Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
ONLAR SAVAŞIN ÇOCUKLARI... 1
Tarih: 13-10-2023 17:23:00 Güncelleme: 13-10-2023 17:23:00


Maalesef bulunduğumuz coğrafya gereği sık sık yanı başımızda olan yeni ya da alevlenen bir savaşın sesi, görüntüsü ve endişesi ile baş başa kalıyoruz. 

 

Son olarak geçtiğimiz günlerde yeniden başlayan ve adeta ateş topuna dönen İsrail - Filistin savaşı tüm dünyanın gündemine bir anda oturuverdi... 


Filler tepişir, Çimenler ezilir misali burada da son Rusya - Ukrayna arasındaki savaşta görüldüğü gibi en masum ve zarar gören kesim yine çocuklar oluyor...  


Kendilerinin savaşı olmayan savaşlarda yine kendilerini koruyamadıkları için en kolay ölen, yaralanarak uzun süre hastanelerde kalan, uzuv kaybı yaşayanların başında genellikle hep onlar geliyor.  


Onları koruyamayan ebeveynlerinin çaresizliğine ve korkularına tanık olmak, kaybolmak, şiddete uğramak, en acımasız şiddeti izlemek yetmezmiş gibi, çocuk asker olarak kullanılan ve şiddete katılmaya zorunlu bırakılanlar da çocuklar oluyor. Artık çocuk olmaktan çıkan, öfkeli, acımasız, kimseye güvenmeyen, geleceğe baktıklarında sadece karanlık gören çocuklar haline bürünüyorlar.


Bu çocuklar savaşlar bittikten sonra, her şey düzelmiş görünse de, savaşın etkilerini yaşamları boyu taşıyorlar.  Uzun dönemde, korkular, rüyalar, olayların hatırlanması, yeniden olacak beklentisi izlenebiliyor.

 

Savaş çocukları barış zamanında, ölümü doğal sayan, saldırgan olmanın ve bazı nedenlerle öldürmenin doğru olduğunu düşünen bireyler olabiliyorlar. Her şeye rağmen güven duyguları korunabilenler ise tam aksine bir daha savaş olmaması için çalışan, ya da olduğunda yaraları sarabilecek eğitime sahip kişiler olmaya çalışıyorlar. 

Savaşlar en çok çocuklara zarar verir - MarineDeal News

Sonuç olarak savaş onların çocuk ruhunu öldürüp yeni kimlikler geliştirmelerine neden oluyor. Yani tüm yaşamlarını etkiliyor. 


Evlerinde TV karşısında savaş görüntüleri izleyen, gazetelerde, internette insanlık dışı fotoğrafları gören çocuklar da, diğerleri kadar olmasa bile yaş dönemlerine özgü etkilenmeleri aynen yaşıyorlar. İnsanlık, savaşın içindeki çocukları korumakta aciz kalıyor.

 

Hiç olmazsa kaçabilmiş ama etkilenmiş çocuklarla, evlerimizdeki çocukları korumaya çalışarak yeniden insani değerleri hatırlama, yeniden savaşın yanlışlığını anlayan ve aktaran, durdurmak için çalışan büyükler olma zamanıdır.


Savaşlar uzun bir süredir sadece meydanlarda yapılmıyor, oralarda sadece askerler savaşırken sivil halk günlük hayatına devam etmiyor. Savaşların bir çoğu artık sadece ülkeler arasında değil; bir çoğu aynı ülkenin sınırları içinde gerçekleşiyor. Üstelik, sivil halka yönelik olarak planlanmış saldırılar her geçen gün artıyor ve kayıpların neredeyse %90’ı sivil halkın içinden veriliyor.


Son 25 yıl içinde, 20 milyondan fazla çocuk bir savaş ortamı içinde büyümek zorunda kaldı. Yine son on yılda silahlı çatışmalar sonucunda iki milyondan fazla çocuk öldü; altı milyon çocuk sakat kaldı. 20 milyondan fazla çocuk evini kaybetti. En az bir milyon çocuk da ailelerinden ayrılmak zorunda kaldı.


Savaşın çocuklar üzerindeki psikolojik etkileri en az araştırılmış konulardan biri. Savaş dendiğinde, ilgi daha çok insanların fiziki varlıklarını sürdürebilmeleri üzerine yoğunlaşıyor ve onların barınma, beslenme, giyim ihtiyaçlarının giderilmesine uğraşılıyor. Oysa, yapılmış kısıtlı sayıdaki araştırma, çocukların savaş sırasında, savaş sonrasında ve hatta kuşaklar boyunca savaşın travmatik etkilerini yaşadıklarını vurguluyor.

 

Devam edecek... 

Nota ve Tınıyla... 

macit.soydan@gmail.com
 

 



Bu yazı 16507 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI