Hemen her değersizlik değer oldu; zaten ‘Değer’ diye dikte ettirile abartılı saygı ya da toplmusal baskılar ise; kemikleştiği için, en küçük bir aykırılık; kanser gibi görülmeye, itelenmeye başlandı…
Türkiye’de yıllarca yapılan bir yanlış vardı:
Basın-Yayın Organalrı ve dolayısıyla kamuoyu ile kurum ve kuruluşlar arasındaki köprü vazifesini gören ‘Halkla İlişkiler’ sektörü; 1990lı yılların sonlarına kadar, eleman seçiminde sürekli olarak albenisi yüksek, seksi, cezbedici ve baştan çıkarıcı kadınları istihdam ettiler…
Ancak yaklaşık 20-25 yılı kapsayan bu süreçte; eğitimli olduğu kadar güzel de olan halkla ilişkilercilerin; bu alanda kişilik yerine dişiliklerini kullanarak, zaman zaman da ahlaksızca kurum ya da kuruluş yöneticileri ile yaşadığı legal ya da illegal ilişkiler; sektörü bu kez de ucube, halkla ilişkilerin ‘H’sinden bi haber; sadece üniversitelerin iletişi fakültelerinin HİT bölümü mezunu olması yeterli istihdama itti…
Halkla ilişkiler sektörü o kadar çığrından çıktı ki; bu aymazlık, bu iş bilmezlik öylesine sarmaşık gibi sektörü sardı ki; sektörün en kapsamlı sivil toplum örgütlerinin başına bile; bu iş bilmez kişiler geçirttirildi…
Bir yazar dostum; sektörün bu aymazları için; ‘İpeksi görünümlü keçeler’ tabirni kullanmıştı ironik olarak; hoş iyi bir elde keçe de çok güzel hediyelik eşya olabiliyor; keçeye de hakaret etmemek lazım bence…
Neyse…
Tam tersine işliyor yazdık ya yukarıda…
Akıl yaşta değil başta anlayışı da garip bir hâl aldı…
CHP liderine istifa et derken; git torun torba sev mantığı var ya çileden çıkartıyor…