beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


Sinem Elgün

facebook-paylas
ŞEKERSİ(RKEMSİ) BİR BAYRAM
Tarih: 30-03-2025 06:26:00 Güncelleme: 30-03-2025 06:30:00


 

Belki aynı saatte ama kimbilir, her zamankinden de erkenden kalkmışız gibidir o sabah…

 

Yaz olsun, kış olsun; her zamankinden de çok daha sessiz ve mis gibi portakal çiçeği kokuludur sokaklar…

 

Tatlı bir telaş hakimdir, birçok ev giib bizim evimizde de…

 

Erkekler erkende traşlarını olmuş, onlarda da ayrı bir telaş, ‘Acaba bayram nmazı saat kaçta?’ ve demeye kalmaz minarelerden okunan ‘Bayram Selası’ ile, anlaşlır ki, beklenen namaz yarım saat sonra…

 

***

 

Gidip gelsinler de bir an önce; doğruca anneanneme gideceğiz çünkü…

 

Anadolu’nun başkaca yörelerinde adetler nasıldır tam bilemesem d e, bizde böyle, annem, teyzemler, dayımlar,  çoluk, çocuk, torunlar; bayram sabahları anneannemde ‘Bayram Kahvaltısı’ndayız…

 

‘Bayram Kahvaltısı’ deyip geçmeyin, ne masa yeter ne sofra; yere de geniş bir sini kurulur ve şen şakrak sohbet eşliğinde, hep beraber olunur, bir daha bir yol boyunca ve belki bir bayram sabahı daha yaşanacak o manevi zevk yaşanır…

***

 

Hatırlıyorum, ne güzel sohbetler edilirdi o bayram sabahlarında…

 

Allah ölüm, hastalık ya da başkaca kede  vermiş olmasın, yaın zamanad bir acı yaşanmamışsa; inanın  küselr ister istemez barışır, güzel şeyleredn bahsedilir; ‘Her Şeyin Daha Ne Kadar Güzel Olacağı’ konusunad temenniler dile getirilir, aile içi tatlı-sert dedikodular, iki saate yakın sofradayız…

 

Yine hatırlıyorum, ne güzel sohbeler edilirdi o sofralarda; aile içi sorunlar dahi olsa, bir anlık ses yükselse dahi, hemencecik anneannemle göz göze gelinir, herkes yien o tatlı moduna dönerdi. Ama inanın, ekonomik olarak mutsuz insan yok gibi bir şeyde o sofralarda…

 

Anneannem, torunları için hazırladığı mendil arası bayram bahşişini, yaş ortalamasına göre torunları ya da torunlarının çocukları arasınad dağıtmaya baladığında ise, kahvaltı sofrası toplanmış, kahve pişirilmeye başlanmıştı bile…

 

Kahve faslı sırasında ise, şeker-tatlı ikramı başlıyor,  en esvdiğimiz anlardan biri daha…

 

***

Derken eş, dost, komşu ve bayramlaşmaya gelen diğer ahal…

 

Tabii hepsine de ayrı ayrı şeker-tatlı- kahve üçlemesi için varsa çay; yine sohbet ve muhabbet; nöbetçi mutfak memuru olarak niteelndirilecek ki artık piyango kime çıkmışsa; kirlileri yerleştiren, tabaklara servis apan; gün boyu süren bir telaş…

***

 

Bir şarkıda, ‘Sevgilere en ağır ceza düştü, nefretle uyanıyor dünya, hayatı biraz sevmeyi istedik lakin, biz büyüüdk ve kirlendi dünya’ diyor ya, bu güzel ve güzide adetlerin kaçta kaçı kaldı ki elimizde…

 

Yaşatmaya çalışsak da kaçta kaçı sahici yaşanıyor?

 

Bir kere o bayram sohbetelrinde, şu anda ne konuşuluyor sizce?

 

Ya ad ne konuuşlacak…

 

***

 

Bugün hep hatıralardan söz etmiş gibi oldum ama; evet hatırlıyorum; hiçbir çocuk bahşissiz kamazdı bayram sabahlarında, hiçbir yetişkinin ağzında ekonomik zorluk yoktu; asgari ücreti bile, bayram için ayrı kıyafet alır, eve ayrı, misafirilğine ayrı şekerini-çikolatasını satın almakta güçlük çekmez, sohbetlerin hiçbirisinde de, alım gücü konuşulazdı…

 

Yahu asgari ücretli bile emekli olduğunda konut sahibi olur, araba sahibi olur; üstüne de para artırdı…

 

Faşizmden ve fundamantalizmdten beslenen vahşi kapitalizm yüzünden birçok çocuk yatağa aç girmeye, birçok hane aşsız, işsiz kalmaya başladı; gel de bayramda bayram yap…

 

Özgürlükler ve toplumsal hayat bu denli berbat ve korkutacak derecede olumsuz olmadığından da, bayram sabahları bayram yapılırdı…

 

Oya şu anda toplumun her kesimine, her gün baş döndürücü derecede ve çıldırtıcı derecede korkutan bir delilik hali…

***

Tanrı aşkına düşünün...

 

Eski Arefe günlerini hatırlasanıza...

 

İnsanlarda alışveriş, bayram, mutluluk telaşı olurdu...

 

şu dünkü son Arefe neye tanıklık ettirdi bizi...

 

Ülkemiz yenien çağdaş olsun, şu gerici zihniyet bitsin, insanlar bir an önce özgürlüğe kavuşsun, ekonomik zorluklar bitsin diye, milyonlarca kişi hak arayışında sokaklardaydı İstanbul'da...

 

Kendimi, çocukluk düşlerimi çalınmış gibi hissediyorum birçok başkası gibi…

 

‘Şeker Bayramı’ adından dahi rahatsız olanların yekünüdür bu yaşadımız; neymiş efendim; ‘Şekerin Bayramı mı Olurmuş’, oysa ta selçuklu’dan bu yana, Anadolulu, Ramazan sonrası yenilen tatlı ağırlıklı yiyecekler seebiyle; ‘Şeker Bayramı’ demişti bu üç günlük kutsal günlere…

 

***

 

Bayram güün canınızı sıkmak değil amacım…

 

Bayramlarınıın bayram gibi yaşanmaı en büyük isteğim…

 

Umarım öyle de yaşanır…

 

Şeker Bayramı’nızı en i çten dilerim ve tebrik ederim; bayram tüm insanlığa huzur, mutluluk, refah, barış ve bolluk getirsin…

 

***

 

Görüşemk ve okunmak dileğiyle…



Bu yazı 1603 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI