Bugun...


BOĞAÇ YÜZGÜL

facebook-paylas
AŞK GÜLLERİNİN SOLDUĞU AKŞAM
Tarih: 14-08-2026 07:29:00 Güncelleme: 14-08-2026 07:29:00


 

İnsan aşktan ne zaman vazgeçer?

 

Herhalde, ‘Romantizm Güllerinin Solduğu Akşam’…

 

******************************

 

Esinlenilmiş bir girizgâhtan sonra, şu soruyu sormamda fayda var:

 

‘Aşk şarkılarına ne oldu?’

 

Kadın aynı kadın, erkek aynı erkek…

 

Aşk aynı aşk…

 

Notalar da aynı, yedi artı beş…

 

Peki o tınılar nerede?

 

Aşk, şarkılarda niye çınlamıyor artık?

 

***************************

 

Önce Esin Engin ayrılmıştı aramızdan; Melih Kibar gitti sonra, Kayahan derken; İlhan İrem’i de yiirdik…

 

Aşk nağmeleri de böylece soldu…

 

İddialı olacak ama bir gerçek var:

 

Adam gibi aşk şarkılrı bestelenmiyor artık; düşünün ikinci baharımızda; eşimle ilk şarkımız bile, Kayaan’ın, ‘Seninle Herşeye Varım Ben oldu; piyasada yüzlerce şarkı ve şarkıcı bozuntusu(!) varken niyeydi acaba?

 

*************************

 

Bunu bana, ‘Artık insanlar  hayat gailesinde, toplum ak istemiyor; onlar da topluma göre sanat yapıyorlar’ kolaycılığıyla anlatamazsınız…

 

Yani Kayahan ya da İlhan İrem’in popüler olduğu dönemde, nüfusun tamamı pirzola yiyip, yılda üç kez tatil yapmıyordu…

 

Ama sanatçı sorumluluğu vardı; hâtta tanımaktan büük gurur duyduğum Kayaan ki, sanat camiasının en narsist adamlarından biriydi ama, her şarkısını hit olacak şekilde bestelediğini ısrarla dikte eder ama bunu başarırdı da…

 

Yüzde 85 şarkısı arajman olsa da, entelektüel kimliği ile Ajda Pekkan şarkılarının aşk tınılarını yakalayan bir şarkıcı var mı şu anda?

 

Yok…

 

***************************

 

Bakın, 2000li yıllara kadar, ülkede hepi topu sekiz tane konservatuar vardı, hepi topu da iki-üç şarkı yarışması…

 

 

‘O Ses’, ‘Bu Ses’, ‘Şu Ses’ yoktu ama, o sesler hep kulağımızda kaldı…

 

Şu anda piyasadaki şarkıcı bozuntularının çoğu hasbel kader konservatuarlı olarak çıkıyor piyasaya…

 

Ama arkadaş, bırakın artık konservatuar sınavlarının çok basit olmasını, ortaya çıkan eserler ya abuk sabuk ‘Rep’,  ya da şarkıcının sesini çakma bi halde değiştirip söyledği şarkılar…

 

Şarkı bile değil, birbiri ardına dizili notalar karmaşası…

 

Bu arada, 1980li yıllarda, yedi yıl boyunca yarı zamanlı konservatuar okumuş, piyano-şan ve armoni iyi derece eğitim almış birisiyim; yarı zamanlıya bile ince elemeyi geçtim, mikroskobik eleme yaparlardı; şimdi ise iki ses çıkartan kabul  ediliyor, çoğu paralı okullara; dünyanın her yerinde misâl, piyano ana enstrumandır; bizdki yeni okulların yüzde 78’inde değil…

 

***************************

 

Hangisi hatırlnacak 2100lü yıllarda?

 

2200’de, emin olun yine İlhan İrem dinlenecek, Kayahan, Erol Evgin, Şebnem Ferah, Sezen Aksu, Ajda Pekkan, İlhan İrem; dinlenecek; elbette 2200’de de çok şarkı çıkacak piyasaya, ama görünüyor ki o sanatçı sorumluluğu bir dha hiç gelmeyecek bu coğrafyaya…

 

Sanat bitti; aşk paydos…

 

 

 



Bu yazı 140 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI