Bazen bir rüzgâr eser…
Öyle sert , ürkütücü hiç değil.
Ama insanın içinden bir şeyleri alıp götürecek kadar derin.
Sanki bir zamanlar yanında duran birinin yokluğunu hatırlatır gibi…
Pencereyi hafif araladığında giren o serinlik…
Perdeyi usulca kıpırdatan, masanın üzerindeki eski bir kâğıdı titreten…
Sanki bir şey anlatmak ister gibi.
Belki de yarım kalmış bir cümlenin devamını getirir.
Rüzgârın bir dili vardır aslında.
Ama herkes duymaz.
Duyanlar ise genelde biraz eksik kalanlardır.
Eskiden…
Yaz akşamlarında balkonlarda otururken, birden esen o hafif rüzgârla birlikte uzaklardan gelen bir şarkı karışırdı geceye.
Kim bilir hangi evden, hangi hikâyeden…
Ama tanıdık gelirdi.
İnsanın içine dokunurdu.
Belki de o an, birinin omzuna yaslanmanın ne demek olduğunu hatırlardın…
Belki de rüzgâr, sadece havayı değil, anıları taşır.
Bir zamanlar yürüdüğün sokakları, elini tuttuğun birini, söylenememiş cümleleri…
Hepsini alır, yıllar sonra hiç beklemediğin bir anda getirir önüne.
Ve en çok da, “keşke”leri…
O yüzden bazen durup dinlemek gerekir rüzgârı.
Çünkü o acele etmez.
Bizim gibi koşmaz hayatın peşinden.
Sadece gelir…
ve dokunur.
Tıpkı bir zamanlar birinin sana dokunduğu gibi…
Bir saç telini savurur mesela…
ya da yüzüne hafifçe çarpar.
Ama asıl dokunduğu yer, insanın içidir.
Orada bir kapı açar.
Ve o kapının ardında, hâlâ kapanmamış bir hikâye durur.
Unuttuğunu sandığın bir gülümseme…
Yarım kalmış bir veda…
Ya da hiç başlayamamış bir hikâye…
Belki de “seni seviyorum” denmemiş bir an…
Rüzgâr, hatırlatmayı sever.
Hem de en sessiz hâliyle.
Belki de bu yüzden,
insan bazı akşamlar pencereyi bilerek açık bırakır.
İçeri biraz geçmiş girsin diye…
Biraz eski zaman kokusu, biraz yarım kalmışlık…
Belki de bir zamanlar birlikte gülünmüş bir akşamın hatırası…
Çünkü insan, ne kadar ileri giderse gitsin, bir yanını hep geride bırakır.
Ve rüzgâr…
o geride kalan parçaları bulup getirir.
Ama hiçbir zaman eksik olanı tamamlayamaz.
Bazen de hiçbir şey getirmez aslında.
Sadece sana, hâlâ hissedebildiğini hatırlatır.
Ve bazen bu bile insanı biraz acıtır.
Sonra bir gün başka bir rüzgâr eser…
ve insan, bir anlığına durur.
Gözlerini kapatır belki.
İçinden bir isim geçer sessizce.
Dudaklarına gelmeyen ama belki de yeniden yeşeren bir isim…
İşte o an…
hayat biraz yavaşlar.
Ve insan, geçmişle şimdi arasında ince bir yerde kalır.
Ve insan anlar…
Bazı şeyler geçer.
Ve bazen, kalbin en kuytu yerinde yeni bir rüzgar esmeye başlar.
Nota ve Tınıyla...
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler casino siteleri
gaziantep escort,alanya escort,gaziantep escort
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
beylikdüzü escort ,istanbul escort ,beylikdüzü escort ,ataköy escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,bakırköy escort ,esenyurt escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,beylikdüzü escort
