Hayat kimine şanslı kapılarla açılır.
Doğduğu aile, aldığı eğitim, karşısına çıkan fırsatlar insanı başarıdan başarıya taşır.
Zaman ilerledikçe, kazandığı mevki, elde ettiği imkân, çevresinden gördüğü saygı kişiye sanki hiç bitmeyecek bir yolculuğun içindeymiş gibi gelir.
İnsan, düşmeyeceğini, hata yapmayacağını zanneder.
Ama hayat öyle bir sınav çıkarır ki…
Bazen iş hayatında yapılan yanlış bir ortaklık, imzalanan yanlış bir sözleşme…
Bazen aile içinde kırıcı bir söz, geri dönüşü olmayan bir karar…
Bazen de bir insanın en zayıf anında verdiği hatalı bir seçim…
Hepsi birikir ve insanı köşeye sıkıştırır.
Öyle bir hata vardır ki, yalnızca kariyerinizi değil, dostlarınızı, sevdiklerinizi, hatta kendi yaşam sevincinizi de elinizden alabilir.
İnsan pişmanlıkla kavrulur.
“Keşke” sözcüğü dilinden düşmez.
Geçmişe dönmek ister, ama ne yaparsa yapsın o hatanın bıraktığı gölge silinmez.
Ve işte o an hayat, önünüze o zor soruyu koyar:
**Ya tamam ya devam.**
Devam etmek isteyenler için yol taşlıdır.
İnsan, kendi hatasının yükünü sırtında taşımayı öğrenmek zorundadır.
Her sabah pişmanlıkla uyanmak, her gece vicdanıyla yüzleşmek kolay değildir.
Yeniden başlamak cesaret ister.
Ama bazen de öyle ağır bir noktaya gelinir ki…
İnsan ne kadar isterse istesin, artık gücü kalmaz. Pişmanlık büyür, yalnızlık çoğalır, omuzlar çökertir.
İş hayatında kayıplar, ailede kırılmış bağlar, dostluklarda bitmiş güven…
Her şey üst üste gelir. Ve bir noktadan sonra insan yaşamın anlamını yitirir.
Sonunda gerçek şudur:
**İnsanı yıkan, başarılarının eksikliği değil; hatalarının ağırlığıdır.**
Ve bazen bu ağırlık, insanın taşıyamayacağı kadar büyür.
O noktada, devam edecek gücü kalmaz.
Çevresindekiler onu hâlâ güçlü zannederken, o içten içe tükenmiştir.
Ve bir gün, sessizce pes eder.
Kimi zaman işinden elini çeker, kimi zaman ailesinden uzaklaşır, kimi zamansa kendi içindeki yaşama sevincini öldürür.
Dışarıdan bakıldığında belki hâlâ ayaktadır ama içinde çoktan “tamam” demiştir.
Geride kalanlarsa şaşkınlıkla sorar:
“Nasıl oldu da böyle bir insan bu hale geldi?”
Oysa cevabı basittir:
Biz göremedik.
Onun pişmanlıklarını, yalnızlığını, omuzlarına çöken yükü anlayamadık. O da söylemedi, anlatmadı. Ve sonunda kaybettik.
Okuyan herkesin aklında tek bir cümle kalır:
**“Tüh, neler yaşamış… Keşke biraz anlayabilseydik.”**
Nota ve Tınıyla...
macit.soydan@gmail.com
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler casino siteleri
gaziantep escort,alanya escort,gaziantep escort
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
beylikdüzü escort ,istanbul escort ,beylikdüzü escort ,ataköy escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,bakırköy escort ,esenyurt escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,beylikdüzü escort
