Bu aralar kafayı belgesele takmış durumdayım. Daha evvel iki çalışmanın içinde bulunduğum için ilgimi çeken bir alan. Neyse bunu ilerleyen günlerde belki kaleme alırım.
Gelelim başlığımıza.
Sinemanın ilk eseri de bir belgesel niteliği taşısa da yıllar içerisinde kurmaca sinemanın gölgesinde büyütmüş kendini. Oysa yazılı ve sözlü tarihin, yaşamlarını merak ettiğimiz ünlü isimlerin, bazen saçma sapan görünen ama büyük endişelere yol açmış olayların, kişisel meselelerin belgelerle, büyük araştırmalarla kimi zaman keyifli, kimi zaman ilgi çekici, kimi zaman da gerilimli bir atmosferle gözler önüne seren belgesel sinemanın önemi tartışılmaz kuşkusuz.
Öyleyse seyirciye, öğrenmenin sınırı olmadığını gösteren belgesel sinemayı sevmemiz ve daha fazla belgesel izlememiz için sebeplere biraz yakından bakalım...
Her şeyden önce öğrenmenin bir sınırı olamayacağını gösterir bizlere. Öğrenmeye aç bünyelere ilaç gibi gelir. Belgesel, seyirciye sunulan belgelerle o konunun bilirkişisi gibi hissettirir kişiye kendini.
Belgesel sinema deryasına kendinizi kaptırdığınızda bu türün sadece hayvan belgesellerinden ibaret olmadığını anlarsınız. Az önce de dediğimiz gibi neredeyse her konudan belgesel çıkabilir önünüze. Çok basit bir şey gibi görünen bir konunun asla tahmin edemeyeceğiniz iç yüzüne bir yolculuğa çıkarsınız.
Öyle ki hayvanların doğal yaşam alanlarını, çiftleşmelerini, yediklerini, içtiklerini izlemekten çok onların modern yaşamda nasıl endüstrileştirildiklerinden tutun da... Onların şehir içindeki yaşamlarına kadar bir yolculuğa çıkarabilirler sizi bu filmler.
Kimi zaman bir kişiyi merceğine alan belgesel, merak ettiğimiz hayatları tüm şeffaflığıyla gözler önüne sererken... Bazen başarı dolu bazen mücadelelerle geçmiş o hayatlardan dersler almamızı da sağlar.
Bir sanatçının özel yaşamını, eserlerini nasıl ürettiğini gazetelere verdiği röportajlarından daha fazlasını öğrenirsiniz... Amy Winehouse'u bilirsiniz mesela. Onunla ilgili çekilen Amy belgeselinde gördüğümüz gibi... 21. yüzyılın en önemli seslerinden birinin asla huzur bulamamış yaşamına konuk eder bizi film.
Hiç ummadığımız, hiç bilmediğimiz meseleleri irdelerken ufkumuzu açar. Çünkü hiç bilmediğiniz bir yerlerde, çok uzak diyarlardaki yaşamlara misafir eder bizi kamerasıyla. Belki adını bile duymadığınız bir ülkenin küçücük bir köyünde yaşananlara, sorunlara değinirken; ufkunuzu genişletir. Bir konuyu tüm açıklığıyla, belgeleriyle kameraya yansıtırken, bizlere de hayata farklı pencerelerden bakmayı öğretir.
Sunduğu belgeler konunun bin bir farklı kapısını aralarken seyircinin de olayları mukayese etmesine, kişilerle empati kurmasına olanak sağlar. Çünkü belgesel sinema her türden bilgiyi keyifli, ilgi çekici ve belgelere dayalı bir anlatımla önünüze serer.
Bir belgesel film anlatacağı konunun tüm araştırmalarına hakimdir ve seyirciye de bunu sunar. Bazen arşiv görüntüleriyle hiçbir yerde elde edemeyeceğimiz bilgilere ışık tutarak sadece irdelediği konuyu değil seyirciyi de aydınlatmaya çalışır.
Bazen yönetmen de izleyiciyle birlikte o öğrenme aşamasına dahil olduğu için araştırmanın tam bir parçası oluverirsiniz.
Yönetmenin bir sonraki adımında karşısına ne çıkacağını kimse bilemez... Konunun üzerine ısrarla giden bir yönetmense bir de o film tadından yenmez! Araştırmacı ruhu olanlar, ne demek istediğimizi de çok iyi anlayacaktır.
Son derece önemsiz görünen olayların perde arkasında olup bitenleri keşfetmemizi sağlayarak aslında hiçbir şeyin göründüğü kadar masum olamayacağını da gösterir bizlere.
Bazen de bir kurmaca filmin veremeyeceği hazzı, gerilimi, endişeyi, dramı verir. Çünkü izlediğimiz her şey gerçekliktir, bazen inanmakta zorlansak da tüm o gerçeklikle ürpeririz.
Belgesel filmlerin cezbedici tarafıdır o gerçeklik, o nedenle bazen senaryonun hissettiremeyeceği şeyleri iliklerinize kadar hissettirir.
Karakterleriyle birlikte düşündürür bazen, kimi zaman da hiçbir öznellik katmadan doğrusuyla yanlışıyla işlediği konuyu tamamen sizin özgün fikrinize emanet eder. Kısacası beynin işlerliğini sürdürmesine yardımcı olur!
Öğrenmek ve bilgi; sonu gelmeyen iki önemli olgudur, belgesel sinema da yaşamımız boyunca bizi öğrenmeye ve bilgi edinmeye yönlendirir.
Bence saçma sapan sosyal medya hesaplarına takılacağınıza ya da cep telefonu veya bilgisayarınızda oyun oynayacağınıza veya fal açacağınıza bence oturun belgesellere bir göz atın da ufkunuz açılsın.
Nota ve Tınıyla...
macit.soydan@gmail.com