beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
ÇOCUKLARIN GÜLÜŞÜ KADAR GÜVENDE BİR DÜNYA…
Tarih: 22-04-2026 14:40:00 Güncelleme: 22-04-2026 14:40:00


Bir zamanlar 23 Nisan sabahları başka kokardı.

Okul bahçesine daha adım atmadan hissederdik o günü…

Ütülenmiş önlüklerin hafif buğusu, annelerin kız çocuklarının saçlarına iliştirdiği kurdelelerin telaşı, babaların aceleyle erkek evlatlarının saçlarını tarayıp “adam gibi ol bugün” diye gülümseyerek omuzlarına dokunuşu, cebimize sıkıştırılmış küçük bayrakların hışırtısı…

Sanki bütün mahalle aynı kalple uyanırdı o sabah.

Çocuk olmak, o gün biraz daha anlamlı, biraz daha görünür olurdu.

Şimdi ise içimizde tuhaf bir ağırlık var.

Son zamanlarda okullardan gelen şiddet haberleri, sadece birer olay değil; hepimizin ortak hafızasına düşen gölgeler gibi.

Oysa okul dediğimiz yer, insanın ilk kez kendini güvende hissettiği, dünyayı tanımaya cesaret bulduğu yer olmalıydı.

Bir çocuğun kalbinde korkunun değil, merakın büyümesi gerekirdi.

Ama bazen, o masumiyetin arasına sert ve soğuk bir gerçek sızıyor.

Ve unutmamalıyız; o bahçelerde koşan sadece kız çocukları değil…

İçine atmayı öğrenmiş, “ağlama” denilerek büyütülmüş, duygularını saklamaya zorlanan erkek çocuklar da var.

Onların sessizliği de en az diğerleri kadar duyulmayı hak ediyor.

İşte tam da bu yüzden 23 Nisan’ı yeniden hatırlamaya ihtiyacımız var.

Çünkü bu bayram, sadece bir takvim günü değil.

Bir ülkenin, en kıymetli varlığını —çocuklarını— sahnenin en önüne koyduğu nadir anlardan biri.

“Söz sizin” dediği, “gelecek sizin” diye fısıldadığı bir gün.

Ve belki de en çok bugünlerde, bu fısıltıyı yeniden yükseltmemiz gerekiyor.

Hatırlıyor musunuz, sınıflarda yapılan o küçük törenleri?

Şiir okurken titreyen sesleri, ama yine de vazgeçmeyen o çocuk cesaretini…

Gösteri sırasında ritmi kaçırsa bile gülümsemeyi sürdüren yüzleri…

Kimse mükemmel değildi o gün, ama herkes değerliydi.

Belki de kaybetmeye başladığımız şey tam olarak bu: Her çocuğun, olduğu haliyle değerli olduğunu hatırlamak.

Şiddetin kökü çoğu zaman görülmemekten, anlaşılmamaktan, duyulmayan bir iç sesten beslenir.

Oysa bir çocuğun omzuna konan küçük bir el, söylenen sıcak bir söz, bazen en büyük karanlığı bile dağıtabilir.

Biz büyüdükçe unutsak da, çocuk kalbi unutmaz; ne sevgiyi ne de ihmali.

23 Nisan bize sadece geçmişin güzel anılarını değil, aynı zamanda bir sorumluluğu da hatırlatır:

Çocukların korkmadan gülebildiği bir dünya kurmak.

Belki bu yıl, bayram törenlerinde alkışlarken biraz daha dikkatli bakarız o yüzlere.

Sadece kostümlerine değil, gözlerinin içine…

Kim ne anlatmak istiyor, kim sessiz kalıyor, kim biraz daha ilgi bekliyor…

Ve belki bu kez, bayram sadece bir kutlama değil, bir hatırlayış olur.

Çünkü bir ülkenin yarını, bugünün çocuklarının kalbinde atar.

Ve o kalp, en çok sevgiyle, en çok güvenle büyür.

23 Nisan’ın o eski, iç ısıtan sabahlarına yeniden kavuşmak dileğiyle…

Hem neşeyi hem merhameti büyüttüğümüz günler tekrar geri gelsin.

Çocuklar gülsün ki, dünya biraz daha yaşanır olsun.

 

Nota ve Tınıyla…



Bu yazı 1470 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI