Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
ŞAİR CEKETLİ ÇOCUK...
Tarih: 25-06-2023 20:30:00 Güncelleme: 25-06-2023 20:30:00



"Ben nerden bilecektim ki ölümün ince belli bir bardak çayla dudak arasında olduğunu... İşte gidiyorum bir şey demeden, arkamı dönmeden, şikayet etmeden, hiçbir şey almadan, bir şey vermeden, yol ayrılmış, görmeden gidiyorum..."

 

diyerek veda etti çok sevdiği ülkesine... 

 

O bir ağacın, hayvanın, çocuğun, kadının ya da bir halkın acısını görürdü. 

 

Kimbilir nasıl da acı çekti yaşadığı kısacık süre boyunca. Aslında ne kadar da güçlüydü. Varlığıyla Karadeniz’in sarp dağları gibiydi -inatla direnişi, devrimciliği bundandı- kalbi ise hemen yağıveren bulutlarıydı o heybetli dağların...

 

Çaresizliğin katlanılmazlığını şarkı söyleyerek unuturdu. Sahneden başka hiç bir yere ait hissetmezdi kendini... Belki de sadece oradayken affedebilirdi o acı veren ya da acı çeken insanları. Hepsi bir arada olabiliyorlar çünkü. Aynı evde, aynı sofrada, aynı şehirde aynı ülkede, aynı konserde… Onları da iyileştiriyordu, çünkü hepsi bu lanet ettiği sistemde birer kurbandı belki de…

 

İhmalsizlikten kaynaklanan bir facianın getirdiği hastalıkla elinden geldiği kadar mücade etti ama ömrü yetmedi. 


Bundan tam 18 yıl önce, henüz ömrünün baharındayken ve daha 34 yaşındayken sonsuzluğa uğurladık onu. 


Yakınmadan, sızlanmadan, hissettirmeden, kırmadan, üzmeden, 


"Bu arada hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, 


Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. 


Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. 


Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik" 


dizeleriyle, 


"Teşekkürler dünya." diyerek veda etti tüm devrimciliğiyle sevenlerine... 

 

Işıklar içinde uyu "Şair Ceketli çocuk" 

 

Işıklar içinde uyu "Kazım Koyuncu"... 

 

Nota ve Tınıyla... 
macit.soydan@gmail.com

 



Bu yazı 13322 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI