Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
YERALTI EDEBİYATI - 4 -
Tarih: 09-01-2024 16:05:00 Güncelleme: 09-01-2024 16:05:00


Yazı dizimizin son bölümünde ise bazı yazarlara yer vermek istedim.


Erim ŞİŞMAN


Çıkarmış olduğu Zürafa Tozu adlı romanıyla kendinden bahsettirmeye başlayan Erim Şişman; sade bir anlatım dili ve hikayelerinde yarattığı ters köşe kurgularla okuyucuya mükemmel bir haz veriyor. Kitabının arka kapak yazısına baktığınızda zaten kafayı yakalıyorsunuz:


"Çevreye vereceğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileteceğiz. Ulus'tan Midas'a kadar gideceğiz. Zeki Müren ve Elvis Presley'le rakı içeceğiz. Hafize Ana'nın ziliyle ziyafete başlayacağız.


Küçükken kapı zillerine basıp kaçmanın cinayete ne çok benzediğini sana kanıtlayacağım. Korkma kardeşim, gel içeri..."


Küçük İskender


Küçük İskender hakkında o kadar çok söylenecek şey var ki hangisinden başlamam gerektiğini bilmiyorum. Küçük İskender'i okumadan anlamak pek mümkün değil. Ağır Roman filminde karşınıza çıkar, gidelim iki bira içelim diye girdiğiniz bir barın sahnesinde karşılaşabilirsiniz. Kelime oyunlarındaki ustalığına hayran olmamak elde değildir. 


Aytaç Ars


Ekşisözlük yazarı "gölgeningölgesi" çok güzel özetlemiş Aytaç Ars'ı:


Adının Türkçe yeraltı edebiyatı tarihinde iyi bir yer edineceğine ciddi şekilde inandığım yazar. Bu adamın günlük hayatta konuşma dilini sıradan biçimde kullanabildiğine inanmak güç.

 

Bu kadar parlayan ifadelerle bir kitap yaz, dille böylesine ustaca oyna, böyle akıcı konuştur karakterleri, sonra sucuyu arayıp 'abi iadesiz damacana olsun' deyip kapat.

 

Ben ihtimal veremedim.  Eşyalara, olaylara ve kişilere başka bir taraftan bakıyor gördüğüm kadarıyla. Yeraltı edebiyatını küfretmekten ibaret zanneden bir kuşağa güzel ve yeni bir yanıt kendisinin varlığı.


Murat Menteş


2009'da yayımlanan Korkma Ben Varım adlı romanı, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından roman dalında ödüle layık görülmüştür. Roman, Türkçe edebiyatta fazlaca karşılaşılmayan sıradışı olaylarla doludur. Ve bu sıradışı olaylar, son derece enerjik bir üslupla anlatılır.

'Romanı, saatte 300 km. gidebilen bir spor araba gibi tasarlıyorum. Dileyen okur yavaş yol alabilir, fakat hızlı okunmaya elverişli bir anlatımı benimsiyorum.' diyen yazar için hız, romanın temel taşlarından biridir. Dolayısıyla kitaplarında uzun tasvirlere ve betimlemelere yer vermez. 


Oğuz Atay


Oğuz Atay, Tutunamayanlar'ın 1971-72'de yayınlanmasından sonra, önemli bir tartışmanın odak noktası oldu. Bu romanıyla 1970 TRT Roman Ödülü'nü kazandı. Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar, eleştirmen Berna Moran tarafından, 'hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı' olarak nitelendirilmiştir.

 

Moran'a göre Tutunamayanlar'daki edebi yetkinlik, Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır. Atay'ın büyük etki yaratan eseri Tutunamayanlar'ı 1973'te yayınladığı Tehlikeli Oyunlar adlı ikinci romanı izlemiştir. 


Emrah Serbes


'Her Temas İz Bırakır' adlı ilk romanı ile 'Son Hafriyat' isimli ikinci romanı Şubat 2008 yılında İletişim yayınlarından çıktı. Ayrıca 'Her Temas İz Bırakır' Almanca'ya çevrildi.

 

Yazarın ilk öykü kitabı 'Erken Kaybedenler', Haziran 2009 itibariyle kitapçı raflarındaki yerini aldı.

 

Ayrıca Behzat Ç. adlı polisiye dizisinin 10 bölümü ile 2011 yılında vizyona giren Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm filminin senaristliğini üstlenmiştir. 'Hikâyem Paramparça' da ise aforizmalar ve hayata dair düşüncelerini okurlarına aktarmaktadır. Son olarak iletişim yayınlarından Deliduman adlı kitabı yayımlanmıştır. 


Fatih Kaynak


"Köpekler Gibi Yalnız Öleceğiz" kitabıyla ünlenen yazar, önsözde şu ifadelere yer veriyor; 

"Sadece sokak aralarında yaşayanların değil, ışıltılı Kaf dağlarına bile çıkanların köpekler gibi yalnız ölmeyeceğini kim garanti edebilir? Hayattaki hangi tür hayatta olduğu önemli değil bütün hayatlardaki tek gerçek bu: Hepimiz, istisnasız hepimiz köpekler gibi yalnız öleceğiz"


Netice itibarıyla, görmezden gelinen gerçek karakterleri işlerken yazarın hayal gücünün sınırlarını da aşarak okuyucusunu meraklandıran ve beynini araştırmaya iten bir dil kullanılan Yeraltı Edebiyatı'nda, bu akıma mensup kaliteli bir kitabı okurken gerçekler ve hayal dünyası arasında kurulan köprüden sürekli geçmeniz gerekir.

 

Soyut ve somut kavramların birbirine kenetlendiği yazıları okurken bilinçaltınız durmadan bir sorgulama içine girer.

 

BİTTİ...


İyi Okumalar... 


Nota ve Tınıyla... 


macit.soydan@gmail.com


 



Bu yazı 14997 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI