‘Ne biçim erkeksin beeeee….’
‘Erkek dediğin biraz kadınına sözünü geçirir…’
‘Hanımköylü olmuşsun birader, hamamoğlanına dönmüşsün…’
‘Erkek dediğin masaya yumruğunu vuracak…’
‘Evde erkeğin sözü geçer…’
‘Kocadır, erkektir; dever de söver de, sever de…’
‘Erkek de azıcık erkek olduğunu hissettirecek…’
‘Erkekler ağlamaz…’
‘Azıcık erkek ol da karını hizaya getir…’
Eeeeeeeeeeee…
Sen daha kendin şiddeti kabul etmişsin baştan…
İstanbul Sözleşmesi’ni, daha imzalanmadan red etmişsin ki sen…
Neyin şiddetine karşısın…
Kabullenmişsin…
Dedenin dedsi de ananın anasını dövdü çünkü…
Dedeni babası, babaanenin annesini…
Deden babaanneni dövdü…
Baban da vurdu anana…
Senin kocan da vrsun, gül biter vurduğu yerde belki…
Sen daha kadın olarak kadınlığının farkında değilsin ki, erkek kıymetini bilsin…
Önce kendni sev, haklarını bil ki; karşındaki de bilsin…
Sonra hep birilkte ayrım yapmadan haykıralım..
‘Kadına şiddet’ değil; her türlü zulüm, şiddet, zorbalık, hkaret, insan onuruna aykırı yaşam; herkes için bitsin…
‘Şiddete hayır…’
Bu yazı 5633 defa okunmuştur.