|
Tweet |
Yazarımız Sinem Elgün Yüzgül; 8 Mart tarihinin bir kutlama değil; anma, anama ve algılama günü olduğnu hatırlattı...
GÜNDEM EKONOMETRE İNTERNET EKONOMİ HABER DERGİSİ 'Kültür-Sanat' ve 'Kitap Tantım' Yazarı Sinem Elgün Yüzgül, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü vesilesiyle bir açıklama yaptı.
8 Mart tarihinin, yıllardır anlamından uzak bir biçimde, kutlama algısı ile kavrandığına dikkat çeken GÜNDEM EKONOMETRE İNTERNET EKONOMİ HABER DERGİSİ 'Kültür-Sanat' ve 'Kitap Tantım' Yazarı Sinem Elgün Yüzgül, ''8 Mart tarihi; yıllar önce, tıpkı bugün dünyanın birçok yerinde olduğu gibi gözüün para hırsı bürümüş kapitalizme karşı mücadele edilirken kaybedilen insanların, kadınların anısının yaşatılma günüdür. Pasta, börek, kısırla kutlanacak bi altın günü değildir'' kaydını yaptırdı...
Her 8 Mart’ta kadınları kutluyoruz. Ancak bir kadın olarak bu kutlamanın derinliğinde yatanları bilirsek daha anlamlı olacağını düşünüyorum.
Acı hikayenin, 149 sene önce yaşanmış acı bi olayın yıldnümü olduğunu da hatırlatan GÜNDEM EKONOMETRE İNTERNET EKONOMİ HABER DERGİSİ 'Kültür-Sanat' ve 'Kitap Tantım' Yazarı Sinem Elgün Yüzgül, şu paylaşımı yaptı:
''8 Mart tarihi, pasta, börek, kısırla kutlanacak bi altın günü mantığından kurtarılmalıdır. Zira acı bir olayın yıldönümüdür, bugün ancak anma, algılama ve anlama günü olarak değerlendirilebilir. 1875’te New York’ta direnen kadınlar vardı. Tarih 8 Mart 1857. New York’ta bulunan bir dokuma fabrikasında çalışan 40 bin işçi, günlük 16 saatlik iş yükünün 10 saate indirilmesi ve ücretlerde artış yapılması talebiyle bir grev başlattı. Örgütleyen kadınlardı ve bu güne dek yapılmış en büyük kadın eylemlerinden biriydi. Dedim ya, direnişlerini anlama, cesaretlerini algılama diye. Neyse, kuşkusuz polis eyleme müdahale etti. Uzun bir hengamenin sonunda, patronların da desteği ile binlerce işçi fabrikaya kilitlendi. O sırada beklenmedik bir an yaşandı ve etrafı alevler sardı. Çıkan yangında kilitli kalan işçilerin 129’u yanarak can verdi, yani yitip gitti. ABD basını tüm bu olaylar yaşanmamış gibi davranmayı tercih etti. Çünkü yandaşlık ve yalakalık, dünyanın her yerinde olduğu gibi, ABD medyasında da vardı, varolmaya da maalesef devam edecekti. Yine de ölen işçilerin cenazesine 100 bini aşkın kişi katıldı. Clara Zetkin, kadın haklarını savunan kadınlar arasında önemli bir isim oldu. 1910’da Kopenhag’da gerçekleştirilen İkinci Enternasyonal’e bağlı Sosyalist Kadınla Konferansı’nda kadın emek mücadelesi tekrar masaya yatırıldı. Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nde bulunan Clara Zetkin, konferans konuşmasında kadınlar için bir mücadele gününün belirlenmesi gerektiğini söyledi. Bu öneri kabul edildi ve her ülkenin kadınlarının her yıl, aynı gün, kendi ülkelerinin işçi sınıfı ile birleşerek bir kadınlar günü düzenlenmesine karar verildi. Bu yıllarda neredeyse hiçbir ülke henüz kadınına seçme ve seçilme hakkı vermemişti. Bu sebepten pek çok ülke, kutlanacak bugün temelinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi için bir mücadele günü olarak düzenlendi. Bugün, dünyanın neresinde olursa olsun kadının hayatta özel bir yeri olduğunu vurguluyordu. Uluslararası anlamda ilk emekçi kadınlar günü, 19 Mart 1911’de düzenlendi. Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de gösterilere katılan on binlerce kadın, sadece seçme ve seçilme hakkının verilmesinin yanında meslek alanında da eğitim görmek, çalışma alanlarında erkeklerle eşit olmak için oradaydı. Bugün, düşünülenin çok üstünde gerçekleşti. Düzenlenen toplantılar dünyanın her yerinde, küçük köylerine varana kadar tıklım tıklım doldu taştı. Erkekler evde çocukları ile ilgilendi, kadınlar haklarının peşine düştü. 8 Mart 1913’te kadınlar günü, Rusya’da da kutlandığında, bu büyük bir gelişmeydi. Çünkü dönemin şartlarında Çarlık Rusya’sında açık gösteri düzenlemek neredeyse imkânsızken, şimdi iki yerel işçi gazetesinde günün anlam ve önemini anlatan yazılar yayımlanıyordu. Hatta bu yazılarda Clara Zetkin’in dayanışma duyguları da yer almıştı. Yüce Önder Gazi Mustafa Kemâl Atatürk, “Dünyada hiçbir kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım diyemez” demişti. Türk kadını, yeri geldiğinde cephede yer alan cefakâr ve vefakâr kadınlardı. Ancak yine de gelişen dünyada bizim de sahip olmamız gereken haklar yok değildi. Türkiye’de Dünya Kadınlar Günü ilk kez 8 Mart 1921’de “Emekçi Kadınlar Günü” olarak anma olarak kutlanmaya başlandı. Yıllar içinde kutlamalar da kabına sığmadı ve 1975’ten itibaren sokaklara taştı. Tabii 12 Eylül 1980 Faşist Askeri Darbesinden sonra tam dört yıl boyunca kutlama yapılmadı. Lâjsı. 1984’ten itibaren her yıl aynı günde çeşitli kadın örgütleri başta olmak üzere “Dünya Kadınlar Günü” hep anıldı. Bugün de halen unutulmuyor. Bugünle ilgili bir etkinlik yaparken; 'Feminist' yaklaşımdan çok, insani ve sevgi odaklı bir yaklaşımı savunuyorum. Zira içinde insan sevgisi olan birisi, zaten kadnı da erkeği de anlayacaktır. 'Yahu, her gün erkeklerin günü, bırakın bir gün de bizim olsun' gibi ucube ve zavallı bir yaklaşım da, zavallığı, ayrımcılığı, ezikliği, pasifliği kabul etmekle eşdeğerlir. Oysa ne her gün erkkelerin günüdür, ne kadınlar başkaca bir yaratık değildir. Her gün hem erkeklerin, hem kadınların günüdür. Zira her gün insanın günüdür...''
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler casino siteleri
gaziantep escort,alanya escort,gaziantep escort
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
beylikdüzü escort ,istanbul escort ,beylikdüzü escort ,ataköy escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,bakırköy escort ,esenyurt escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,beylikdüzü escort
