Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
PATAVATSIZLIK DA BİR CEHALET BİÇİMİDİR...
Tarih: 03-07-2026 15:02:00 Güncelleme: 03-07-2026 15:02:00



İnsan konuşarak kendini anlatır. Ama bazen de konuşarak kendini ele verir.


Hayatta öyle insanlar vardır ki... Ağızlarından çıkan kelimelerin nereye gideceğini hiç düşünmezler. 


Bir cümle kurarlar. Karşısındaki insanın kırılıp kırılmayacağı umurlarında değildir. Bir espri yaptıklarını sanırlar. Oysa geride incinmiş bir yürek bırakırlar. Sonra da hiç çekinmeden şu meşhur cümleyi kurarlar: 


"Ben içimden geldiği gibi konuşurum."


Ne güzel...


Peki ya karşınızdaki insanın içine ne bıraktığınızı hiç düşündünüz mü? Patavatsızlık, çoğu zaman dürüstlük zannedilir.Oysa bunlar birbirinden çok farklı şeylerdir.


Dürüst insan, doğruyu söyler. Patavatsız insan ise doğruyu söyleme bahanesiyle kırmayı marifet sanır. İncelik başka bir şeydir. İnsan olmak biraz da kelimeleri seçebilmektir. Çünkü aynı düşünce, iki farklı şekilde söylenebilir. Biri umut verir. Diğeri yara açar.


Üstelik patavatsızlığın en ilginç yanı şudur:


Bunu yapan insanlar çoğu zaman bunun farkında bile değildir. Kendilerini açık sözlü sanırlar. Cesur olduklarını düşünürler. Oysa cesaret, kırıcı olmak değildir. Asıl cesaret, doğruyu nezaketle söyleyebilmektir.


Toplum içinde bunun örneklerini sıkça görüyoruz.


Bir düğünde... Bir cenazede... Bir aile yemeğinde... Hatta hiç tanımadığı bir insanın yanında bile...


Öyle sözler söyleniyor ki... İnsan duyunca "Bunu söylemeye gerçekten gerek var mıydı?" diye düşünüyor. Bazıları başkalarının özel hayatını herkesin içinde konuşuyor. Bazıları fiziksel özellikler üzerinden şaka yaptığını sanıyor. 


Kimisi yaşıyla... Kimisi işiyle... Kimisi ailesiyle ilgili öyle cümleler kuruyor ki... Sonra da gülüp geçiyor. Oysa bazı insanlar gülerken... Karşısındaki sessizce kırılıyor. Çünkü her yara görünmez. Bazı yaralar yalnızca kalpte taşınır.


Eskiler boşuna söylememiş:


"Söz ağızdan çıkana kadar sen ona hâkimsin; çıktıktan sonra o sana hâkim olur."


Bir cümle bazen yıllarca unutulmaz. Bir bakış kadar kısa sürer. Ama bir ömür kadar iz bırakır. İnsan olmak biraz da durabilmektir. Bir an düşünüp sonra konuşabilmektir.


"Bu söz karşımda nasıl karşılık bulur?" diye kendine sorabilmektir. Nezaket, zayıflık değildir. 


Tam tersine...


Kendini kontrol edebilen insanların en güçlü tarafıdır. Çünkü herkes konuşabilir. Ama herkes kelimelerine zarafet katamaz. Belki de bu yüzden toplum olarak bilgi kadar nezakete de ihtiyacımız var. Çünkü kültür yalnızca çok şey bilmek değildir. Kültür, bildiklerini insanı incitmeden anlatabilmektir.


Unutmayalım...


Dil, insanın aynasıdır. Ve bazen bir insanın gerçek eğitimi, kurduğu cümlelerde gizlidir. Çünkü güzel konuşmak, güzel düşünmenin... Güzel düşünmek ise güzel yaşamanın ilk adımıdır.

 

Ve belki de en büyük görgü kuralı şudur:


Her doğru, her yerde ve her şekilde söylenmez.


Nota ve Tınıyla...



Bu yazı 1480 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI