|
Tweet |
Manavgat’ta turizm sektöründeki büyüme, gayrimenkul piyasasında da yeni yatırım alanları oluşturuyor. Her yıl yaklaşık 6 milyon ziyaretçiyi ağırlayan bölgede artan konaklama ihtiyacı, turizm sektörünün yarattığı istihdam ve bölgeye yönelik yerleşim talebi, konut ve arsa-arazi yatırımlarını da gündeme taşıyor. Villa, rezidans ve apartman seçeneklerinden farklı gayrimenkul modellerine kadar genişleyen piyasa, Manavgat’ın turizm merkezinin ötesinde bir yaşam ve yatırım destinasyonu olarak öne çıkmasına katkı sağlıyor.
Manavgat’ta turizm sektöründeki büyüme, gayrimenkul piyasasında da yeni yatırım alanları oluşturuyor. Her yıl yaklaşık 6 milyon ziyaretçiyi ağırlayan bölgede artan konaklama ihtiyacı, turizm sektörünün yarattığı istihdam ve bölgeye yönelik yerleşim talebi, konut ve arsa-arazi yatırımlarını da gündeme taşıyor. Villa, rezidans ve apartman seçeneklerinden farklı gayrimenkul modellerine kadar genişleyen piyasa, Manavgat’ın turizm merkezinin ötesinde bir yaşam ve yatırım destinasyonu olarak öne çıkmasına katkı sağlıyor.
Antalya’nın önemli turizm merkezlerinden Manavgat ve Side, milyonlarca ziyaretçinin oluşturduğu hareketliliğin yanı sıra büyüyen gayrimenkul potansiyeliyle de dikkat çekiyor. Yılda yaklaşık 6 milyon turist ağırlayan bölgedeki artan konaklama ve yerleşim ihtiyacı farklı gayrimenkul modellerine yönelik talebi desteklerken, villa ve rezidanslardan arsa ve arazi yatırımlarına kadar geniş bir yatırım alanı ortaya çıkıyor. Gayrimenkul ve turizm alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren girişimci Ahmet Tanır, Manavgat’ın turizmdeki büyümesinin gayrimenkul sektörüne de yansıdığını ve bölgenin yaşam ve yatırım destinasyonu kimliğinin güçlendiğini belirtti.
Turizm büyüdükçe gayrimenkul yatırımları da hareketleniyor
Turizmdeki büyümenin gayrimenkul sektörüne de yansıdığını belirten Tanır, bölgedeki konaklama ihtiyacının yanı sıra yerli ve yabancıların gayrimenkul yatırımlarına yönelik ilgisinin de devam ettiğini söyleyerek, “Turizm, gayrimenkul piyasasını çok canlı tutan ve etkileyen bir sektör. Hem bölgede çalışanların konaklama ihtiyacı hem de burada yerleşmek isteyen yerli ve yabancı misafirlerin talepleri gayrimenkul piyasasına önemli bir ivme kazandırıyor. Turizm çalışanlarının konaklama ihtiyacından yerleşim amacıyla bölgeye gelen kişilere kadar farklı grupların konut talebi oluşuyor. Bu durum; villa, rezidans, apartman ve arsa-arazi yatırımlarını da doğrudan etkiliyor” ifadelerini kullandı.
Tanır, Side-Manavgat’ın otel, apart ve farklı konaklama modellerinin yanı sıra gayrimenkul yatırımları açısından da önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, “Bölgemizin bu ivme ve büyüme potansiyelini gören yerli ve yabancı yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyorum” açıklamasını yaptı.
Villa, rezidans ve apartman talebi çeşitleniyor
Manavgat ve Side’de gayrimenkul piyasasının farklı konut modellerini kapsayan bir yapıya sahip olduğunu belirten Tanır, villa, rezidans, apartman dairesi ve farklı konaklama modellerinin hem yaşam hem de yatırım amacıyla değerlendirildiğini söyledi.
Turizm sezonunun uzun olması ve bölgenin yılın önemli bölümünde ziyaretçi ağırlaması nedeniyle gayrimenkulün yalnızca yaz dönemine bağlı bir yatırım alanı olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Tanır, “Bölgemizde villa, rezidans ve apartman dairelerinin yanı sıra arsa ve arazi yatırımlarına yönelik de farklı yatırımcı profillerinin ilgisi bulunuyor” dedi.
Arsa ve arazi yatırımları da gündemde
Gayrimenkul yatırımlarının yalnızca hazır konutlarla sınırlı olmadığını belirten Tanır, bölgenin büyüme potansiyelini gören yatırımcıların arsa ve arazi alternatiflerini de değerlendirdiğini ifade etti.
Turizm altyapısındaki gelişimin yeni konaklama, ticari alan ve yaşam alanı ihtiyacını beraberinde getirdiğini belirten Tanır, “Turizmdeki büyüme, beraberinde yeni konaklama alanlarına, yeni yaşam alanlarına ve buna bağlı olarak gayrimenkul yatırımlarına yönelik ihtiyacı da artırıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Manavgat sadece tatil değil, yaşam destinasyonu haline geliyor
Side-Manavgat’ın turizm destinasyonu kimliğinin zaman içinde genişlediğini belirten Tanır, bölgenin yalnızca kısa süreli tatil için ziyaret edilen bir merkez olmanın ötesine geçtiğini söyleyerek, ‘‘Bölgenin iklimi, doğal ve kültürel değerleri, uzun turizm sezonu ve gelişen sosyal yaşamının yerleşim tercihlerini de etkiliyor. Manavgat ve Side artık yalnızca tatil yapılan bir destinasyon değil, aynı zamanda yaşam ve yatırım açısından da değerlendirilen bir bölge haline geliyor” dedi.
2030 hedefi gayrimenkul piyasasına da yeni fırsatlar yaratabilir
Side-Manavgat’ın 2030 yılında 10 milyon turist ağırlayabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Tanır, turist sayısındaki artışın bölgedeki ekonomik faaliyetlerin yanı sıra gayrimenkul sektöründeki ihtiyaçları da artırabileceğini vurgulayarak, “Ben inanıyorum ki 2030 itibarıyla bölgemizde 10 milyon turisti ağırlayabileceğimizi düşünüyorum” dedi. Tanır, bu büyümenin konaklama, ulaşım, ticaret ve gayrimenkul başta olmak üzere turizmle bağlantılı birçok sektörde yeni yatırım alanları oluşturabileceğini ifade ederek, “Bölgemizin bu ivme ve büyüme potansiyelini gören yerli ve yabancı yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.