GURME BOĞAÇ YÜZGÜL: O KADAR ÇOK YANLIŞI DOĞRU KABUL ETMİŞİZ Kİ
Gastronomi&Gastronomi Turizmi Uzmanı Gurme ve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül, mutfakta yapılan bazı hataları paylaştı…
Tarih: 05-08-2025 14:29
Türk ve Dünya Mutfağı üzerine yaptığı çok sayıda gönüllü çalışma ile başta gastronomi sektörü olmak üzere birçok kesim tarafından büyük takdir toplayan ve aynı zamanda Dünya Şarap Lezzetçileri Birliği Üyesi konumunda da bulunan Uluslararası Mutfak Sanatçıları ve Gurmeler Birliği Türkiye Masası Yönetim Kurulu Onursal Üyesi, Dünya Yöresel Lezzetleri Tanıtma Platformu Başkanvekili, TURİZMAGAZİNİST Araştırmacılar ve Yazarlar Platformu Mütevelli Heyet Üyesi ve Türkiye Görsel Sanatlar ve Edebi Eserler Eleştirmenleri Konsorsiyumu Genel Sekreteri Gastronomi&Gastronomi Turizmi Uzmanı Gurme ve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül, mutfakta yapılan bazı hataları paylaştı…
Türk ve Dünya Mutfağı üzerine yaptığı çok sayıda gönüllü çalışma ile başta gastronomi sektörü olmak üzere birçok kesim tarafından büyük takdir toplayan ve aynı zamanda Dünya Şarap Lezzetçileri Birliği Üyesi konumunda da bulunan Uluslararası Mutfak Sanatçıları ve Gurmeler Birliği Türkiye Masası Yönetim Kurulu Onursal Üyesi, Dünya Yöresel Lezzetleri Tanıtma Platformu Başkanvekili, TURİZMAGAZİNİST Araştırmacılar ve Yazarlar Platformu Mütevelli Heyet Üyesi ve Türkiye Görsel Sanatlar ve Edebi Eserler Eleştirmenleri Konsorsiyumu Genel Sekreteri Gastronomi&Gastronomi Turizmi Uzmanı Gurme ve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül, mutfakta yapılan bazı hataları paylaştı…

Makarna pişirirken dahi, büyük lezzet kaybı yaşandığını hatırlatan Gastronomi&Gastronomi Turizmi Uzmanı Gurme ve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül, makalesined şu satırlara yer verdi:
‘Yemek yemek, artık birçoğumuz için, ibadet gibi, kutsal bir devinim halini aldı. Yemek için yaşayan bir canlıya evrildiğimiz bu dönemde, alıştığımızın aksine; farklı tatlara yönelmek günden güne popüler bir davranış biçimimiz halini alıyor. Durum böyle olunca mutfakta geçirilen zaman ve tariflere olan ilgi de epey arttı. Çabuk yemeklerin piştiği bekar ya da öğrenci evlerinden maharetli ellerden çıkma, hünerli hanımların anne eli değmiş tariflerine kadar mutfağa girip çıkan birçok kişinin aslında doğru olduğunu zannederek sıklıkla düştüğü hatalar var.
Haydi sizler için birkaç anektot aktarayım…
Makarna ile ilgili o kadar çok yanlışımız var ki, bu nedenle makarna bazlı bir sunum hazırladım sizlere:
Haşlama suyuna yağ eklemek, makarnaların birbirine yapışmasını engelleyen bir yöntem olarak bilinir. Ancak, şöyle de bir ayrıntı var ki eklediğiniz yağ, makarna tanelerinin etrafında bir katman oluşturarak ekleyeceğiniz sosun makarna üzerinden kayıp gitmesine neden olacaktır. Sosla bütünleşmiş bir makarna istiyorsanız haşlarken yağ eklemeyin, makarnalarınız pişerken nazikçe her üç dakikada bir düzenli olarak karıştırın. Böylelikle yapışma da olmayacaktır.
Aslında hazırlayabileceğiniz en pratik yemeklerden biri makarna. Haşla, sos ekle ve servis et. Ama kolay bir tarifin bile fark yaratan ipuçları mutlaka vardır: Makarnaların suyu kaynadıktan sonra tuz atılması en doğru yöntemdir. Yani tuzu, makarnalar haşlanmaya başladıktan sonra eklemelisiniz. 5 litre suya 1 yemek kaşığı tuz olacak şekilde en doğru oranı yakalayabilirsiniz. Kullandığınız tuzun deniz tuzu olması da önemli bir ayrıntı.
Makarna pişirmek için iki yöntem vardır: süzme ve demleme yöntemleri. Süzme yöntemi hepimizin sıkça uyguladığı en bilindik uygulama. Haşlanmış makarnaların suyunun süzülmesi yalnızca makarna salatası yaparken tercih edilmesi gereken bir seçenek. Makarnaların suyunu süzdükten sonra ‘ılık’ bir suyun altına tutabilirsiniz. Ancak bu yöntem makarna salatası dışında önerilmiyor.
Diğer uygulama yani demleme yönteminde makarnalar, suyunu çekene dek pişirilir. Makarnanın tüm lezzeti kendi bünyesinde hapsolur. Eğer makarna salatası değil de yemeğini yapacaksanız, haşladıktan sonra suyunu süzüp yıkamanız tüm vitaminlerini ve besin değerlerini yok edecektir.
İşin özü, makarnanıza yeteri kadar su ekleyip suyunu çekene dek haşlamanız, makarnanın lezzeti açısından size fayda sağlayacaktır. Ama diyelim ki suyu fazla eklediniz, makarnalarınız da haşlandığı halde tüm suyu çekmedi. Böyle bir durumda haşlama suyunu bir kaba aktarın ve sos için kullanın.
Pek çok kişi mantarları yıkamanın, mantarların besin değerlerini azalttığını düşünür. Bunun için de fırça ve bezle mantarları iyice temizler. Fakat zaten mantarın %90’ı sudur. Yani mantarları suyla yıkamak onlara zarar vermez.
Pişirme hatalarıın da aktarayım mı?
Fırınları her yemek için önceden ısıtmak yanlış bir uygulama olduğu gibi enerji kaybına da yol açan bir yöntem. Peki, ne yapmak lazım?
Mayalı tarifler, kabartma tozu ya da karbonat kullanılan kek, kurabiye, poğaça ya da börek pişirileceği zaman fırını önceden ısıtmak daha kabarmış ve lezzetli tarifler için gerekli bir yöntem. Ancak mayalanma ve kabarma gerektirmeyen yemekler için fırını önceden ısıtmanız gerekmiyor.
Peki ya et sote yaparken…
Hele de kıyma kavururken…
Yemek hazırlarken kıyma ve soğan en çok kullanılan iki temel malzeme. Ancak lezzetli bir yemek için sırasını doğru belirlemek gerekiyor. Tencereye önce kıyma mı eklenir yoksa soğan mı? Tencereye önce kıymalarınızı ekleyin ve suyunu çekene kadar pişirin, daha sonra soğanları ekleyin.
Şayet; kıyma suyunu çekmeden soğanları eklerseniz, soğanları bu suda haşlamış olursunuz.
Suyunu çeken ete eklenen soğanlar haşlanmayacak yani kavrulacaktır.
Yine, mikrodalga kullanmamanız gerektiği gibi, buzlu etleri çabuk olsun diye kaynar suda çözdürme hatası var…
Derin dondurucular, hızlı yaşam telaşına pratik çözümler sunuyor. Besinleri uzun süre saklamayı ve gerektiğinde çabucak kullanmayı mümkün kılıyor. Etler de buzlukta ya da derin dondurucuda uzun süre muhafaza edilebiliyor. Yemekte kullanılacağı zaman çıkarılan etlerin buzunu sıcak suda gidermek et üzerinde bakteri üremesine neden olur. Bu da sağlığınızı etkiler. Buzluktan çıkardığınız etleri buzdolabında bir süre bekletin ve buzu çözülünce kullanın.
Bir not da kilo alma problemi olduğuan inananlarla ilgili gelsin…
Kabuklu kuru yemişler yağ içerir. Ancak bu yağlar sağlık için yararlı doymamış yağ asitleridir. E vitamini ve selenyum açısından da oldukça zengin olan kuru yemişler kontrollü tüketildiği sürece kilo aldırmaz, aksine insan sağığına olumlu yönde etki eder. Günlük bir avuç kuru yemiş tüketimi o gün için besin gereksinimlerinin bir kısmını karşılar. Ara öğünlerde, sağlıksız atıştırmalıklar ya da ağır yiyecekler yerine kuru yemiş tüketmek en faydalı seçim olacaktır.
Son ve çok mühim bir not daha…
Aklınıza gelen her yemeği tuzsuz pişirin, isteyen olursa sonradan eklesin…
Bu lezzet kaybını da önleyecektir, gereksiz sulanmayı engelleyecektir…
Ve ne pişirirseniz pişirin; mutlaka yarım çay kaşığı tarçın atın. Bu o yemeğin şeker katsayısını minimize edecektir…’
Bu haber 527 defa okunmuştur.
Etiketler :
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER TURİZM Haberleri