Paranoid kişilik bozukluğu genel tanımı ile kişinin diğer kişilere aşırı derecede nedensiz ve süreklilik arz eden bir şekilde şüpheci ve güvensiz yaklaşımı olarak bilinir. Yani, kişinin günlük yaşamını etkiliyorsa, sorumluluklarını engelliyorsa ve sık sık tekrar ediyorsa bu teşhis konabilir.
Bu kişiler, genellikle şüpheci ve öfkeli yaklaşımlarından ötürü yakın ilişkiler kuramazlar.
Kuşkucu, gergin, alıngan tiplerdir. Diğer kişilerin onlar hakkında kötü düşünceler beslediğini düşündükleri için yalnız kalmayı tercih ederler. Bu tür insanlarda başkalarına soğuk, mesafeli duran, çabuk eleştiren, eleştiri kaldıramayan özelliklere sıklıkla rastlayabilirsiniz.
Bu rahatsızlığa sahip kişiler, çevresindeki insanlar üzerinde aşırı kontrol sağlama gereksinimi duyarlar; bunu yapamadıklarında şüphecilikleri artar ve öfkelenirler. İşbirlikçi bir yapıya sahip değildirler, katıdırlar, eleştireldirler fakat eleştirilmeyi kabullenmezler.
Genellikle içlerinde kendilerini aşırı derecede büyük görme fantezileri vardır; bunun dışa vurumu karşısındaki kişilere, özellikle ilişki içinde bulundukları ve iletişim kurmak zorunda oldukları insanlara baskın ve eleştirel bir tutum sergilemeleri şeklinde görülür.
Aşağılandıklarına ve kullanıldıklarına inandıklarından kendilerini değersiz hissettikleri için bu durumu aşırı büyüklük fantezileri ve bu fantezilerin dışa vurumu ile telafi etmeye çalışırlar.
Paranoid kişilik bozukluğu ve şüpheci kişilik özellikleri olan kişilerde belirgin durumlar şunlardır:
*** Belirli kişiler tarafından ya da iletişim geçtikleri bir çok insanla kurdukları ilişkilerde karşı tarafın herhangi olumsuz bir tutumu, tavrı, ya da sözünü aşağılama ve tehdit olarak algılama eğilimleri vardır. Birisinin yararına, kendi istekleri ile dahi bir şey yaptıklarında kullanıldıklarını ve karşıdaki kişinin kendilerinden faydalandığını hissederler.
*** Toplumun ve arkadaş gruplarının güvenilir olmadıklarına ve her an kendilerine bir zarar vereceklerine inanırlar. Ağır kişilik bozukluğu söz konusu ise kimsenin yanında güvende hissedemeyeceklerini hissederler. Bu durum, kişilik bozukluğu olmayıp kişide bir kişilik özelliği olarak varsa insanlara ve onların davranışlarına şüpheci ve temkinli yaklaşma gerekliliği hissedilir. Bu his insanların çoğuna genellenmez ve çok şiddetli hissedilmez.
*** Aşırı ketumdurlar, kendileri ile ilgili mevzuları paylaşmaktan korkarlar ve genellikle paylaşmazlar. Eğer bir başkasına sırrını vermişler ise ya da iç dünyaları ile ilgili bir şey paylaşmışlarsa, açıldıkları kişinin bunu sağda solda konuştuğunu düşünürler ve çevrelerindeki diğer insanlarda bunun delilini ararlar. Bu bilginin art niyetli kullanılacağını düşünürler. Yanlarından biri geçerken selam vermek için gülümsediğinde bunun altında paylaştığı konu ile ilgili gizli bir mana var mı diye bakarlar.
*** Yaşanan bir olay ya da söylenen bir söz kendileri ile ilgili olmadığı halde kendilerine yönelik bir imada bulunulduğundan şüphe ederler. Konuştuğu kişinin söylediklerinin genelinde ya da sadece bir kelimede gizli anlamlar ararlar. Kimse onların yararı ve çıkarı doğrultusunda bir şey söylemiyordur; onlar için, karşısındaki kişinin söylediğinin arkasında mutlaka gizli bir mana vardır.
*** En yakınlarında olan insanların yaptıkları olumlu yaklaşım ve tutumları görmezler; bu insanlarla ilgili en ufak bir sorun olduğunda dahi onları vefasızlıkla suçlarlar.
Dolayısıyla lafı fazla uzatmadan,
Ruh sağlığınız açısından,
Çevrenizde, yakınınızda, çok çok yakınınızda böyle kişi veya kişiler varsa mutlaka uzak durun.
Ben şahsen öyle biriyle karşılaşırsam (NET) ani bir U dönüşü yapıp uzaklaşacağım...
Nota ve Tınıyla...
macit.soydan@gmail.com