Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
NE GAM...
Tarih: 04-08-2024 16:41:00 Güncelleme: 04-08-2024 16:41:00



Uzunca bir süredir insanları izleme ve çevremdekiler hakkında düşünme fırsatım oldu...
"Etrafımdakilerin yüzü gülsün, benimki de güler" diye düşünürdüm... 

 


Meğer ne yanılmışım, meğer ne kadar yanlış hareket etmişim...

 


Kendisinden başka hiç kimseyi düşünmeyenlere düne kadar çok kızar "egoist, narsist, bencil" derdim...

 

Bugün hepsine sonsuz hayranlık duy(m)uyorum(!)...

 


Evet haklılar  çünkü önce kendi mutlulukları önemli...

 


Mutsuz yüzlerin hikayesi hep aynı, sokağa bir çıkın, hayatın gerçeği insanların yüzünde kırışıklıklarında, korkularında...

 


Hayalleri bile erimiş bitmiş...

 


Günü kurtarıp, güneşi batırmak, ertesi gün yeniden uyanmayı "yaşam" zanneden milyonlarca insan...

 


Umarsız, yaşama sevinci  işkenceye dönüşmüş, "bitse de gitsek" diye bakan gözlerle yaşayıp gidiyorlar...

 


Önlerinden geçtikleri mağaza, butik, eğlence yerlerini hiç bilmiyor, merak etmiyorlar... 

 


Hiçbir şeye güven kalmadı; insanlara, yaşama...

 


En yakın gördüğün dostun, kuyunu kazar olmuş...

 


Dürüst insan çok zor bulunuyor, şu zamanda...

 


Şaka gibi, insanlar söyledikleriyle, yaptıklarıyla kendileri çelişir olmuş...

 


Başkalarını ne kadar düşündüysek, hep onlardan kazık yedik...

 


Nasıl bir yaşam, nasıl bir hayat insan düşünmeden edemiyor...
Çıkar dünyası herkes kendini ve çıkarını düşünüyor...

 


Hep bir yarış, hırs...

 


Küçücük bir başarı elde etmek için, yalandan iki tatlı söz duyup, iki şakşaklanmak için dostlarını, arkadaşlarını satanlar...
Acı, üzücü...

 

 

İnsanı hayat yormuyor, insanlar yoruyor.

 


Eskiden çevremdeki insanlar benim için amma gamsızsın derlerdi. OK diyip bu huyumu değiştirdim. Sonra bir baktım ki iyi bir bok yememişim. Tekrar o günlere dönmeye karar verdim. 

 


Yani yeniden gamsız olmaya.

 


Bakın faydalarına... 

 


 GAMSIZ adam dertsiz tasasız adamdır. Lügatında bu kelimeler yer almaz... Sizin kafanızı fena halde taktığınız konuları asla takmaz. Canı tatlıdır, asla sıkmaz... Dünya yansa, depremler olsa, kıyametler kopsa umurunda olmaz. Çayını, kahvesini, birasını ya da viski veya rakısını alır izler...

 


 HASTA olsa bile hastaneye gitmez. Gamsız adamın hastaneye gitmesi için komaya girmesi ve çevresindeki insanlar tarafından götürülmesi gerekir. Ölüm korkusu yoktur. Toprak olup gitme gerçeğini daha doğduğu an kabullenmiştir. PASO güler...

 


Kalacak yer sıkıntısı yoktur. "Bir abam var atarım, nerde olsa yatarım" felsefesiyle hareket eder... Hiçbir şeyden rahatsız olmaz. Onu şaşırtabilecek bir şey yoktur yeryüzünde...

 

Dünyanın yükünü sırtlamaya çalışmaz. Yükü falan yoktur. Her daim hafiftir... Olaylar karşısında her zaman soğukkanlıdır. Kendisini etkileyecek şeyleri bile sallamaz.

 


 Ne giydiğini önemsemez. Her ortama istediği gibi girer. Eşofmanla dolaşmak bile ona koymaz... Maddi sorunlarını görmezden gelir.

 

 

O gün karnı doyduysa gerisi boştur. Felsefi muhabbetlere girmez. Temel kelimeleri "Bilmiyorum" ve "Bana ne"dir... İnsanların kendisi hakkında ne düşündüğünü önemsemez.

 


Nasıl istiyorsa öyle davranır... Ömrü sıradan insanların ömründen daha uzundur. Kederin ve gamın etkileri vücudunda görünmez. GÜNLÜK hayatın kuralları gamsız adam için geçerli değildir. O kuralsızlığı kural olarak bellemiştir... Her türlü musibete karşı adına 'iplememezlik' denen doğal bir kalkanla korunmaktadır.

 


İşte böyle. Ben de eskiye dönmeye karar verdim anlayacağınız...

 


NE GAM... :))

 

Nota ve Tınıyla... 

 

macit.soydan@gmail.com



Bu yazı 16571 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI