Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
TAK... TAK... TAK... DAKTİLO'NUN SESİ...
Tarih: 15-06-2026 17:30:00 Güncelleme: 15-06-2026 17:51:00



Bir zamanlar yazının da bir sesi vardı.


Bugün bilgisayar klavyelerinde sessizce dolaşan parmaklar, yıllar önce başka bir müzik çıkarırdı.


Tak... Tak... Tak... Tak...


Bir daktilonun tuş sesleri...


Şimdiki gençler için sıradan bir eşya gibi görünebilir. Ama bir dönemin gazetecileri, yazarları, memurları ve öğrencileri için daktilo sadece bir makine değildi.


Adeta yol arkadaşıydı.


Yazmak sabır işiydi o zamanlar. Bir cümleyi kurmadan önce iki kez düşünürdünüz. Çünkü hata yapmak kolaydı ama düzeltmek zordu. Yanlış bir harf bazen bütün sayfayı yeniden yazdırabilirdi.


Kâğıdı çıkar... Yenisini tak... Baştan başla... Bugün bir tuşa basıp siliverdiğimiz yanlışlar, o günlerde ciddi bir emek demekti.


Gazetecilerin haber yetiştirmek için daktilo başında sabahladığı günler, yazarların kahve fincanlarıyla birlikte daktilo sesleri arasında kaybolduğu geceler vardı. 


Bir romanın ilk satırları... Bir aşk mektubu... Bir iş başvurusu... Bir şiir...
Hepsi aynı tuşların altından çıkardı.


Daktilonun kendine özgü bir karakteri vardı. Her harfin kâğıda biraz sert vurması... Satır sonunda çıkan o küçük zil sesi... Sonra kolu çekip yeni satıra geçmek...Bunlar bugün hâlâ birçok insanın hafızasında yaşıyor.


Teknoloji ilerledi. Bilgisayarlar geldi. İnternet geldi. Kopyala-yapıştır hayatımıza girdi. Bilgiye ulaşmak kolaylaştı. Yazmak hızlandı.
Ama bir şey de değişti.


Yazının ritmi...


Eskiden insanlar kelimeler üzerinde daha uzun düşünürdü. Bugün ise bazen düşünmeden yazıyoruz. Daktilo çağında bir sayfa yazmak emek isterdi. Şimdi yüzlerce sayfa birkaç saat içinde hazırlanabiliyor.


Bu elbette büyük bir kolaylık. Ama bazen insan yine de o eski sesi özlüyor.


Tak... Tak... Tak... 


Bir odanın sessizliğini dolduran daktilo seslerini... Yazının ağır ağır oluşmasını... Kelimelerin acele etmemesini... Belki de daktiloyu özlememizin sebebi makinenin kendisi değil. O günlerin ruhu. Daha yavaş akan zaman. Daha sabırlı insanlar. Daha dikkatli yazılmış cümleler.

 

Bugün eski bir daktiloya rastladığımızda içimizi kaplayan duygu biraz da bu yüzden. Çünkü bazı eşyalar metalden değil hatıralardan yapılır. Ve bazı sesler vardır ki yıllar geçse bile insanın kulağından hiç silinmez.

Daktilonun sesi de onlardan biridir. 


Tak...Tak...Tak...Tak...


Nota ve Tınıyla... 



Bu yazı 1220 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI