Bazı çalışmalar vardır; adına “kitap” demek yetmez.
Çünkü ortada yalnızca yazılmış sayfalar değil, yıllara yayılan bir inat, takıntı ve hafıza mücadelesi bulunur.
“Osmanlı’dan Bugüne Türk Mizah Tarihi” tam da böyle bir emeğin sonucu.
Sekiz yıl…
Bugünün hızlı tüketilen dünyasında, bunca yılı yalnızca araştırmaya ayırmak neredeyse eski zamanlara ait bir davranış gibi geliyor insana.
Hele konu mizahsa…
Daha da zor.
Çünkü mizah bu ülkede çoğu zaman ciddiye alınmayan ama toplumun ruhunu en fazla ele veren alanlardan biridir.
Bu çalışma, 1923–2025 yılları arasında yayımlanan tam 1102 mizah dergisi ve gazetesini kayıt altına alıyor.
Üstelik yalnızca isimlerini değil; hangi şehirde yayımlandıklarını, hangi dönemin ruhunu taşıdıklarını, nasıl doğup nasıl kaybolduklarını da…
Düşünün…
Kapanmış matbaalar, sararmış sayfalar, kayıp nüshalar, artık kimsenin hatırlamadığı yayınlar…
Bazılarının adı bile unutulmuş.
İşte böyle bir hafızanın peşine düşmek masa başında yapılacak sıradan bir araştırma değildir. Bu, biraz koleksiyonculuk, biraz tarihçilik, biraz da inat işidir.
Yazarın hayat hikâyesine bakınca bunu daha iyi anlıyorsunuz.
Hacettepe Üniversitesi Maden Mühendisliği ve Anadolu Üniversitesi Sosyoloji mezunu…
Ankara Atatürk Lisesi yıllarında karikatürle tanışıyor. O dönem bazı mizah dergilerinin genç çizer sayfalarında yer alıyor. Sonra yıllar içinde binlerce fasikülden oluşan dev bir mizah arşivi kuruyor.
Aslında burada önemli olan yalnızca koleksiyon yapmak değil.
Önemli olan, kimsenin dönüp bakmadığı şeyleri saklama ihtiyacı hissetmek.
Çünkü kültürel hafıza bazen devlet arşivlerinde değil, evlerin içindeki kolilerde yaşar.
İşin ilginç tarafı, bu titiz arşivciliğin yanında güçlü bir müzik kültürünün de olması.
Yıllarca Self Torture adlı Ankara çıkışlı Hardcore müzik yapan grubun bas gitaristliğini yapmış olması tesadüf gibi görünmüyor.
Çünkü yeraltı müziğiyle mizah arasında görünmeyen bir bağ vardır.
İkisi de ana akımın dışında nefes alır.
İkisi de rahatsız etmeyi sever.
İkisi de toplumun üstünü örttüğü şeyleri kurcalar.
Belki de bu yüzden kitapta kuru bir akademik dil yok.
Sayfaların arasında yaşayan bir kültür hissi var.
Karikatürlerin, taşlamaların, kapatılmış dergilerin, unutulmuş çizerlerin arasında dolaşırken insan şunu fark ediyor:
Bu ülkede mizah hiçbir zaman sadece eğlence olmadı.
Bazen açık açık söylenemeyenin yerine geçti.
Bazen öfkenin en zarif hâli oldu.
Bazen de insanların ayakta kalma biçimi…
Ve galiba en etkileyici taraf da şu:
Bu çalışma yalnızca geçmişi anlatmıyor.
Unutulmaya bırakılmış bir hafızayı son anda yakalayıp yeniden görünür hâle getiriyor.
Çünkü bazı insanlar kitap yazmaz.
Kaybolmasın diye hafıza toplar.
Eline Sağlık Engin Kamarot...
Nota ve Tınıyla...
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler casino siteleri
gaziantep escort,alanya escort,gaziantep escort
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
beylikdüzü escort ,istanbul escort ,beylikdüzü escort ,ataköy escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,bakırköy escort ,esenyurt escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,beylikdüzü escort
