beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort şirinevler escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort seks hikayesi
Bugun...



HEDEF ÇOK BÜYÜK VE ASLA HAYAL ÜRÜNÜ DE DEĞİL

Türk Savunma Sanayisinin yükseliş hikayesi: “Çelik Kubbe”!

facebook-paylas
Tarih: 29-08-2025 14:53

HEDEF ÇOK BÜYÜK VE ASLA HAYAL ÜRÜNÜ  DE DEĞİL

 

Türk Savunma Sanayisinin yükseliş hikayesi: “Çelik Kubbe”!

 

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, savunma sanayisindeki başarının, öngörülü bir devlet politikası, arkasında yatan milli duruş, Türk milletinin desteği ve şirketlerle birlikte elde edildiğini belirtti.

 

Türk Savunma Sanayisinin yükseliş hikayesi: “Çelik Kubbe”!

 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nda "Köklerden Ufuklara Türk Savunma Sanayisinin Yükseliş Hikayesi Paneli" düzenlendi.

 

Akyol, burada yaptığı konuşmada, ASELSAN'ın 50. yaşını kutladıklarını ve Türkiye sanayisinin 50 yıllık serüvenini özetleyen ve gelecek 50 yıla nasıl baktıklarını gösteren bir tören gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

 

Çelik Kubbe kapsamındaki bazı unsurları envantere teslim ettiklerine dikkati çeken Akyol, 50 yıl önce 4 kişiyle bir apartman dairesinde kurulan ASELSAN'ın, şimdi haberleşmeden radara, elektro-optikten komuta kontrolüne, navigasyon sistemlerinden dost-düşman tanıma sistemlerine kadar kritik teknolojiyi ülkeye kazandığını anlattı.

 

Akyol, hava savunma sistemini yaparak, "sistemler sistemi" bir ürünü ortaya koyduklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Kıbrıs Harbi bizim için dönüm noktası. Dışarıdan aldığımız silahlarla milli menfaatlerimizi korumak adına yapacağımız bir operasyonda nasıl kısıtlamalarla karşılaştığımız, herkes tarafından malumdur. Biz onu Türk milleti olarak 'kurt kışı geçirirmiş ama ayazı unutmazmış' diye hafızamıza aldık. O gün bugündür 50 yıldır yine uluslararası işbirliklerine açığız, yine o ittifakların bir parçasıyız. Bu serüven, lisans altında üretimle başladı, sonra özgün alt sistemleri üretmekle devam etti, kendi platformlarımızı üretecek seviyeye geldik. Türkiye, Çelik Kubbe sistemiyle NATO'nun Hava Savunma Sistemleri Mimarisini Belirleme Yarışması'nda 5 ülkeden biri seçildi. Biz de ASELSAN olarak Türkiye'yi temsilen bu firmalardan biri olduk. Dolayısıyla bu bizim bu alandaki yetkinliğimizi kanıtladı. Bugün Türkiye, artık platform üretebilecek ve ihraç edebilecek seviyeye geldi."

 

"TRENDİ BELİRLEYEN ÜLKE HALİNE GELDİK"

Akyol, ASELSAN'ın bugün 6 tesisi bulunduğunu ve ilk tesisin Ankara Yenimahalle'de kurulduğunu aktararak, bunun temeli için gereken tutarın, Sakarya ilinin meydanında vatandaşlar tarafından toplandığını anlattı.

 

İlk ürünleri olan haberleşme sistemlerini üretirken ihtiyaç duyulan kaynağın da o dönemin meşhur sanatçılarının konserlerinde toplandığını anımsatan Akyol, şu ifadeleri kullandı:

 

 

Türkiye'nin SİHA akıllı mühimmatları konusunda bir numarada olduğunu belirten İkinci, "SİHA'larımız, lazer güdümlü akıllı mühimmatlardan süpersonik ve seyir füzelerine kadar birçok füze ailesini içeren çok ağır taarruz etkilerine sahip füzeleri ateşleyebilen bir silah ve mühimmat çeşitliliğine sahip. Bu çeşitlilikte bir ürün sunabilen dünyada başka bir örnek yok. Silahlı kuvvetlerimiz şu anda bizim kendi tanksavarlarımızla hem terör operasyonlarında hem de cephede başarıyla organize olup savaş kazanacak noktaya ulaştı. Bunun aslında iki unsuru var. Biri teknoloji, diğeri bunların sahada kullanım başarısı." diye konuştu.

 

İkinci, Türkiye'nin, hem Türk Silahlı Kuvvetleri hem de endüstrisiyle kendi geliştirdiği silahlarıyla zafer kazanan ve birçok farklı silah sisteminde üstünlük sağlayan bir noktaya ulaştığını ifade etti.

 

Türkiye'nin, sadece silah satma odaklı bir savunma sanayi endüstrisine sahip olmadığının altını çizen İkinci, şunları kaydetti:

 

"Türkiye, bu kabiliyetini dost ve müttefik ülkelere açıyor. Bu hem ortak üretim, hem ortak program geliştirme. Bu, bizimle beraber ortak hareket eden ülkelere, bu silah sistemini kullanma avantajları sunuyor. Ülke, sadece bir silah sistemi almıyor, silahlı kuvvetlerine bir kabiliyet, yeni bir yetenek eklemiş oluyor. Türkiye'nin de bundan sonraki stratejisi, sadece savunma sanayinde ürün ihraç eden, ürün satan bir ülkeden ziyade kabiliyet ihraç eden, beraber ortak hareket edebileceği ülkelerle ortak programlar geliştiren ülke olmak. ROKETSAN da bu stratejinin en önemli paydaşlarından biri. Türk savunma sanayisi, gelecek teknolojilere, hipersonik teknolojilere, uzay teknolojilerine, deniz altı füze sistemlerine, gelişmiş malzemelere, radar sistemlerine kadar birçok alanda ciddi AR-GE çalışması ve yatırım yapmaya devam ediyor. Şu andaki genç mühendislik gücümüzle beraber, dünyada bizden çok daha önce savunma sanayine yatırım yapmış ülkelerin geldiği noktayı çok hızlı geçeceğimizi düşünüyorum




Bu haber 267 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI