|
Tweet |
Gastronomi&Gastronomi Turizmi Uzmanı, Gurmeve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül; GÜNDEM EKONOMETRE’deki köşesinde; yeni yılın ilk makalesi olarak Cihan Ünal ile ilgili anılarını kaleme aldı...
2026 yılının ik saatlerine evde televizyon karşısında gererken, kanal olarak TV8'i tercih edenler, Türk tiyatro ve siname dünyasının eşsiz snatçısı Cihan Ünal'ın muhteşem performanks göserdiği 'New Yok New York' şarkısı iel adeta büyülendiler. Şarkının ardından yapılan sohbet ise daha bir başka büyüleyiciydi...
Türk ve Dünya Mutfağı üzerine yaptığı çok sayıda gönüllü çalışma ile başta gastronomi sektörü olmak üzere birçok kesim tarafından büyük takdir toplayan ve aynı zamanda Dünya Şarap Lezzetçileri Birliği Üyesi konumunda da bulunan Uluslararası Mutfak Sanatçıları ve Gurmeler Birliği Türkiye Masası Yönetim Kurulu Onursal Üyesi, Dünya Yöresel Lezzetleri Tanıtma Platformu Başkanvekili, TURİZMAGAZİNİST Araştırmacılar ve Yazarlar Platformu Mütevelli Heyet Üyesi ve Türkiye Görsel Sanatlar ve Edebi Eserler Eleştirmenleri Konsorsiyumu Genel Sekreteri Gastronomi&Gastronomi Turizmi Uzmanı, Gurmeve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül de; GÜNDEM EKONOMETRE’deki köşesinde; yeni yılın ilk makalesi olarak Cihan Ünal ile ilgili anılarını kaleme aldı...

Makalesinde Cihan Ünal ile ilk karşılaşmasını aktaran Gastronomi&Gastronomi Turizmi Uzmanı, Gurmeve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül; Cihan Ünal'ın mütevizi kimliğine ısrarla vurgu yaptı...
İşte o makale:
CİHAN ÜNAL
TRT’nin, BBC ile birlikte, mesleki açıdan olsun, sanatçı yetiştirmek açısından olsun; adeta bir okul niteliği de taşıyan dünyadaki iki resmi yayın kuruluşu olduğu yıllardı…
‘Dördüncü Murat’ adlı tarihi bir dizi yayınlanmıştı 1981 yılında…
Başrollerde, usta isimler Ayten Gökçer, Cüneyt Gökçer ve onlarla beraber ustalaşmaya aday 35 yaşında genç ve yetenekli ir sanatçı daha…
O genç yetenek ki, aslında 14 yıldır devlet tiyatrolarında birçok ünül eserde rol almıştı lâkin, ekran tanınırlığı o dizi ile oldu daha çok…
Müthş bi diksiyon, bass-bariton bir ses tonu, mimikler ve jestler, rol kabiliyeti…
Cihan Ünal’dı o isim…
O dizide IV. Murat’ı canlandırıyordu…
Yedi yıl sonra ise, Tarık Buğra’nın eserinden uyarlanan ‘Kuruluş ‘Osmancık’’ adlı diiz ile Osman Gazi olarak çıkacaktı karşımıza Cian Ünal…
***************************
Mâlum kıymetli halkımız o zaman da, şimdikine benzer bir şekilde çok sanatla haşır neişr olmayan, magazin boyutu ile ilgilenen bir halktı…
Cihan ünal’ı asıl tanımaları, Türk Sineması’nın ‘Sultan’ı Türkan Şoray ile evelnmesi ile olacaktı maalesef…
Maalesef dye yazdım ziro o güne kadar 500’den fazla oyunda rol almış, muhteşem bir sanatçı ilk bu şekilde tanınmamalıydı…
******************
‘Kuruluş ‘Osmancık’’ dizisinin de üstünden yaklaşık 10 yıl geçti…
Yıl 1998, Hergün Gazetesi’nde, Başbakanlık ve TBMM Muhabirilği yapıyorum; her zaman her fırsatta yazmaktan hiç yüksünmem; hele şimdiki kötü örneklerine baktığımızda oldukça iyi bir gazeteci olduğumu söylemekten de geri duramam, bu konuda hiç mütevazi olamam ama bana bu mesleğin tüm kıvrak noktalarını öğreten bir isim vardır o da şu anda beraber yazı yazdığımız, o zaman da müdürüm olan, halen de müdürüm olan; Macit Soydan’dır; bir not inanın sadece Macit Soydan’dan edinidğim tecrübenin ayrıtlara bile geniş kapsamlı bir yazı dizisi, hâtta kitap olur…
Neyse, Macit beni çağırdı; elinde bir faks, faksta kısaca; ‘Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda, yeni nesil sanatçı yetirtirme eğitim seminerlerinin tanıtım toplantısı olacağı’ ile ilgili bir bilgi vardı; bu seminerler, altı hafta süreekti, Cihan Ünal da faksa göre baş eğitmenlerden biriydi…
Bana toplantıya gitmemi, ama özellikle Cihan Ünal ile özel görüşmemiz i n bir randevu talep etmemi söyledi…
Toplantı günü, malûm Ankara, bir siyasi gelişmeğe takip etmemizden ötürü o toplantıya gidemedik ama, iki gün sonra, bi Perşembe günüydü; çıktık Macit’le ve Beşevler’deki konservatuar binasına gittik, öğle tatiline de denk getirdik; Cihan Ünal dersten çıkar çıkmaz, kapıda yakaladık; talebimizi ilettik; ‘Genelde magazin soruları sorarlar, ama madem sanat kaygılı bir haber istiyorsunuz, seve seve’ dedi, öğlen yemek yiyecekmiş, hiç unutmam Gazi Tıp Fakültesi’nin çaprazında bir orta kalite lokantaya oturduk ve bir buçuk sati aşkın hem öğle yemeği yedik, hem de sanat sohbeti yaptık…
‘İşim var’ diyebilirdi, ‘Yemek saati’ diyebilirdi, ‘Rnadevu alın’ diyebilirdi; ‘Soruları fakslayın, uygun olduğumda yanıtlar size ulaştırırım’ da diyebilirdi; ama hayır, o mütevizi kişiliği ile, hâtta eğitim seminerine 18 dakika da geç kalma pahasına bizimle sohbet etti; gazeteye döner dönmez de Macit; ‘Sen röportajı yaz, ben etidoryalını yaparım’ dedi ve Cumartesi-Pazar, iki gün tefrika haber olarak yayınlandı gazetenin en arka saygasında, tüm manşet ve göbeği kaplayarak…
***************************
Yine yıllar geçti, 2008 yılı, yer Kuruçeşme Divan Etkinlik Alanı…
Bir ödü töreni vesilesiyle oradayız, iki arkadaşımla bir kokteyl masasında içeceklerimzi yudumluyoruz; bir anda yanımıza sakallı ve orta yaşlı yakışıklı bir adam geldi; ‘Merhaba, beni haırladınız mı?’, ‘Pardan!’ dememle o kişinin Cihan Ünal olduğunu anlamam arasında 30 salise ancak geçti; ‘Siz bein haırladıysanız, bu asıl bana mutluluktur’ dedim, ‘Yok yok unutmam, sizinle bir röportaj yapmıştık ve son dakika haberi iki gibi iki-üç gün yayınlamıştınız Ankara’da’ dedi, o kadar snatçı arkadaşını bırakıp, masamızda o da iki kadeh bir şeyler içti…
‘Halâ çok fit görünüyor muyum Boğaç Bey’ diye di ısrarla soruyordu; biz ise arkadaşarla gerçek bir sanatçı ile sanat sohbeti edebilmenin haklı gururunu yaşıyorduk…
***************************
Yine 17 Eylül 2010…
Cihan Ünal’ın kızının düğünü vardı Suada’da…
Basına çok açı değildi ama, az sayıtda magazinle çok işi olmayan gazeteciyi çağırmıştı benim de aralarında bulunduğum…
Düğün kokteylinen yrım saat önce Suada’daydım; salonu tek tek denetlerken, karşılaştık, bu kez ismimle, ‘Boğaç hoş geldin, bir şeyler içtin mi, keyfine bak’ diye karşıladı beni; ara ara da basın masasına gelip, sohet etti benimle…
***************************
Sonra da ara sıra külütr-sanat kokteyllerinde karşılaştık sürekli olarak…
***************************
En son 31 Aralık 2025 gecesi TV8’de Frank Sinatra’nın unutulmaz eseri ‘New York New York’u seslendirirken izlerken aklıma geldi o muhteşem insan, o mütevazi insan, o bizim yegane sanat gururumuz Cihan Ünal…
Yeni yıla da sanat dolu bir ansanla başlamak istedim…
Bu arada bir not, kültür-sanatla ilgilenen insanların psikayatrik tahlillerle kanıtlanmış bir egosu, bir böbürlenmesi, öel bir psikozu vardır…
İstese bu kimlikte olmayı sonuna kadar hak eden Cihan Ünal aksine, hiçbir zaman bu sanatçı kisvesinde bi kişi olmamıştır…
Cihan ünal, mütevizi, insancıl, kucaklayıcı yapısı ile, nadir adam gibi adam sanatçılardan birisidir…
Emin olun benim gibi yeni yıla Cihan Ünal'ın pozitif kşiliği ile girenlerin; 2026 onlar için gerçekten poztif geçeektir...
Hep birilkte sanat tadında mutlu yıllar…
https://gundemekonometre.com/yazarlar/bogac-yuzgul/cihan-unal/1201/
#Cihan Ünal #CihanÜnal #Hacettepe #Konservatuar #Beşvler #Macit Soydan #MacitSoydan #röportaj #Divan Kuruçeşme #DivanKuruçeşme #Suada
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler casino siteleri
gaziantep escort,alanya escort,gaziantep escort
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
beylikdüzü escort ,istanbul escort ,beylikdüzü escort ,ataköy escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,bakırköy escort ,esenyurt escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,beylikdüzü escort
