Hiç istenmeyecek kötülükte gelişmeleri yaşadığımız şu günlerde, bir kötü haber de yine İstanbul’dan geldi…
Türk Sineması’nın dört yapraklı yoncasından bir yaprak daha koptu…
O; Hülya Koçyiğit, Fatma Girik ve Türkan Şoray ile birlikte, Türk Sineması’nın dört yapraklı yoncanın yapraklarından biri titrine sahipti…
Güzeldi, çok güzeldi; çok uzun sayılmayacak bir dönemde, beyazperdeye müthiş bir imza attı…
Çok iyi bir eğitim aldığı için, Ediz Hun ile birlikte çok özel bazı resmi görevlerde de bulundu…
Magazin dünyasının kirli dünyasındtan uzak kalmayı başarabilen nadir sanatçılardandı…
Çok iyi ve kaliteli evlilikler yaptı, kaliteli yaşadı ve…
Bu kaliteyi birçok kitap yazarak taçlandırdı…
*********
Ben bugün size, Filiz Akın’ın ‘Hayata Merhaba’ kitabını tanıtacağım…
Kendisi bu kitapla ilgili olarak, ‘Ben bu kitabı, sağlığı yerinde olup tek derdi can sıkıntısı olanların sıhhatlerinin kıymetini bilmeleri için, hasta yakınlarına sevgi ve şefkatin yerini görmeleri için, hasta olanlara moralin gücünü anlatmak için hazırladım. Can çiçekleri gibi inançla, inatla hayata tutunanların iyileşmeleri, hatta imkansızı başarmaları bile mümkün. Yıllar önce "Güzelliklere Merhaba" demiştik birlikte. Şimdi de bu kitabımla size ve hayata merhaba demek istedim’ diyor…
Evet, kitapta sağlığın ne denli önemli olduğu; Kanuni Sultan Süleyman’ın; ‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes, sıhhat gibi’ sözünü ısrarla doğruladığı bu kitapta; insan sağlığına her satırda vurgu yapıyor…
Diyeceğim, Filiz Akın’ı sadece ‘Sarışın Güzel Sanatçı’ olarak hatırlamayın, kitaplarıyla da okuyun, anlayın…
Akıcı anlatımına, hayret ve ibretle şahit olacaksınız her satırda, emin olabilirsiniz…
Birkaç zaman sonra başkaca kitaphlarını da tanıtırım tabii ama ani ölümü vesilesiyle, bugün satırlarımı Filiz Akın’a ayırdım…