Günlerdir, CHP’nin İstanbul’daki rozet takma töreninde, ‘Kast Ajansı Figüranları’nınkullanılması konusu gündemde..
Elbette çok komiktir, ayıptır, yazıktır da...
Bu, birçok etkinlikte, maalesef kullanılan bir oyun…
Ve ne yazık ki, sadece siyasetin değil, birçok alanda kullanılan bir oyun…
*********
Yıllar öncesiydi, hiç tarzım ve favorim olmamasına rağmen, bir arkadaşıın isteği üzerine; Türkiye’ye ‘Avam Kültürü’nü yerleştiren bir şarkıcının televizyon şovunun seyirci katılımcısıydım…
Şunu da eklememde fayda var bu noktada; eklemesem olmaz…
Bu şarkıcı, bu şovunu tanıtırken; ‘Başlıyoruz; one, two, three, Forooooo’ diyordu; ‘Foro’…
‘Four’ diyemiyor muydu, elbette diyebiliyordu, ama ‘Foro’ dediğinde, avam halk tabakası, oda kendini buluyordu ve öyle dikkat çekiyordu…
Bakınız, ‘Köylü Milletin Efendisidir’, ama ‘Avam, Milletin Yüz Karasıdır’; kimdir avam; köylü de olsa, kentliside olsa, kendini geliştirmeyen, cahilliğinden mutlu, cahilliğiyle huzurlu kesimdir ki, hakikaten yüz karasıdır…
İşte o avam kitle ile beraberdik o akşam…
Şarkıcı sahneye çıkmadan, hasbel kader o programa ‘Yapımcı, yapımcı asistanı, programcı’ olmuş bir tip(!!!), gelip, herkesi uyardı; ‘Ben arkadan pankartlar kaldırıcam, orda ne yazıyorsa, tekarlayın’, me yazıyordu; ‘OOOOO’, ‘Şşşşşşş’, ‘Yaşa, var ol’, ‘Alkııışşş’, ‘Eller Havaya’…
Sıkıysa, bir sıra uymasın; o cibilliyetsiz, o avamı kendisinden aşağı algılayan ve aslında kendisi avamın da avamı olan bu zat-ı felâket; reklam arasında, ‘Bana bakın, alkışlamazsanız, oooo, şşşş demezseniz, bir daha bu programın kapısından geçemezsiniz’, diye azarlıyordu; yani onun için figürandı onlar…
Avam figüranlar!!!
*********
Kadın programları peki?
Para karşılığı orada oturan tipler, geçen ekran yanlışlıkla bir kaydı; bir baktık aynı taktik; arkada avamı uyarma görevlisi tipler, ‘Alkış, yuh, şşşş’; figüran ne yapar, figür yapar…
*********
Maçlara gönüllü gelirsin, takımını desteklersin, küfretmediğin sürece hayran kalırım; hele basket maçları, voleybol maçları…
Hiçbir ucube, pankat kaldırmaz; ne diyeceğini sana dikte ettirmez, seni figüran yerine koymaz; gider tribünde yerini alır, bağırırsın…
Ama, parayla oralardaysan; kuklasın, hâtta o yöneticinin, o rogramcının köpeğisin; emreder, alkışlarsın, emreder, slogan atarsın, emreder, ‘ŞŞŞ’ dersin, alkışlarsın, yırtarsın bir taraflarını…
**********
Sen ancak layık olduğun kimiği yaşarsın; 950 TL’ye gider, rolünü oynarsın; sevgili dostum Boğaç Yüzgül’ün, edebiyat literatürüne de girmiş bir sözü aklımda şu anda; ‘Hayat sana, rolünü iyi oynasın diye açar perdesini’ demişti Boğaç Yüzgül…
*********
Rôl müdellerimiz avam olduğu sürece, ne efendiyiz, ne beyefendi, ne hanımefendi…
