Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
SREBRENITSA... 1
Tarih: 12-07-2023 14:20:00 Güncelleme: 12-07-2023 14:20:00



Sevdiklerimiz, sevmediklerimiz ve sevgimize layık saymadıklarımız ölçeğinde bir dünya içinde yaşıyoruz. 


Sevgi, insanlaşmanın yaradılış gayesine uygun düşen bir hoş görmenin veya çirkinlikler adına dertlenip çığlık atmanın farklı görünüşleridir. Aşk, merhamet, şefkat, nefret, sevginin insana verdikleri veyahut insanda meydana getirdikleridir. 


Peki ya sevgisizlik.. 


İçinde duygu, merhamet, şefkat değil, tam tersi nefret besleyen kişilerin var olduğu bir coğrafyada yaşayabilmek, hatta hayatta kalabilme mücadelesi vermek. 


Evet yüzyıllar boyu barış içinde yaşayan, birbirine dostça yaklaşan insanların bu duygularının, burnu kan kokusundan başka bir şey hissetmeyen canavarlar tarafından yok edilişi... 


Bunu tüm dünya bir soykırım ya da katliam nasıl adlandırırsanız adlandırın Srebrenitsa'da izledi. İnsanlık tarihinin en büyük alçaklığı olarak nitelendirebileceğimiz bir soykırım, 11 Temmuz 1995’te Bosna-Hersek’in doğusunda yer alan ve nüfusunun çoğunluğu Boşnaklardan oluşan Srebrenitsa’da yaşandı. 


O dönemi “Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.” diye nitelendiren büyük lider Aliya İzzetbegoviç bu sözlerle yapılan soykırımın unutulmaması gerektiğini vurgulamıştı.


Evet, gecelerden bir gece, insanlar rüyamsı bir derinlikteyken, gardiyanların ayak sesleri duyulmaya başlanmıştı sokaklarda. 


İnsanlar kaçamıyordu çünkü ayakları yoktu, yanıyorlardı, katlediliyorlardı. Canları acıyor, kolları tutmuyor, elleri, yürekleri adeta çığlık atıyordu. Çoluk, çocuk, kadın, erkek, genç, yaşlı denmeden. 


Ve gardiyanlar duymuyorlardı yüreksizlikten !


Çığlıklar, "Yakmayın bizi. Kaçamıyoruz ayaklarımız yok. Çocuklarınız yanıyor. Ölüyoruz ama bizsiz sizler de öleceksiniz. Bizi hak etmiyorsunuz. Kaçamıyoruz. Canımız var ama dilimiz yok" diye göklere kadar uzanırken, o zalim eller, o gözü dönmüş, kan heveslisi insan diyemeyeceğimiz mahlukatlar adeta zevkten dört köşe büyük bir vahşete imza atıyorlardı.  


Ya çocuklar, 


Masallarla büyür her küçük insan, çocuk masalları, sihirli kulaklar, hikayeler.. 


Bütün insan manzaralarında vardır bir nebze masal. Masallar düşünce süsüdür, masallar gerçek. Hepsinde konu ulaşılmaz insan. Kiminde Pamuk Prenses, kiminde hükümder, kiminde Kırmızı Başlıklı Kız ki vahşi dünyada kurdun kuzusu.. Masallarda kötü yok; herşey iyi üstüne. Her şeyde var güzel insan.  


Ama onların masallarında hep kan oldu, gözyaşı oldu, acı oldu, ölüm oldu... 


Bu büyük katliamın gerçekleştiricilerin kendilerine göre tek bir nedeni vardı; "Büyük Sırbistan, Etnik temizlik, İslamofobi, Sırplaştırma"


Evet, tarihe Srebrenitsa Katliamı ya da Srebrenitsa Soykırımı olarak geçen bu vahşet, 11-22 Temmuz 1995 tarihleri arasında Sırp Cumhuriyeti Ordusu'nun Srebrenitsa'ya karşı giriştiği Krivaya '95 Harekâtı esnasında ve en az 10 bine yakın Bosnalı'nın Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kentinde general Ratko Mladiç komutasındaki ağır silahlarla donatılmış Bosna Sırp ordusu tarafından öldürülmesine verilen addır. 


Bütün dünyanın adeta dilinin lal olduğu, kulaklarını çığlıklara tıkadığı ve izlediği bu alçakça katliamda kadın, erkek, çoluk, çocuk, genç, yaşlı, ihtiyar denilmeden insanlar katledilmiş, Sırp Cumhuriyeti Ordusu'nun dışında katliama "Akrepler" olarak tanınan Sırbistan özel güvenlik güçleri de katılmıştır.

 

Sözde Birleşmiş Milletler'in Srebrenitsa'yı güvenli bölge ilan etmiş olmasına karşın yine sözde 400 silahlı Hollanda barış gücü askerinin varlığı bu alçaklığı önleyememiştir.

 

Sıcak bir Temmuz günü başlayan bu alçakça vahşet sonucunda bebek, çocuk ve kadınlar dâhil olmak üzere 8.000-12.000 Boşnak alçakça ve acımasızca katledilerek toplu mezarlara atılırken, savaş boyunca yüzlerce kadın ve küçük kız çocuğuna da tüm dünyanın gözü önünde tecavüz edildi.


O günlerde yaşanan bu zalimliği aradan geçen 28 yılda Bosna'lılar asla unutmadılar... Tabii katliamı izleyen birçok ülkenin üç maymunu oynadığını da...  

 

Devam edecek... 

 

Nota ve Tınıyla... 
macit.soydan@gmail.com

 



Bu yazı 15457 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI