CANSU YILDIRAN VARGİT ÇİÇEKLERİ İLE ÜÇ AY SÜRESİNCE HARA ART GALLERY’DE
Cansu Yıldıran’ın, “Vargit Çiçekleri” adlı sergisi, İstanbul’un gözde sanat mekânlarından HARA ART GALLERY’de sanatseverlerle buluştu.
Güncelleme: 08-09-2024 00:17:07 Tarih: 07-09-2024 22:56
Cansu Yıldıran’ın, “Vargit Çiçekleri” adlı sergisi, İstanbul’un gözde sanat mekânlarından HARA ART GALLERY’de sanatseverlerle buluştu.
Cansu Yıldıran’ın, “Vargit Çiçekleri” adlı sergisi, İstanbul’un gözde sanat mekânlarından HARA ART GALLERY’de sanatseverlerle buluştu. Serginin açılışına sanatçı Serra Yılmaz, Türkiye Görsel Sanatlar ve Edebi Eserler Konsorsiyumu Yönetim Kurulu Üyeleri Boğaç Yüzgül ile İnes Kiremetçi’nin de aralarında yer aldığı çok sayıda sanatsever katıldı.
Cansu Yıldıran, “Vargit Çiçekleri” sergisinde 2015’te başladığı Mülksüzler serisinin farklı dönemlerinde çektiği iki yüze yakın fotoğrafı kullanıyor.
Küratörlüğünü Onur Hamilton Karaoğlu ve Serkan Kaptan’ın üstlendiği sergi, sanatçı Karadeniz’in yaylaları, köyleri ve zorlu coğrafyasındaki kadınları ve doğayı merkeze alarak kimlik, aidiyet gibi kavramların olmadığı bir dünyada, bu öznelerin bir araya gelerek kurguladığı hayatta kalma biçimlerini araştırıyor. Aynı zamanda, “ev” fikri, ilişkiler, anılar ve psikolojik perspektifler yoluyla mekânda fiziksel bir boyuta dönüşüyor.
Haravan Misafir Sanatçı Programı’nın ilk katılımcısı olan Yıldıran, üç ay boyunca Hara’da kalarak bu sergi kapsamında mekâna özgü pek çok fotoğraf-heykel yerleştirmesi üretti. Hara’nın farklı katlarında fotoğraflar şekil değiştiriyor ve yeni formlar kazanıyor, böylece mekânda fotoğraf yoluyla alternatif bir anlatı ortaya çıkıyor. Sergi, geçmişi, kurmaca ve gerçekliğin kesiştiği bir bakış açısı ile yeniden düşünmeye davet ediyor.
“Bu fotoğraflar ailesinin dikili bir ağacının dahi bulunmadığı Kuşmer’de çektiği fotoğraflar, kadınların, hayvanların ve coğrafyanın ataerki ve özel mülkiyet kurumuna sırtını yaslayan mülksüzleştirme güçleriyle nasıl başa çıktığını anlatır. Yıldıran’ın gözü yaylayı huzursuz bir peyzaja; burada yaşayan insan ve insandan ibaret olmayan varlıkları da grotesk bedenlere çevirir. Kapkaranlık gecenin içerisinde patlayan flaşla bir an parlayan çehreler ve engebeli manzara içerisinde eğilip bükülerek biçimsizleşen bedenler Yıldıran’ın kişisel konar-göçer tarihine bakışımızı yönlendirir.”
Begüm Fırat Özden ve Ayça Yüksel’in sergi ile ilgili izdüşümleri de şu şekilde:
“Mülksüzler serisi için yıllar süren çaba ve fotoğrafların geçtiği dünya ile ilgili söz söyleme tutkusu, Yıldıran’ın pratiği hakkında pek çok ipucu da veriyor. Yıldıran, fotoğrafı bir kimlik talebine dönüştürüyor. Bu talebi yerine getirmek ise, başka türlü bakmak ve anlamak mümkün. Gündelik hayatın içinde görmek zorunda kaldığımız şey değil hakiki olan. Hakikat, fotoğrafın işaretlediği anda asılı kalan tanımadığımız, yabancı bir ışık, neden veya varoluş. Bu yüzden, Yıldıran’ın gördüğü dünyaya baktığımızda, kendine yer edinmek için uğraşan özneler ile karşılaşıyoruz. Kimliğini, kökeni arayan azınlıklar; evini, ailesini bulmaya çalışan kuirler; hakları uğruna mücadele eden insanlar, onlar için özenle düşünülmüş güvenli alanlarını kuruyorlar fotoğraf dilinde.”
Türkiye Görsel Sanatlar ve Edebi Eserler Konsorsiyumu Yönetim Kurulu Üyesi Boğaç Yüzgül ise, sergiye dair şu notu paylaştı:
“Vargit Çiçekleri; doğanın kendisidir, her çiçek gibi çiçektir neticede; doğa gibi anlaşılmak isterler aslında, bu yüzden alelade toprakta biten güzellikler değildir çiçekler ve içten içe derler ki; ‘Eger beni gerçekten göremiyorsan, kokumu, rengimi, huzur vericiliğimi bilmiyorsan, beni hiç bilmediysen, kıymetimi bilmediysen, doğanın değerini kıymetini bilmiyorsan, havanın, suyun, nefesin, ömrün, insanların değerini bilmiyorsan, ya kendinin değeri, onu da bilmiyorsan; var git yoluna, ne gör beni, ne görmüş gibi yap, ne gösterme bana gül değil diken olan cemalini. Cansu Yıldıran, doğanın, hayatın, insanın her bir ayrıntısını görmüş olacak ki; onları karelerde ölümsüzleştirmiş; içselleştirerek izlerseniz her karesini, her fırça darbesini; anlaşılması hoş bir sergi…’’
Öte yandan, sergide konuklara sunulan ikramların da özenle seçildiği gözlendi. Açılış kokteyline katılanlar; Doğu Karadeniz Bölgesi’ne has, ‘Mısır Ekmeği’, ‘Taze Fasulye Turşusu Kavurması’ ve ‘Kara Lahana Dolması’ ile ağırlandı.
BALKAN SANAT HABER AJANSI
Kaynak: BALKAN SANAT HABER AJANSI
Editör: BALKAN SANAT HABER AJANSI
Bu haber 943 defa okunmuştur.
Etiketler :
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÜLTÜR-SANAT Haberleri