmasında beslenme planlamasının önemine dikkat çekiyor: “Kolajen sentezi için yeterli protein alımı kritik öneme sahiptir. Bu nedenle bu süreç yalnızca tartıdaki değişim üzerinden değil; kas kaybı, beslenme dengesi, cilt kalitesi ve yüz dokularının korunması açısından da değerlendirilmelidir. Sürecin başında diyetisyen desteğiyle protein planlaması yapılmalı, kas kaybını azaltmak için direnç egzersizleri ihmal edilmemeli ve dermatolojik takip ile cilt ihtiyacına göre desteklenmeli.”

‘Kilo verme süreci sonrası tek seferde yüksek miktarda dolgudan kaçınılmalı’

Kilo kaybına bağlı yüz değişimleri ortaya çıktıktan sonra da etkili çözümler bulunduğunu belirten Dr. Sadiye Kuş, doğru tedavi planının kişinin yaşı, kilo verme hızı, cilt kalitesi ve yüz bölgesindeki ihtiyaca göre belirlenmesi gerektiğini söylüyor. Bu kapsamda biyostimülatörlerin cildi içeriden yapılandırmaya, hyaluronik asit dolguların kaybolan hacmi dengeli biçimde yerine koymaya, radyofrekans ve enerji bazlı cihazların ise cilt gevşekliğini toparlamaya destek olabileceğini ifade ediyor.

Tedavide en sık yapılan hatalardan birinin kilo verme sürecinin tamamen bitmesini bekleyip tek seferde yüksek miktarda dolgu uygulamak olduğunu söyleyen Dr. Kuş, “Doğal görünümün sınırı, kişinin kendi anatomisinin ve mimiklerinin korunduğu noktadır. Başarıyı yalnızca dolgunlukla değil; cildin parlaklığı, dokusu ve kişinin kendisi gibi ama daha zinde görünmesiyle ölçüyoruz. Bu nedenle en doğru yaklaşım, zamana yayılan kademeli restorasyondur” diyor.

“Yüz sağlığı, kilo verme yolculuğunun en başından itibaren korunmalı”

Seniha Kurucusu, Dermatolog Dr. Sadiye Kuş, ilaç destekli kilo kaybı sürecinde cilt ve yüz sağlığının estetik bir detay olarak değil, bütüncül iyi oluşun parçası olarak ele alınması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Bugün kilo kaybı süreçleri çok daha bilinçli ve tıbbi takip altında yönetilebiliyor. Aynı bilinç, cilt sağlığı için de gerekli. Yüzünüzün sağlığını korumayı, kilo verme hedefiniz gerçekleştikten sonraki son durak olarak değil; o yolculuğun en başından itibaren yanınızda taşımanız gereken bir sorumluluk olarak görmek gerekiyor. Erken planlama, doğru beslenme, kas dokusunu koruma ve kişiye özel dermatolojik destekle bu süreç çok daha sağlıklı ve doğal yönetilebilir.”

 
 
 



Bu haber 32 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI