Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
SALLA GİTSİN - 4 (ASPARAGAS) - SON...
Tarih: 18-07-2024 17:30:00 Güncelleme: 18-07-2024 17:46:00


 
 
Yazı dizisinin sonuna gelmişken iki küçük örnek vermek isterim.
 
 
 
 
Eğer haberleri televizyon veya gazete dışında internetten takip ediyorsanız son günlerde Türkiye'de sürekli karşınıza özellikle iki konuyla ilgili bol bol yalan yanlış yazılan haberler dikkatinizi çekmiştir.
 
 
 
 
Biri malum emekli maaşları ile ilgili, diğeri de futbolda transfer sezonunun başlamasıyla beraber yazılıp çizilenler. 
 
 
 
Neredeyse her saat başı bu sitelerde emekli maaşlarının ne kadar olacağı, hangi gün verileceği ile ilgili yazılar haberler görürsünüz. Ya da yine dünya üzerinde yaşayan ne kadar popüler futbolcu varsa Türkiye'ye transferiyle ilgili atmasyon yazılar.
 
 
 
Ve maalesef ki insanlar bunlara inanıyor. Halbuki ciddi haber sitelerinde veya televizyon kanallarında konuyla ilgili bir bakanın açıklamasına ya da bir kulüp yöneticisinin sözlerine kulak kabartsalar bunların tamamen uydurmaca olduğunu anlayacaklar ancak toplum maalesef yalan habere endeksli olarak yaşıyor. 
 
 
 
Yani atılan her başlığa inanmayın... 
 
 
 
Son olarak bitirirken, yalan haberin diğer adı olan ve geçmişten günümüze özellikle de medya mensupları tarafından sıkça kullanılan asparagas deyiminin nereden çıktığına da kısaca bir gözatalım isterseniz; 
 
 
 
 
İkinci Dünya Savaşı’ndan galip çıkan Amerika Birleşik Devletleri, savaş sonrasını tüketim ve lüks yaşamı baş tacı ederek yaşıyordu. 1950’lerle beraber Türkiye’nin de bu toplumsal ve siyasal değişimden etkilenmesi kaçınılamazdı.
 
 
 
 
Basın sektörü bu alanda gereken adımları hızlıca atmıştı. Sedat Simavi’nin 1948 yılında kurduğu Hürriyet Gazetesi bu alandaki en önemli işaretlerden biriydi. Gazeteler artık Amerikan stili sansasyonel gazeteciliğe yöneliyor, birinci sayfalarında çoğunlukla çarpıcı resimler ve magazin haberleri yer alıyordu.
 
 
 
Haberlerin doğru olması değil, ilginç olması önemli hale gelmişti. Türkiye basınında gazeteler, seks, çıplaklık, magazin gibi olguların yayılma ve sembolü haline geliyordu.
 
 
 
 
İlerleyen zamanlarda Haldun Simavi’nin Hürriyet’ten ayrılarak 26 Kasım 1968’de Günaydın Gazetesi’ni kurması elbette tesadüf değildi. Haldun Simavi’nin bu formüller çerçevesinde çıkarttığı Tan ve Gırgır kırılması zor satış rekorlarına imza atmıştı.
 
 
 
 
Gerçekliğin haberi değil, haberin gerçekliği yarattığını fark eden Hürriyet Gazetesi’nin iki muhabiri; Yurdaer Acar ve Yener Tuğrul’un yaptığı atlatma haber, Haziran 1963’te yayınlandı. Haber, Yener Tuğrul’a, fotoğraflar ise daha sonra Yurdaer Acar’a aitti.
 
 
 
Habere göre, New York’lu Betty ismindeki genç kız, Yaşar ismindeki Türk erkeği ile tanışmış ve ona aşık olmuştu. Her zaman olduğu gibi genç kızın zengin babası ilişkiyi onaylamamış ve iki aşık Türkiye’ye kaçıp Bebek taraflarında bir gecekonduda yaşamaya başlamıştı.
 
 
 
Betty ve Yaşar çifti bu gecekonduda yemek pişirip nikah gününü beklerken Yaşar da geceleri gitar çalarak aşk şarkıları söylüyordu. “Amerikalı kız, Türk sevgilisiyle bir gecekonduda yaşıyor” başlığıyla verilen haberde Yurdaer Acar’ın çektiği gecekondunun fotoğrafı da yer alıyordu. Sözde gecekondunun kapısının üstünde ise korsan sembolüyle beraber “Azparagas” ifadesi yer alıyordu.
 
 
 
 
Hürriyet’in önemli isimlerinden New York Bürosu şefi Doğan Uluç, Türkiye basınının son 50 yılını kaleme aldığı “Kupa Ası, Olaylar İçinde Olaylar” isimli kitabında “Asparagas olayının” ayrıntılarına da değiniyor.
 
 
 
Doğan’ın anlatımına göre gazetenin editörü de gecekondunun girişindeki Asparagas kelimesine takılarak Yurdaer Acar’a kelimenin anlamını soruyor. Bunun üzerine Acar, “Bunlarda para az, gerisi gaz” şeklinde bir cevap veriyor.
 
 
 
Kısa süre sonra diğer gazetelerin bu konuya ilgi duymaları ve konuyu araştırmaları neticesinde böyle bir olayın olmadığı ve haberin uydurma olduğu ilan ediliyor ve Betty ismindeki kızın Amerikalı olmadığı, gitar çalan gençle de kardeş olduğu ortaya çıkıyor.
 
 
 
 
Bunun üzerine literatüre geçen Asparagas kelimesi yalan, uydurma ve kurgu haberleri tanımlamak için kullanılıyor. Türk Dil Kurumu’nun Büyük Türkçe sözlüğünde ise “uydurma” olarak yer alıyor. Kulübenin girişinde yazan “Azparagas” kelimesinin tam olarak ne anlama geldiği şimdilik bilinmese de Latincede yer alan “Asparagus” kelimesi kuş konmaz bitkisini tanımlamak için kullanılıyor.
 
 
 
Yalan haber ya da bir diğer ismiyle asparagas (azparagaz zamanla asparagas olarak basın diline yerleşti) ile ilgili benim özetle yazacaklarım bu kadar. Eğer konunun detayına inmeye kalkarsanız inanın oldukça kalın bir kitap olur :))
 
 
 
 
Siz siz olun, her gördüğünüz başlığa inanmayın, bilmediğiniz sitelere girmeyin, yetkililer tarafından teyit edilmeyen hiçbir yazıyı da kaale almayın yeter... 
 
 
 
 
Yine son olarak bitirirken, gerçi artık klavye var, kalem yok ama yine de büyük bir gazetecinin ünlü sözünü burada ister klavye, isterse de kalem kullanan herkese hatırlatmak isterim... 
 
 
 
 
Ne demişti Hürriyet'in kurucusu Sedat Simavi genç meslektaşlarına, 
 
 
 
 “Kalemine daima efendi kal, uşak olmamaya gayret et. Mecbur kalırsan kır, sakın satma.”
 
SON... 
 
 
Nota ve Tınıyla... 
 
 
macit.soydan@gmail.com


Bu yazı 13785 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI