Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
Pazar(lık) - 2 -
Tarih: 24-06-2023 17:08:00 Güncelleme: 24-06-2023 17:08:00



DENİZ YILDIZI

 

Adam okyanus sahilinde yürüyüş yaparken, denize telaşla bir şeyler atan birine rastlar. Biraz daha yaklaşınca bu kişinin, sahile vurmuş deniz yıldızlarını denize attığını fark eder ve;
'Niçin bu deniz yıldızlarını denize atıyorsun?' diye sorar. 

 

Topladıklarını hızla denize atmaya devam eden kişi; 'Yaşamaları için' yanıtını verince, adam şaşkınlıkla:

 

'İyi ama burada binlerce deniz yıldızı var. Hepsini atmanıza imkan yok. Sizin bunları denize atmanız neyi değiştirecek ki ?' der.

 

Yerden bir deniz yıldızı daha alıp denize atan kişi,
'Bak onun için çok şey değişti,' karşılığını verir...

*****

 

MERTLİK 

 

Geçmişin büyük bilginlerinden biri, yorgun bitkin bir halde uzun bir yolculuktan dönmüş, ter ve kir ağırlığı da buna eklenmişti. 

 

Yurduna yuvasına kavuşan bilginin ilk işi hamama gidip kendisine en fazla rahatsızlık vermiş olan kir ve terden kurtulmak oldu. 

 

Hamamda kendisini yıkayan tellak görgüsü kıt biriydi. 

 

Yıkanma kesesine dolan avuç avuç kirleri suya tutacağına 'Ne kadar kirlisin' der gibi bilgin zatın önüne yığıyordu. Keseleme işi devam ederken, tellak keselediği şahsın ilim sahibi biri olduğunu öğrenince,

 

'Efendim madem siz derin bir bilginsiniz 'mertlik nedir?' bana açık seçik anlatır mısınız?' dedi.

 

Yıkanmakta olan büyük bilgin tellağa bir incelik dersi vermenin fırsatını yakalamıştı ve şu karşılığı verdi ;

 

'Mertlik, kimsenin ayıp ve kusurlarını yüzüne vurmamak, kirlerini kendisine göstermemektir'

 

***** 
TABLONUN DEĞERİ 

 


Çocuk, kıt kanaat biriktirdiği tüm para ile çok sevdiği abisine doğum günü hediyesi almaya karar verir. 

 

Bir dükkanda gördüğü tabloyu almayı kafaya koyar. Çırak olarak çalışabileceği bir iş bulur ve dükkana gider.
 

 

Şanslıdır, tablo hala satılmamıştır, hatta resmi yapan ressam o gün arkadaşı olan dükkan sahibini ziyarete gelmiştir. 

 

Çocuk içeri girer, tabloyu bir süre yakından izledikten sonra:
 

-Abimin doğum günü için bu resmi satın almak istiyorum. Tüm param da bu kadar, der.
 

Olanı biteni gören ressam, mağaza sahibine bir göz işareti yapar. Satıcı tabloyu paketler ve çocuğa verir.
 

Çocuk yüzünde tebessüm, paketi alır ve koşa koşa dükkandan çıkar.

 

Satıcı ressama dönerek sorar:

 

-Sen de biliyorsun ki bu resmin ederi çok fazladır. Neden böyle bir şey istedin?

 

Ressam şu cevabı verir:

 

-Evet, ben bu resme milyonlarını verecek bir sürü insan bulabilirdim, ancak tüm servetini bu resme verecek kaç kişi tanıyorsun?

***** 
GÖRMEK İÇİN GÖZ ŞART DEĞİL 

Adamın biri, ilk defa gittiği bir kasabada şaşkın şaşkın gezindikten sonra yol kenarında duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa:

 

"Buraların yabancısıyım. Parkın hemen yanı başındaki fırını arıyorum. Çok yakın olduğunu söylediler" demiş. 

 

Çocuk arabanın penceresini iyice açtıktan sonra:

 

"Ben de buraya ilk defa geliyorum. Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde" karşılığını vermiş. 

 

Adam, çocuğun da yabancı olmasına rağmen bunu nasıl anladığını sormuş ister istemez. 

 

Çocuk:

 

"Ihlamur çiçeklerinin kokusunu duymuyor musunuz?" diye gülümsemiş. "Kuş cıvıltıları da oradan geliyor zaten" 

 

"İyi ama" demiş adam. "Bunların parktan değil de bir tek ağaçtan gelmediği ne malum?" 

 

"Tek bir ağaçtan bu kadar yoğun koku gelmez" diye atılmış çocuk. "Üstelik manolyalar da katılıyor onlara. Hem biraz derin nefes alırsınız, fırından yeni çıkmış ekmeklerin kokusunu da duyarsınız" 

 

Adam, gözlerini hafifçe kısarak denileni yaptıktan sonra, cebinden bir kağıt para çıkartıp teşekkür ederken fark etmiş onun kör olduğunu.

 

Çocuk ise, konuşurken bir anda sözlerini yarıda kesmesinden anlamış, adamın kendisini fark ettiğini.

 

Işığa hasret gözlerini ondan saklamayı çalışırken:

 

"Üç yıl önce kaza geçirmiştim" demiş. "Görmeyi o kadar çok özledim ki... Sizinkiler sağlam, öyle değil mi?" 

 

Adam çocuğun tarif ettiği yerde bulunan fırına doğru yönelirken:

 

"Artık emin değilim" diye cevaplamış. "Emin olduğum tek şey, benden daha iyi gördüğün"

 

Nota ve Tınıyla... 

macit.soydan@gmail.com



Bu yazı 13220 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI