Uzun süre kilo verme rejimi yapmışsanız, uzun süre iyi bir yemek yemediğinizi düşüünyorsanız ya da elinize ek ve iyi bir pra geçti de güzel bir yemek yemeye karar verdiyseniz; ortak lisan nedir?
‘Haydi bugün kendimi bir ödüllendireyim…’
*********
Uzun süre alışveriş yapmadıysanız ve şöyle abiyesi, sporu, çantası, ayakkabısı iyi bir alışverişe çıkacaksanız ne dersiniz?
‘Haydi bugün kendimi bir ödüllendireyim…’
*********
Çikolata da aslında sıradan gibi görünse de ödüldür bize…
*********
Bu ödülü aslında kim istiyor?
Beynimiz…
O muhteşem parçamız…
*********
Ödül ve ceza kavramını bir arada algılayıp, seçen muhteşem parçamız…
*********
Bugünkü yeni kitabımız ‘KALK Bİ DOPAMİN DEMLE’ olacak…
Yazarları Dr. Serkan Karaismailoğlu ve Dr. M. Ali Karaismailoğlu'nun anlatımlarıyla sesleniyor bizlere..
*********
İnsan beyni önüne çıkan her türlü durumu harika analiz edebilecek bir prefrontal kortekse sahip olsa da hayatının büyük bir bölümünü duygularıyla yaşar.
Duyguların bu denli güçlü olmasındaki en önemli etken ödül ve ceza sistemiyle çok yakın bir ilişki içinde olmasından kaynaklanır.
İşte bu nedenle hayatı anlamak için beynimizdeki ödül devrelerinin çalışma mantığını ve dopaminin felsefesini anlamak lazım.
Elbette ödül merkezleri açısından beynimizde aktif rol oynayan serotonin, oksitosin, endorfin gibi çeşitli moleküller olsa da bu kitapta sadece dopamini ele alıyorlar, zira: sistemdeki en kritik molekül dopamindir..
Eğer siz de beyninizin içinde bir karadelik varmış ve ara sıra her şeyi yutuyormuş gibi hissediyorsanız aramıza bu kitaba hoş geldiniz.
Artık bu kitap doğrultusunda, dopaminimizi güzelce demleyebilirsiniz…
*********
Herkesin anlayacağı dilden yazılmış, terimlere boğulmamış; halk diilyle insan beyninin derinlikleri…