beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
ÖZGÜN MÜZİK : SESSİZ ÇIĞLIĞIN YANKISI...
Tarih: 04-01-2026 15:36:00 Güncelleme: 04-01-2026 15:36:00


 

Bir dönem Türkiye’de arabesk rüzgârı sert esti…

 

 

Acının, kaderciliğin, “boyun eğmenin” şarkıları dillerdeydi. 

 

 

Sokaklarda, berberlerde, otobüslerde, gece yarılarında açılan radyolarda hep aynı tını: 

 

 

İç çekiş. 

 

 

İnsan, kendi talihine itiraz etmeye cesaret edemediği günlerde arabeski dinlerdi. Çünkü arabesk çoğu zaman, “Ne yapalım, hayat böyle…” der gibi boynu bükük bir teslimiyetin dilidir.

 

 

Sonra bir gün…

 

 

Toplumun kalbinde yıllardır biriken başka bir sızı patladı ve adına *özgün müzik* dediler. 

 

 

Ne tam türküydü, ne tam protest, ne de öylesine bir akım. Bir ruh halinin adıydı aslında.

 

 

Çünkü insan bazen kaderine üzülmekle yetinmez; bir gün gelir, “Ben bu böyle gitmesin istiyorum!” der.

 

 

Özgün müzik tam da o cümlenin bestesiydi.

 

 

Arabeski acıyı içe gömmek için dinlerdik…

 

 

Özgün müziği ise acıyı dönüştürmek için.

 

 

Kimi “Bu da arabeskin başka bir versiyonu” dedi. Kimi “Fazla isyankâr!” diye yakındı. Ama insanlar neden dinledi, niye sardı bu ülkeyi bir anda?

 

 

Çünkü özgün müzik, insanı aşağı çekmeden duygusuna dokunuyordu.

 

 

Çünkü acıyı kutsamıyordu; anlamlandırıyordu.

 

 

Çünkü “Ben de böyle hissediyorum” diyen milyonlara bir çıkış yolu veriyordu.

 

 

Sokaklarında adalet arayan gençler, evinde ekmek hesabı yapan anneler, umutla sınanan babalar, aşkın orta yerinde yarımlık hissedenler… 

 

 

Hepsi aynı şarkılarda buluştu. Bu müzik, kimsenin derdini küçümsemeyen, ama kimseyi de kaderin önünde eğmeyen bir dildi.

 

 

Belki de bu yüzden tuttu.

 

 

Bu yüzden büyüdü.

 

 

Bu yüzden bir dönem herkes kendini bu şarkılara emanet etti.

 

 

Çünkü özgün müzik bir tür değildi…

 

 

Bir ihtiyaçtı.

 

 

Bazen toplum öyle bir noktaya gelir ki, susmak imkânsız olur. 

 

 

Bir ses çıkar ortaya; kırgın, temiz, meydan okuyan… 

 

 

İşte bu müzik o sesin yankısıydı. 

 

 

İnsanlara, “Sen yalnız değilsin, derdin de seninle konuşur” hissini veren bir yol arkadaşıydı.

 

 

Ve en önemlisi…

 

 

Arabesk “içimdeki acı beni esir aldı” derken, özgün müzik “içimde bir acı var ama ben ayaktayım” diyordu.

 

 

**Sonuç**

 

 

Özgün müzik, bu toplumun ruhundaki en çıplak gerçeği söyledi:

 

 

**İnsan, acısından doğan umuda her zaman tutunur.**

 

 

İşte bu yüzden bir dönemin en çok dinlenen, en çok hissedilen müziğiydi. 

 

 

Çünkü sadece kulağa değil, insanın içindeki kırılgan ama direnen bir yerlere sesleniyordu.

 

 

Nota ve Tınıyla...



Bu yazı 1527 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI