beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
RAMAZAN SOFRALARI VE VİCDAN...
Tarih: 12-03-2026 12:12:00 Güncelleme: 12-03-2026 12:12:00


 

Ramazan ayı, paylaşmanın, sabrın ve dayanışmanın en çok hatırlandığı zamanlardan biridir.

 

Gün boyunca tutulan oruç, insanın yalnızca aç kalmasını değil; aynı zamanda başkalarının açlığını anlamasını, empati kurmasını ve elindekini paylaşmasını da öğretir.

 

Ne var ki günümüzün görüntüsüne baktığımızda bazen bu ruhun gölgede kaldığını düşünmeden edemiyoruz.

 

Televizyon kanallarını açtığımızda ardı ardına yemek programları, reklamlarda türlü türlü sofralar, gösterişli iftar davetleri karşımıza çıkıyor.

 

Bir masada onlarca çeşit yemek, tabaklar dolusu tatlılar, sanki bu ayın ruhu biraz da bu zengin sofralarda ölçülüyormuş gibi sunuluyor.

 

Oysa Ramazan’ın özünde gösteriş değil, sadelik vardır.

 

İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

 

Bu kadar çok hazırlanan yemeklerin akıbeti ne oluyor?

 

Sofrada yenmeyen, tabakta kalan, fazladan yapılan yemekler gerçekten ihtiyaç sahiplerine mi ulaşıyor?

 

Yoksa çoğu zaman çöpe mi gidiyor?

 

Belki bir kısmı sokak hayvanlarına veriliyordur; ama yine de bu kadar büyük bir israf ihtimali insanın vicdanını rahatsız ediyor.

 

Dünyanın başka köşelerine baktığımızda tablo daha da düşündürücü hâle geliyor.

 

Özellikle Afrika başta olmak üzere pek çok ülkede çocuklar bir dilim ekmek bulmakta zorlanıyor.

 

Açlıkla mücadele eden milyonlarca insan varken, sofralardaki bu gösteriş gerçekten gerekli mi?

 

Bu soru sadece başkalarına değil, hepimize yöneltilmiş bir sorudur.

 

Elbette kimsenin sofrasına, kimsenin lokmasına karışmak doğru değildir.

 

İnsanlar imkânları ölçüsünde iftar sofraları kurabilir, sevdikleriyle paylaşabilir.

 

Fakat belki de Ramazan’ın hatırlatmak istediği şey tam da burada saklıdır:

 

Sofranın büyüklüğü değil, paylaşmanın samimiyeti önemlidir.

 

Belki biraz daha sade sofralar kurmak, artan yemekleri ihtiyaç sahipleriyle paylaşmak, mahalledeki yoksulları gözetmek, hatta kapının önündeki bir sokak hayvanına bir kap mama bırakmak…

 

Ya da bir şekilde yurtdışında açlıkla savaşan o çocuklara ulaşabilmek…

 

İşte o zaman Ramazan sadece sofralarda değil, gerçekten kalplerimizde de yaşanmış olur.

 

Çünkü Ramazan, yalnızca aç kalmak değil; vicdanları da doyurabilmektir.

 



Bu yazı 5634 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI