|
Tweet |
Türkiye'nin en uzun sahil şekidine sahip ilk üç ilinden biri olan Mersin; turizm gelirleri açısından bu yıl da çok kötü bir tablo sergiledi...
Tarihi geçmişi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra; eşsiz yaylaları, muhteşem denizi ve kumsallarına sahip olmasına rağmen; yıllardır turizmden hak ettiği geliri elde edemeyen Mersin; bu yıl da oldukça kötü bir tablo sergiledi...
Edinilen istatistiki verilere göre, Mersin; 2026 yılının ilk dokuz ayında; turizm ekonomisi açısından, 81 il içerisinde 70. sırada yer alırken; 'Mart-Ekim' arası kabul görmüş ola 'Deniz Turizmi' açısından da çok kötü bir tablo ortaya koydu ve denize kıyısı olan iller sıralamasında; turizm ekonomisine katkı anlamında son üçte yer aldı...
İl genelinde gastronomi turizmi gelirleri açısından da, son sıralarda yer alan Mersin; yayla turizmi bakımından ise sondan ikinci olabildi...
Peki, muhteşem doğası, tarihi dokusu, çok sayıda örenyeri, gastronomik açıdan zengin çeşitliliği olmasına rağmen; üstelik Türkye'nin en uzun kumsallarına sahip ili de olmasına rağmen; turizmdeki payı, niçin son 20 yıldar bir arpa boyu bile yol alamıyor...
Bunun esasen gizli bir sebebi var; zira Mersin; aldığı yoğun göçler dolayısıyla; 1930-2000 arasındaki demografsini kaybetti ve garip bir muhafazakârlaşma yaşadı. Bu girap muhafazakârlaşma sonrasında; turizm; halkın çok da umurunda olmadı, turizmden gelir elde etme kaygısı da, bu nedene yerleşik bir anlayış haine getirlemedi...
Üstün üstlük; hatırı sayılır sayıda olmasa da, yine de çok yükek rakamlarda olan tesisler ise, işletmecilikten çok günü-birlik vurgunculuğa soyundu ve buradan da istenen turizm eknomsi kalkınması sağlanamadı...
Dört ve beş yıldızlı otel sayısıın da azlığı, Antalya ile bırakın yarışmayı; yanından ble geçemez hale getidi Mersin'i...
Mersin'in, önümüzdeki beş yıl içerisinde, gerekli yatırımların yapılması halinde, 2050'ye kadar turizm açısından aynı yerinde sayma düzenini sürdüreceğine kesin gözüyle bakılıyor...