Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
SANDVİÇ NESİL...
Tarih: 02-09-2023 16:48:00 Güncelleme: 02-09-2023 16:48:00



Sandviç Nesil...


Bu kavramı görünce gülümsemiş olabilirsiniz. Muhtemelen de aklınıza birbirinden şık hazırlanmış sandviçler gelmiştir. 

Seven Brands Sosis & Sandviç, Istanbul Online Sipariş & Menü - Yemeksepeti

Ama öyle değil işte.))


En geniş anlamıyla “sandviç nesil”, yaşayan ebeveynleri ve çocukları olan (hatta belki torunları), ve bunların ortasında kalan kuşak anlamına geliyor. Daha spesifik olarak, bu kavram genellikle hem ebeveynlerini hem de çocuklarını, ya da onların da çocuklarını maddi, fiziksel veya duygusal olarak destekleyen orta yaşlı insanları ifade ediyor. 

 

Sandviç nesilde bulunan kişiler aile içindeki fazla yükümlülükleriyle başa çıkmak için iş yeri alışkanlıklarını daha çok değiştirmeye meyilli oluyorlar.

 

Örneğin, işe gitmedikleri gün sayısını artırıyorlar, daha yüksek bir pozisyon ihtimalini reddediyorlar, bu hareketlerinden doğan düşük maaşı kabul etmek zorunda kalıyorlar. Ayrıca bu kişiler sadece yaşlanan ebeveyninin bakımıyla ilgilenen kişilere göre iş yüklerini dengelemek için kişisel hayatlarından daha çok feragat ediyorlar.

 

Özellikle pandemi döneminin sandviç nesil olarak nitelendirilen insanların sayısını daha da arttırdığını yaşadık. Yetişkin çocukların yaşam koşulları sebebiyle ebeveyn evlerine dönmesi, yaşlı kuşağın yeni bakım çeşitlerine ihtiyaç duyması gibi konular, arada kalan kuşağı hem maddi hem de manevi açıdan daha fazla bakım vermeye yönlendirmişti.  

Sandviç Nesil | Elliyiz.com

Sandviç nesil, kendi yetişkin çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaya tekrar başlarken ya da devam ederken, bir yandan da ebeveynleri yaş aldıkça, onlara da bakmaktan sorumlu konuma gelebiliyorlar. 

 

Bu kuşağın giderek arttığı bir gerçek. Bazen durumun kişilerde bir haksızlık hissi uyandırabildiğinden de bahsediliyor. Bu kişiler belki çalışacağı kadar çalışmış, emeklilik zamanı gelmiş ve farklı hobilerine yöneleceklerken, bir anda hem ebeveyn bakımı, hem de çocukları ya da torunlarına verdikleri bakım ile kendilerini sıkışmış hissedebiliyorlar. 

 

Kişisel hayatlarından bir nevi feragat etmiş oluyorlar. Çeşitli araştırmalarda bu kişilerde bakım veren tükenmişliği, depresyon, suçluluk ve izolasyon duyguları görülebildiği belirtiliyor.

 

Aynı anda iyi bir eş, iyi bir anne/baba, iyi bir çocuk ve hatta iyi bir büyükanne/büyükbaba olmaya çalışmak gerçekten kolay olmasa gerek. 

 

Kafamızda bu nesle ilişkin az çok bir şeyler oluştuğunu düşünüyorum. Sizin de yakınınızda bu kuşağa dahil olanlar varsa, belki de onlara farklı bir gözle bakarak, ihtiyaçlarını  sormak ve bir şekilde desteklendiklerini hissettirmek harika olabilir. 

 

Bu arada çok kısa da olsa aynı ismi taşıyan bir kitaptan da bahsetmek isterim. 

Sanat Kitabevi | Sandviç Nesil [GENİŞLETİLMİŞ 2. BASKI]

İlk kez 2011 yılında yayınlanan ve 2014 tarihinde de ikinci baskısı gerçekleştirilen bir dönem hikayesi. 

 

"Üç kızkardeşin eski Ankara Anıları - SANDVİC NESİL"

 

İsminden de anlaşılacağı gibi Siber Göksel (Prof. Dr.), Rezzan Kellecioğlu ve Bilgü Taşlıca tarafından kaleme alınan 160 sayfalık bu eserde, üç yazarın geçmiş yıllarda yaşadıkları hatıralar dile getirilmiş. İçinde yukarıda da bahsettiğim yaşam tarzına da değinilerek tabii. 

 

Son olarak kitaptan dönemin Ankara Garı'nı anlatan kısa bir alıntıyla yazımı bitirmek isterim. 

 

"‘Ankara Ekspresi üzerinde mutlaka durmak gerekir. Kendi başımıza yolculuk yapacak hale geldiğimizde ve sonraları yıllarca hep ‘Yataklı Ankara Ekspresi’ ile seyahat ettik. O zamanın treni ‘Vagon lee cook’ çok güzeldi. Kompartımanlar maun rengi kaplamaydı, bir tarafta manzara tablosu bir tarafta ayna yerleştirilmişti. Bazen iki kompartıman arasında kapı olur, kalabalık aileler için o kapı istendiğinde açılırdı. Perdeler şık, bordo renkli kadifeydi. Kompartımanda iki yatak açılır, en üstteki üçüncü yatağın açılabilmesi de mümkündü. Kanepenin üzerine değil yatağa yatılırdı. O zamanlar yastıklar mutlaka kuştüyüydü. ….Sık yolculuk yapanlara meyve tabağı ikram edilirdi. O zamanlar kompartımanda buzdolabı yoktu. Tren çok rahattı ama hep rötarlıydı."

 

Nota ve Tınıyla... 

 

macit.soydan@gmail.com



Bu yazı 15426 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI