|
Tweet |
Psikiyatrist ve Yazar Gülseren Budayıcıoğlu, Gece Yarısı Kütüphanesi etkinlikleri kapsamında D&R’da okurlarıyla bir araya geldi. Yeni kitabı “Anlaşılmak Şifadır”ın lansmanında sevenlerinin yoğun ilgisiyle karşılaşan Budayıcıoğlu, insan hikayelerinin iyileştirici gücünü ve modern insanın anlaşılma ihtiyacını samimi bir sohbetle paylaştı.
Kültür, sanat ve eğlencenin adresi D&R, edebiyat dünyasının en güçlü kalemlerini okurlarıyla buluşturmaya devam ediyor. D&R’ın geleneksel Gece Yarısı Kütüphanesi etkinliği kapsamında, kaleme aldığı gerçek hayat hikayeleri ve üstlendiği projelerle Türkiye’de geniş bir hayran kitlesine sahip olan yazar ve psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlu ağırlandı. Lansmanda, sevenleriyle tek tek ilgilenen yazar, katılımcıların sorularını da içtenlikle yanıtladı.
“Geçmiş peşimizi bırakmaz, kader motifi hayatımızı şekillendirir”
Sohbet sırasında insan hayatındaki kırılma noktalarına ve geçmişin bağlarına vurgu yapan Gülseren Budayıcıoğlu, kader motifinin önemini şu sözlerle anlattı: "Biz geçmişi bıraksak bile geçmiş bizim peşimizi bırakmıyor; kader motifi peşimizi bırakmıyor. Doğduğumuz gün başlayan bu yolculuk, biz ölene kadar devam eder. Özellikle ilk beş yaş, hayatımız boyunca yaşayacağımız mutlu ya da mutsuz anların, başarıların, korkuların ve ne kadar fedakar bir insan olacağımızın sınırlarını çizer. Kader motifinizi dikkatli örmeli ve 'Kendime nasıl bir hayat yaşatıyorum?' sorusunu sormalısınız."
“Bu dizi Türkiye’de büyük bir farkındalık oluşturdu”
Kitaplarının toplum üzerindeki dönüştürücü etkisinden bahseden Budayıcıoğlu, televizyona da uyarlanan ve büyük yankı uyandıran eseri "Kral Kaybederse"ye ayrı bir parantez açtı. Kitabın yayınlanmasıyla Türkiye'de gizli bir devrim yaşandığını belirten yazar, şu ifadeleri kullandı: "Bu narsist erkeklerle onlara aşık olan, onlardan bir türlü kopamayan o kadar çok kadın varmış ki ben bu kadar olduğunu bilmiyordum. Bu kitaptan sonra hem erkekler hem kadınlar ilişkilerinde kendilerini daha iyi anladılar. Kimi acı veren ilişkiler bu kitaptan sonra bitti, bir kısmı ise evlilikle sonuçlanarak daha düzgün bir zemine oturdu. İnsanlar bana hep 'Hocam siz Türkiye'de konuşulmayanları konuşturdunuz' diyorlar; iyi ki de konuşmuşuz, artık kendimizle ilgili her şeyi konuşalım."
“En çok kadınlarımız kendilerini eziyor ve yoruyor”
Hayatı boyunca binlerce kadını dinlediğini ve kendi yaşamından da yola çıkarak kadınların omuzlarındaki büyük sorumluluklara değinen ünlü psikiyatrist, aşırı fedakarlığın sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekti: "Bizim kadınımız kendini çok eziyor, çok yoruyor. Herkesin yardımına koşan, hayır diyemeyen, eşi, çocuğu, annesi babası derken sıra kendine hiç gelmeyen kadınlarda ölümcül ve tıbbın nedenini çözemediği bağışıklık sistemi hastalıkları çok daha kolay oluşuyor. Fedakarlığı yine yapalım ama dozunda tutalım. Unutmayalım ki bir kadın ne kadar mutluysa, erkek de çocuklar da o kadar mutludur. Gelecek nesillerin, çocukların kaderi de annelerinin kaderine göre yazılır."
“Günümüz insanının anlaşılmaya çok ihtiyacı var”
Kitaplarında teorik bilgiler yerine gerçek insan hikayelerine yer vermesinin nedenini "hikayelerin büyülü gücü" olarak tanımlayan Budayıcıoğlu, "Eğer teorik, tıbbi bilgiler aktarsaydım bunları içselleştiremezdiniz. Oysa hikayeler zihnimizde çok kolay yer eder ve empati kurmayı kolaylaştırır. 'Anlaşılmak Şifadır' kitabımı okurken de okurlarımızın kendilerini o hikayelerin içinde görmelerini, hayatı ve kendilerini anlamlandırmalarını istiyorum. Çünkü günümüz insanının anlaşılmaya çok ihtiyacı var" diyerek konuşmasını sonlandırdı.