Herkesin bildiği üzere günümüz dünyasında akıllı cep telefonları; özellikle önemli bilgi ve iletişim teknolojileri olarak kullanılıyor.
Önceleri sadece aramalar ve yazılı/resimli mesaj gönderme kabiliyetine sahip olan bu cihazlar; artık e-posta ve Internet erişimi, kısa mesafeli kablosuz iletişim, oyun ve eğlence, müzik dinleme, iş, sosyal ağ, TV izleme, fotoğrafçılık, video çekme veya yol tarifi alma ve GPS kullanma dâhil birçok işlevi yerine getiriyor.
Bu haliyle cep telefonları, insanlık tarihinde en çok kullanılan teknolojilerden biri haline gelmiş durumda. Halen, yapılan araştırmalara göre dünya genelinde yaklaşık 4,5 milyardan fazla insan cep telefonu kullanmakta.
Birçok yönden insanların hayatını kolaylaştıran bu teknoloji harikaları; aşırı kullanım sonunda bağımlılık oluşturabilmekte ve özellikle diğer iletişim araçlarıyla kıyaslandığında cep telefonu taşıma ve bağlantı kurmadaki kolaylık; bu bağımlılığı daha güçlü yapabilmekte.
Şöyle bir örnek verebiliriz ;
Bu minik cihazlar artık hayatımıza öyle yerleşti ki neredeyse her bireyin uyanır uyanmaz bırakın yüzünü yıkamayı ya da kahvaltı etmeyi, ilk yaptığı iş telefonuna bakmak oluyor. Hatta hatta sabah sabah uykulu halinin selfiesini bile çekip paylaşanları sosyal medyada görebiliyoruz.
Peki bunun bir hastalık olduğunu biliyor muydunuz ?
"NOMOFOBİ"
Modern çağın yeni sendromlarından biri olan nomofobi hastalığı, günümüzde artık kişinin ruhsal sağlığını ciddi bir şekilde tehdit etmeye başladı.
Sizler de yani akıllı telefonunu elinde bırakamayıp onsuz bir hayat düşünemeyenler teknoloji çağının hastalığı olan nomofobi hastalığına yakalanmış olabilirsiniz.
Uzmanlar, modern çağın yeni sendromlarından biri olan nomofobi hastalığının kişiyi yaşamdan soyutladığına dikkat çekiyorlar.
Uyanır uyanmaz telefonu ele almanın bu hastalığın belirtilerinden biri olduğuna dikkat çeken uzmanlar, nomofobinin, teknoloji çağıyla birlikte akıllı telefonlar, bilgisayar, tablet ve diğer teknolojik aletlerle sürekli ilgilenmek, bunlarla alakalı panik ve kaygı yaşama hastalığı olduğunu kaydediyorlar ve belirtilerini ise şöyle sıralandırıyorlar;
Uyumadan hemen önce son kontrolleri yapmak, uyandıktan sonra telefonu hemen elimize almak, internetin ve şarjın bitme korkusu, faturaları aşmak...
Özellikle çocuklarda ya da gençlerde, sürekli telefonla ilgilenme hali gibi durumlar yaşandığını da ifade eden uzmanlar, bu durumun bir hastalık olduğunun kabul edilmesi gerektiğini vurguluyorlar ve son olarak da şu uyarılarda bulunuyorlar;
“Ekran süreleri düzenli kullanılmalı. Gün içerisinde ne kadar ekrana maruz kaldıkları kontrol edilmeli. Belirli aralıklar verilmeli. Gün içerisinde 2 ya da 3 saat, haberleşmenin dışında sosyal medya ve benzeri uygulamalarda çok uzun süre kalınmaması konusunda dikkat edilmeli”
Başlangıçta zararsız ya da az zararlı olduğu düşünülen ve gelişen teknolojiyle “akıllı” hale gelen cep telefonları evet bir ihtiyaç ama esiri de olunmamalı...
Nota ve Tınıyla...
macit.soydan@gmail.com