|
Tweet |
Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye), 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde sekizinci kez ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi'nde kapılarını açtı.
Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye), 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde sekizinci kez ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi'nde kapılarını açtı.
Türkiye İş Bankası ana sponsorluğunda ve Kilit Hospitality ana partnerliğinde düzenlenen fuarın ilk gününde, turizmin duayen isimleri çeşitli konuşmalar yaptı...
Bu konuşmalardan birisini de, Gastronomi&Gastronomi Turizmi Uzmanı, Gurme ve Gastronomi Tarihi Araştırmacısı ve Yazarı Boğaç Yüzgül yaptı...
Yüzgül, konuşmasında, gastronomiyi içselleştirememiş turizmcilerin; turizme katkı sağlamalarının imkansız olduğunu dile getirdi...
Boğaç Yüzgül'ün konuşması, özetle şu şekiled gerçekleşti:
''İletişim fakültesinin daha ilk derslerinde, 'İletişim' bilimi için, 'Disiplinlerarası tek bilim dalı' tanımını yapmışlardı. Bense, henüz taş çatlasa beş yıllık bir 'Gastronomi Uzmanı' olarak; gastronomi bilimini de bu kavramla açıklamak istemiş, çok sayıda makalede bu tip bir yaklaşımı benimsediğimi, her fırsatta dile getirmiştim. Evet, kıymetli dostlar; çoğunluğu turizmci olan bu hazirunun karşısında; gastronominin, gerek turizm ekseninde, gerekse ekonomi ve turizm ekonomisi ekseninde, ne denli önemli bir alan olduğunu ir kez daha hatırlatmak istiyorum. Zira, iddialıyım ki; turizmi mükemmel seviyelere taşımak için; gastronominin de çok iyi algılanması gerekiyor. Zira, turizmin içinde; olmazsa olmazlardandır gastronomi. Peki nasıl bir gastronomi yönetimi olmalı turizmin; hemen yanıtlayayım:
'Hem deneyim, hem deneyimleme' gibi bir algoritması var gastronominin. İş hem teorik, hem pratik; hem lezzet açısından bilinecek seviyede olmalı...
Turizmin bel kemiği konaklama sektörünün en büyük hizmet alanlarından biri olan gastronomi; şefinden yiyecek-içecek müdrüne; banket sorumlusundan satın almasına kadar, birçok alanda iyi bir birikim istiyor...
Çoğunuz, itiraf etmelisiniz ki; ucuza kaçmak için, ehil olmayan servis elemanı; ehil olmayan satın almacı hatta yiyecek içecek müdürü istihdam etmekten kaçınmıyorsunuz ve bu orta ve uzun vadede size de turzme de zarar veriyor...
Bakınız; gastronomi; ve özellikle de gastronomi ekonomisi, doğrudan ve veya dolaylı yollardan, bir destinasyona ilişkin sürdürülebilir unsurların gelişmesine katkıda bulunma olasılığı yüksek yegane unsurdur. Tarım ve yiyecek üretimini destekler, özgün olmayan üretimi önler, çekiciliği arttırır, yerel toplumu ve yerel gururu güçlendirir, butik ve yöresel kalkınmayı hizlandırır, yiyecek deneyimine dayalı marka ve kimliği teşekkül eden yegne unsurdur. Gastronomi ekonomisi; yerel turizm kaynaklarının alanını genişleterek ve geliştirerek, destinasyonun özgünlüğüne katma değer sağlayarak, yerel ekonomiyi turizm ve tarım sektörleri açısından güçlendirerek, çevre dostu bir alt yapı sağlayarak, sürdürülebilir turizme de önemli katkı sağlar. Gastronomi ekonomisi turizm, tarım, hayvancılık, deniz ürünleri, ulaşım ve konaklama sektörlerine sağladığı doğrudan katkılarının dışında, kültür sektörüne de önemli bir katkısı sunar. Öyle ki İstanbul’da kültür ekonomisinin yüzde 25’ini kültürden oluşan gastronomi faaliyetlerinin oluşturduğu biliniyor. Bilinmelidir ki; gastronomi ekonomisi kavramını, bu kavramın sürdürülebilir gelişme ve sürdürülebilir ekonomik bir model olarak ilişkilerinin kuramsal boyutlarını belirlemek açısından çok mühim. Şu unutulmasın; konaklama tessi seçeneği oldukça fazladır ama gastronomik seçenekler azdır. Bu nedenle, orta ve uzun değil; artık kısa vadede gastronomik beceri ve seçeneklerini geliştiren turizmcler kazanan taraf olacaklrdır...''
EXPO-NEWS MAGAZİNE / ANTALYA