beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


BOĞAÇ YÜZGÜL

facebook-paylas
RADYO PROGRAMCILIĞI
Tarih: 25-01-2026 18:19:00 Güncelleme: 25-01-2026 18:19:00


 

Geçtiğimiz günlerde, eşim ve aynı yerde köşe yazmaktan dolayı ayrıca gurur duyduğum Sinem Elgün Yüzgül ile birlikte, Ritmus Spor Kulübü’nün Nevşehir Kozaklı’da düzenlediği bir kaplıca etkinliğene katılmıştık…

 

Üç buçuk gün süren etkinlikte, şifalı suların yanı sıra; Yunus Emre’nin, ‘Geln Tanış Olalım, İşi Kolay Kılalım, Seveilm, Sevilelim; Dünya Kimseye Kalmaz’ düsturuun da yaşayarak, insan ruhuna da şifa gibi gelecek muhteşem insanlarla da tanışma, anlaşma ve kaynaşma şansı yakaladık…

 

Bunlardan birisi de çok kıymetli kardeşim Merve Serra Adaş oldu…

 

Özellikle eşim Sinem Elgün Yüzgül ile bir hayli kanka oldular; muhtemelen Mayıs ayında, Manavgat’ta bir kültür etkinliğinde, hep birlikte müzik yapacağız diye umuyorum, plan şimdilik bu…

 

***************************

 

Merve Serra Adaş’ın muhteşem bir gitar ve vokâl performansı var; üç gün süreyle otel lobisinde sadece bizim gruba değil, tüm otele birliket şarkılar icra ettik, özellikle Merve, Türk Sanat Müziği’nden Pop Müzik’e, Slow Türk’ten hareketli parçalara, türkülere kadar birçok eseri pürüszüs sesi ile inleyenleri büyüledi…

 

***************************

 

Merve, aynı zamanda Fark Radyo adlı bir radyo programında, ‘Merveyle Kızıl Nağmeler’ adlı bir radyo programı yapıyor; Cumartesi günleri, akşam saat 22:00 ile 00:00 saatleri arasında, hem çalıyor, hem dinleyicilerinden gelen mesajları paylaşıyor, hem de istek programı olmamakla beraber, seçkin Türkeç eserlere yer veriyor programında…

 

Bence herkes, hayattan iki saatliğine kaçamak yapmak için, bu samimi ve sanat dolu programı dinlemeli, hâtta kaçırmamalı…

 

Yani eşimle ben, bağımlısı olduk, herkese de öneriyoruz ısrarla…

***************************

 

Merve’yi dinlerken, gözümde 1995 yılında; Ankara’da henüz Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümü üçüncü sınıf öğrencisiyken, Radyo Arkadaş’ta aptığım program  geldi…

 

’88.4 Radyo Arkadaş…’

 

Radyo programcılığı ilginç bir iştir, küçücük bir stüdyoda; bir şeyler söylersiniz, çalarsınız, yayına verirsiniz; ama kimlerin sizi hangi ortamda, nasil dinlediğini bilemezsiniz…

 

Hele de yıl 1995, ne Messanger var, ne What’s App, ne başka bir mesaj platformu…

 

Radroyu arayan canlı yayın konukları dışında, ismini dahi bilmediğiniz binlerce kişi dinler sizi…

**************************

 

Bir gece geç saatlered tanışmıştım Radyo Arkadaş ile…

 

İki akşam da sürekl dinledim, radyoda her telden müzik vardı, bir tek klasik müzik programı yoktu…

 

Ertesi gün radyou aradım, sevgil Ahmet Ağabey çıktı telefona, teklifimi sunar sunmaz, ‘Nedir, ne değildir’ demeden, kabul etti program önerim ve Salı akşamı proram yapmam üzerine anlaştık, Salı günü öğlen de radyoda bir toplantı yaptık…

 

Radyonun müzik direktörü, o yıllarda kends de öğrenci olan ve şu anda Türkye’nin İzzet Öz’den sonra en geniş kişisel arşivine  ve donanımına saihp olan  sevgili Murat Meriç idi. Matematik Öğretmeni adayı Seda da, programlar sorumlusuydu; iki sate yakın birtoplantı yaptık ve ‘Salondan Size’ adını verdiğim program o akşam çok kıymetli arkadaşım Sibel Cesur’un, ‘Söz Sürgünleri’ adlı şiir programının ardından  ilk yayınını yaptı…

 

TRT’den sonra o tarihlerde ilk ve tek klasik müzik programı olmasından ötürü, çok ses getirdi, çok dinleyicisi oldu; çok da  sevldi…

 

Programa, Hikmet Şimşek, Rengin Gökmen, Gürer Aykal, suna Kan, Hüsein Sermet, Gülsin Onay, Almet Yaldız, Ayşe Ediz, Emin Güven Yeşilçam ve Erol Erdinç gibi klasik müzik donyamızın duayen isimlerini canlı yayında alarak, klasik müzik ile ilgili düşüncelerini dnleyicilerimle palaştım…

 

Günden güne daha da sevildi programım…

 

**************************

 

ABD’de, bir radyo tyitrosunda, bass-bariton Orson Wells tarafından seslendirilen ‘Dünyayı Merihliler İşgal Etmek Üzere’ repliğinin yayınlanmasından sonra, gerçek anlamda halk kirizi çıktığının, insanlarnı gerçek sanıp sokağa döküldüğünün örneğni, ben de yaşadım…

 

Radyo, Dikmen İlker Mahallesi’ndeydi, Ankara’nın 944 metre yükseklikteki bir noktasındaydı.  Müzik arasında camdan bir baktım, lapa lapa kar yağıyor; hemen mikrofona geçip, ‘Sayın dinleyicilerim, şu anda Ankara’ya muhteşem bir kar yağıyor, ilk kar yağışını hep birlikte idrak ediyoruz’ diye aktarınca; o gün beni öğrenci yurdunda dinleyen iki alt sınıftan kıymetli arkadaşım Nagihan, arkadaşları  ile beraber ‘Yuupppiiiii kar başlamış’ diyerek camlara, bahçelere koşmuşlar; ama yükseklered yağan kar, kent merkezinde, yurdun oludğu Beşevelr’de yoktu tabiii, sonra radyoyu telefon bombardımanına tutup, ‘Hani kar, hni kar’ demişlerdi…

**************************

 

Sekiz ayda tam 32 program yaptıktan sonra; gönüllü olarak yaptığım program; 06 Ankara FM tarafından bana par akarşılığı önerilince, ‘Salondan Size’ programı o  radyo kanalına transfer oldu. 1997 Temmuz ayına kadar da, tam 56 program yaptım…

 

Bu programlar sırasında, bana eser  desteği veren ve Türkiye’nin en ünlü ressamlarından Cafer Tabak’ın da katkısını unutamam…

 

Yine o yıllarda çok kıymetli dostum ve kardeşim Fransızca Filoloji Mezunu Özlem Yoğurtçuoğlu ile de tanışmıştım, halen de zaman zaman sosyal medyadna yazışırız, çok kıymetli bir ailesi vardır, onlarla da tanışma şansı yakalamıştım…

 

Tabii ki bir kez daha, buğulu sesiyle TRT dahil birçok platformda, ‘Çıtır Çıtır’ adıyla plak programı yapan Murat Meriç’i de bir kez dah yad etmek isterim, çık kıymetli bir müzk insanıdır…

 

O  radyo programı sayesinde, Ankara’da hatırı sayılır bir kitleyi gerek Cumhuraşkanlığı Senfon Orkestrası, gerekse Devlet Opera ve Bales  konser ve temsillerine götürdüm. Okulumuzun, ‘Klask müzik gıy gıydır, gavur  ve kafir işidir’ diyeneri bile konserlere götürdüm, sonradan her biri müptelisa oldu, duyuyorum şu anda çocuklarını dahi bizatihi kendieri götürüyormuş o konser ve temsillere ne mutlu…

 

***************************

 

Sözün özü, radyo programcılığı başka bi iştir; siz bir konuşursunuz, sözleriniz dinleyenlerin aklına, ruhuna, benliğine hitap eder, bunu bildikçe de garip bir mutluluk sarar sizi…

 

Evet, kıymetli eşim Sinem Elgün Yüzül ile Merve’nin programını dinlerken aklıma geid bu satırlar…

 

Bayrak artık, Merve Serra Adaş giib genç kardeşlerimde, O’na ve bu işi hakkıyla yapanlara; programında uzun yıllar başarılar diliyorum…

 



Bu yazı 2017 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI