Eskiden çocuklar ödevlerini yapmak için ansiklopediyi karıştırır, kitap okur, defterlerini doldurur, yanlış yapar, siler ve yeniden yazardı.
Şimdi?
Bir soru yazılıyor, yapay zekâ cevaplıyor. Ödev bitiyor. Ama çocuk ne öğrendi?
İşte asıl mesele burada başlıyor.
Bugünün çocuğu bilgiye hiç olmadığı kadar kolay ulaşıyor. Fakat bilgiye ulaşmakla bilgi sahibi olmak aynı şey değil. Önüne dünyanın bütün cevaplarını koyabilirsiniz; eğer o cevapların üzerinde düşünmüyorsa, geriye yalnızca ekranda görülen kelimeler kalır.
Daha da tehlikelisi şu: Çocuk zamanla düşünme zahmetini gereksiz görmeye başlayabilir.
“Ben neden araştırayım?”, “Nasıl olsa yapay zekâ biliyor.”, “Ben neden kitap okuyayım?”, “Nasıl olsa özetini çıkarıyor.”, “Ben neden matematik problemi çözeyim?”, “Cevabını zaten veriyor.” Böyle giderse bir gün çocuk çok şey bilen bir makineye sahip olacak ama kendisi çok az şey biliyor olacak.
Üstelik bu yalnızca çocukların meselesi değil. Aileler de ne yapacağını şaşırmış durumda. Çünkü teknoloji artık çocuğun odasındaki bir televizyon değil; cebinde, çantasında, masasının üzerinde. Yasaklasanız başka bir cihaz çıkıyor, tamamen bıraktırmaya çalışsanız bu kez çocuğu çağın dışında bırakma korkusu başlıyor.
Dünyada da aynı tartışma yaşanıyor.
UNESCO'nun 2026 verilerine göre 114 eğitim sistemi okullarda cep telefonu kullanımını yasakladı ya da ciddi biçimde sınırladı. Avustralya'nın Yeni Güney Galler eyaleti ise daha da ileri giderek küçük yaşlarda ekran kullanımını azaltıp kalem-kâğıt öğrenimini yeniden öne çıkarmaya hazırlanıyor.
Demek ki dünyanın eğitim sistemleri de aynı soruyu soruyor:
Teknolojiyi çocuğun hizmetinde mi tutacağız, yoksa çocuğu teknolojinin hizmetine mi vereceğiz? Bence cevap yasakta değil, ölçüde. Çocuk yapay zekâ kullanmalı ama önce kendi düşüncesini kurmalı. Ödevini yapmalı ama önce kendisi uğraşmalı. Kitap okumalı, yazmalı, hesap yapmalı, hata yapmalı. Çünkü öğrenmenin en değerli tarafı doğru cevabı bulmak değil, o cevaba ulaşırken beynin çalışmasıdır.
Yapay zekâ çocuğun öğretmeni olabilir. Ama çocuğun yerine öğrenci olmamalıdır. Çünkü geleceğin en büyük tehlikesi bilgisiz çocuklar değil.
Her şeyi sorabilen ama hiçbir şeyi kendi başına düşünemeyen çocuklardır.
Nota ve Tınıyla...
