Gastronomi&Gastronomi Turizmi Uzmanı, Gurmeve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül, sık sık gündeme getirdiği zeytin çeşitliliği ve zeytinin yarralarını içeren bir makale kaleme aldı.
Türk ve Dünya Mutfağı üzerine yaptığı çok sayıda gönüllü çalışma ile başta gastronomi sektörü olmak üzere birçok kesim tarafından büyük takdir toplayan ve aynı zamanda Dünya Şarap Lezzetçileri Birliği Üyesi konumunda da bulunan Uluslararası Mutfak Sanatçıları ve Gurmeler Birliği Türkiye Masası Yönetim Kurulu Onursal Üyesi, Dünya Yöresel Lezzetleri Tanıtma Platformu Başkanvekili, TURİZMAGAZİNİST Araştırmacılar ve Yazarlar Platformu Mütevelli Heyet Üyesi ve Türkiye Görsel Sanatlar ve Edebi Eserler Eleştirmenleri Konsorsiyumu Genel Sekreteri Gastronomi&Gastronomi Turizmi Uzmanı, Gurmeve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül, sık sık gündeme getirdiği zeytin çeşitliliği ve zeytinin yarralarını içeren bir makale kaleme aldı.
Makalesinde, Avrupa sofra kültüründe zeytinin her öğün sofraya konulduğunu hatırlatan Gastronomi&Gastronomi Turizmi Uzmanı, Gurmeve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül, zeytinin sayısız faydalarını gündeme getirdi...
İşte Gastronomi&Gastronomi Turizmi Uzmanı, Gurmeve Mutfak Yazarı Boğaç Yüzgül'ün o makalesi:
HER ÖĞÜN ZEYTİN
İtalya, Fransa, Portekiz, İspanya, Yunanistan gibi Akdeniz'e kıyısı bulunan ülkelerin öğlen ve akşam yemeklerinde, çok ilginç bir detayla karşılaşılır. Zira çalışanlar dışında, evde yemek yiyenler, ne yerlerse yesinler, sofraya mutlaka bir kâse içinde zeytin gelir. Siyah olsun, yeşil olsun; muhakkak surette sofraya zeytin koyarlar. Bu durum KKTCli aileler içinde geçerlidir. Genelde de, zeytinyağlık ve dolu dolu eti bulunan yeşil zeytinler...
Biliyor musunuz bilmem, ama Türkiye, dünyada en çok zeytin çeşitliliğine sahip ilk üç ülkeden biri...
Merak etmeyin, 'Zeytin ağacı' muhabbetine hiç girmeyeceğim, o politikacıların işi olsun; ben gastronommum, ya da bizle alay edenlerin dediği gibi; 'Gastronot'...
Türkiye, zeytin ve zeytinyağı üretimi konusunda dünya çapında önemli bir yere sahip aslında...
Coğrafi çeşitliliği, iklim yapısı ve binlerce yıllık tarım geleneği sayesinde zeytincilik Anadolu’da köklü bir geçmişten geliyor...
İnanamayabilirsiniz ama, Türkiye'nin yerli ve milli tam 93 çeşit zeytii var. Yani, kafanıza esse ve hepsini bir arada bulacağnız bir market olsa da, her birinden 200'er gram alsanız; zor taşırsınız, zira 18 kiloya aşar, zor taşırsınız...
Zeytin türleri sadece fiziksel görünümleriyle değil; tat, aroma, yağ oranı, iklim uyumu ve dayanıklılık gibi özellikleriyle de birbirinden ayrılır. Türkiye’nin farklı bölgelerinde yetişen zeytinler, bölgeye özgü karakteristik özellikler taşır. Bu da her bölgenin kendine has sofralık zeytinleri ve zeytinyağlarını ortaya çıkarmaktadır.
'Zeytin zeytindir, çeşidini ne yapacağım?' diyorsanız, bakın nasıl kriterlerle belirliyorlar zeytin türlerini?
Genetik farklılık ve yerel adaptasyon
Verimlilik ve üretim potansiyeli
Hastalıklara ve zararlılara dayanıklılık
Yağ oranı ve kalitesi
Sofralık veya yağlık olarak kullanım özelliği
Tescil süreci uzun soluklu araştırmalar, morfolojik ve genetik analizler ile saha gözlemlerini içerir.
Aslında kimi uydurma da olsa, çok belirgin zeytin çeşitleri var...
Ayvalık (Balıkesir): Zeytinyağı üretiminde ön plana çıkar. Aromatik özellikleri yüksektir.
Uslu (Aydın): Erken olgunlaşır, sofralık olarak tercih edilir.
Gemlik (Bursa): Türkiye’nin en çok bilinen sofralık zeytinidir. İnce kabuklu, küçük çekirdekli ve etlidir.
Memecik (Ege Bölgesi): Hem yağlık hem sofralık olarak kullanılır. Yüksek yağ oranı ile bilinir.
Eşek Zeytini (Antalya): Adıyla dikkat çeken bu tür, iri taneli olup sofralık olarak değerlendirilir.
Milas Zeytini(Muğla): Bol yağlı, lezzitli ve doyurucu yağlık ve kahvaltılık zeytin...
şu da bir gerçek ki, 93 türün dışında butik üretimler de var. Yani pancarla çeşitlendirilenden tutun da, bergamutla acımsılaştırlana kadar; köysel kırmalar da var, dolayısıyla artı sonsuz bir mfşrmfl cd ldnndhmdl yapısı var zeytinin...
Tescilli çeşitlerin çoğaltılması, kayıt altına alınması ve yaygınlaştırılması sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel ve ekolojik bir gerekliliktir. Bu noktada Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü'nün öncülüğünde yürütülen çalışmalar, Türkiye’nin zeytincilik mirasını gelecek kuşaklara aktarmak açısından büyük önem taşımaktadır.
Son olarak tavsiyem; maddi imkanınız ölçüsünde zeytini sofralardan eksik etmeyin; hem de her öğünd...
Biraz da zeytinin yararlarından söz edeyim size...
Bazı yazacaklarım klasik gelse de size, tekrarlamakta fayda var...
Çünkü zeytinde sayısız fayda var...
Zeytin, besleyici özellikleriyle öne çıkan bir yiyecek olup sağlıklı yağlar, vitaminler ve mineraller açısından oldukça zengindir. Ortalama olarak 100 gram siyah zeytin, yaklaşık 115-120 kalori içerir ve bu enerjinin büyük kısmı tekli doymamış yağ asitlerinden, özellikle oleik asitten gelir. Oleik asit, kalp ve damar sağlığını desteklemede önemli bir rol oynar. Ayrıca zeytin, güçlü bir antioksidan olan E vitamini açısından zengindir. E vitamini, vücudu serbest radikallerin zararlarından korurken cilt sağlığını destekler ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Bunların yanı sıra zeytin, demir ve kalsiyum gibi önemli mineraller içermesiyle de dikkat çeker. Demir, kan hücrelerinin üretimi için gerekli bir elementken, kalsiyum kemik ve diş sağlığını korumada etkilidir.
Zeytin, antioksidanlar açısından da oldukça güçlü bir besindir. İçeriğinde bulunan polifenoller ve oleuropein gibi bileşikler, hücresel hasarı azaltarak bağışıklık sistemini destekler ve inflamasyonu önlemeye yardımcı olur. Ancak zeytin, salamura işlemi nedeniyle genellikle yüksek miktarda tuz içerir. Bu yüzden, özellikle tuz tüketimini sınırlamak isteyenler için ölçülü bir şekilde tüketilmesi önerilir.
Zeytin, hem besleyici içeriği hem de içerdiği antioksidanlar ve sağlıklı yağlar sayesinde vücut için birçok fayda sunar. Tekli doymamış yağ asitleri ve polifenoller gibi bileşenler kalp sağlığını desteklerken, E vitamini gibi güçlü antioksidanlar hücreleri serbest radikallerin zararına karşı korur. Ayrıca zeytin, bağışıklık sistemini güçlendirme, sindirim sağlığını destekleme ve cilt sağlığını iyileştirme gibi çeşitli alanlarda olumlu etkiler gösterir. Dengeli bir diyetin parçası olarak düzenli zeytin tüketimi, genel sağlık üzerinde önemli katkılar sağlar.
Başka mı?
Kalp ve damar sağlığını destekler.
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Sindirim sistemine fayda sağlar.
Cilt sağlığını iyileştirir.
Hücresel hasarı önlemeye yardımcı olur.
Zeytinin kalp ve damar sağlığı üzerindeki faydaları, içerdiği tekli doymamış yağ asitleri ve polifenollerden kaynaklanır. Bu bileşenler, kötü kolesterolü (LDL) düşürmeye ve iyi kolesterolü (HDL) artırmaya yardımcı olur. Aynı zamanda damar sertliğini önleyerek kalp krizi ve felç riskini azaltabilir.
Kalp sağlığını destekleyen faydaları şunlardır:
Kötü kolesterol (LDL) seviyelerini düşürür.
Damar sertliğini önler.
Kan basıncını düzenler.
Zeytinin sindirim sistemi üzerindeki faydaları, içerdiği lifler ve probiyotik özellikleri ile öne çıkar. Lifler, bağırsak hareketlerini düzenleyerek kabızlık gibi sorunların önlenmesine yardımcı olur. Ayrıca, bağırsak florasını destekleyerek sağlıklı bir sindirim sistemi sağlar.
Bağırsak hareketlerini düzenler.
Kabızlığı önler.
Sağlıklı bağırsak florasını destekler.
Zeytin, bağışıklık sistemini güçlendiren antioksidanlar ve E vitamini bakımından zengindir. Bu bileşenler, vücudu serbest radikallerin neden olduğu hücresel hasara karşı korur ve enfeksiyonlara karşı savunmayı artırır. Zeytinin düzenli tüketimi, bağışıklık sistemini destekleyerek hastalıklara karşı direnci artırabilir.
Serbest radikallerin neden olduğu hasarı azaltır.
Enfeksiyonlara karşı koruma sağlar.
Hücresel yenilenmeyi destekler.
Cilt Sağlığı Üzerindeki Faydaları
Zeytin, E vitamini ve sağlıklı yağlar sayesinde cilt sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösterir. E vitamini, cildi serbest radikallerin zararına karşı korurken, sağlıklı yağlar cildin nem dengesini sağlar ve yaşlanma belirtilerini geciktirir.
Cilt sağlığını destekleyen faydaları şunlardır:
Cildi serbest radikallerden korur.
Nem dengesini sağlar.
Yaşlanma belirtilerini geciktirir.
Peki zeytini ne ile süsleyeceksiniz...
Siyah zeytin için, portakal, kekik, tane susam, tatlı pul biber...
Yeşil zeytin için ise; rende taze zencefil, toz zerdeçal, yine zahter kekiği...
Yeşil zeytine tatlı portakal ya da greyfurt suyu da yakışıyor...
Afiyetler olsun...