Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
MAKBULE ÖLÇEN...
Tarih: 29-10-2024 20:16:00 Güncelleme: 29-10-2024 20:16:00



28 Aralık 1927 yılında Tokat’ın Niksar ilçesinde doğdu. Babası Ömer Lütfi Zarakol, Niksar’ın ilk Müderris din görevlisiydi. İlkokulu Niksar’da, ortaokulu Tokat’ta okudu. Ortaokulu bitirdikten sonra İkinci Dünya Savaşı nedeniyle erkek öğretmenlerin askere alınması sebebiyle yardımcı öğretmen olarak göreve alındı. Bir yıl sonra İzmir’deki abisinin yanında lise eğitimini tamamladı.  Daha sonra tekrar Niksar’da bir yıl daha yardımcı öğretmen olarak çalıştı.

 


14 Kasım 1946’da eşi Nejat ile evlendi. 1948’de ilk oğulları Dumrul, 1951’de de ikinci oğulları Demir dünyaya geldi.

 


"Zihinsel Engelli Çocuklar'ın Annesi" olarak tanınan Makbule Ölçen bugünkü yazımızın konusu. 

 


Küçük oğlu Demir down sendromu ile doğmuştu. Makbule Ölçen, doktor bunu ilk kez onlara söylediğinde neler hissettiğini “Özürlüler Yokuşu” kitabında şöyle anlatmıştı:

 


“Gözümden yaşlar boşanıyordu. Kalbime sanki ağır bir taş gelip yerleşmişti. Duyduklarıma inanamıyordum. Ne Nejat’ın ne de Dr. Güzin’in yüzüne bakamıyordum. Suç işlemiş gibiydim. Biri omzumdan tutup ayağa kaldırdı, sarıldı, kendimi onun kollarında buldum. Beni bağrına basmıştı. Yalnız değilsin, diye fısıldadı. Bu Nejat idi. Oğlumuzu kucağıma alıp sessizce merdivenden indik.”

 


Yaşamları boyunca birbirlerine destek olan ve diğer ailelere de umut olan bu iki insanın Dr. Güzin’in bir sözü kulaklarından çıkmıyordu. “Onu akıllı oğlum diye seveceksiniz. Onun bu söze ve sevgiye ihtiyacı var.” demişti. Bu öğüt, Makbule Ölçen’in iki yıllık öğretmenlik yaşamında yeni bir sayfa açıyordu: Demir Ölçen’i eğitebilmek.

 


1961 yılında eşi Ali Nejat Ölçen Almanya’da Kiel Üniversitesine Birleşmiş Milletler Bursuyla gitmeye hak kazanınca Makbule Ölçen de 6 ay sonra eşinin yanına yerleşti. Burada Demir Ölçen’i özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların gittiği bir okula yolladılar.

 

Bu süreçte bu okulu yakından tanımış, okuldaki özel eğitim sistemini ayrıntı bir şekilde görme, izleme ve özümseme fırsatını bulmuştu. Küçük Demir'in bir yıl boyunca devam ettiği ve özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklara eğitim veren bu okul, Makbule Ölçen’in Türkiye’ye döndüğü zaman ne yapacağını ve edindiği bilgileri ve deneyimleri nasıl toplumsallaştıracağını düşünmeye başlamasını sağladı. 

 


"Bizim çocuklarımızın da bu eğitimlere ve imkânlara ihtiyacı vardı. Neden bizim çocuklarımız bu imkânlardan eksik kalıyordu?" diyordu. 
 

 

1968 yılında, 1965 yılında kurulan ve aradan beş yıl geçmesine rağmen eğitimlerine başlayamayan “Geri Zekâlı Çocukları Koruma Derneği”ne üye oldu. Ancak bu ismi hiç sevmemişti ve aileleri de tedirgin ettiğini anlamıştı. Bu yüzden, 2 yıl sonra derneğin adının “Öğretilebilir Çocukları Koruma Derneği” olarak değiştirilmesini sağladı.

 

1970 yılında Ankara Sağlık sokaktaki bir binanın bir odasında zihinsel engelli 4 çocuğun eğitimini üstlendi. Amacını gerçekleştirmek için ilk adımı atmıştı. Aynı yılın Aralık ayında eğitim verdiği çocuk sayısı 7’ye çıktı, 2 ay sonra da 24’e yükseldi.

 


O yıllarda zekâ düzeyi 25-50 arasında olan zihinsel engellilik tıbbi bir sorun olarak görüldüğü için eğitim görmelerinin imkânsız olduğu ileri sürülüyordu. Makbule Ölçen ise ilk kez zekâ düzeyi 50’nin altında olan zihinsel engelli çocukların da eğitilebilir olduğunu kanıtlama yolunda hızla ilerliyordu.

 

Bu alanda teorik bilgi edinmek için Hacettepe Üniversitesinde Prof. Dr. Hüsnü Arıcı ve Dr. Shirley Epir’in çocuk psikolojisi derslerine girmeye başladı. 2 yılı aşan bir süre içinde edindiği teorik bilgilerin kendi uygulama sonuçlarının çoğu ile örtüştüğünü gördü. Bunun dışında aradaki uyumu kendisi sağlamaya çalışıyordu.

 


Zihinsel engelli çocukların sadece eğitimleri ile ilgilenmenin yeterli olmadığını düşünen Makbule Ölçen daha sonra “Uyanış” adlı bir dergi yayınlamaya başladı. Dergide zihinsel engellilik alanında kendi sınırlarını aşıp akademik çevrelerle de iletişim kurulmasını sağladı. 

 


Bu sırada her geçen gün öğretilebilir çocukların sayısı artıyordu. Bu artış dolayısıyla, dernek önce Bahçelievler’de daha geniş bir binaya taşındı. Daha sonra ise, 1975’te, Etlik semtinde bahçeli harap bir bina satın alınıp, kısa süre içinde onararak oraya taşındı.   

 

Makbule Ölçen, Ankara’nın Etlik semtinde derneğin eğitim merkezinin açılışını “Özürlüler Yokuşu” adlı kitabında şu sözlerle anlatıyordu:

 


“Etlik Kuyuyazısı Sokağı. Binamız açık mavi renge boyanmıştı. Kapısında yazılı olan tabelaya baktım. Sonra merdivenleri yavaş yavaş çıktım, anahtar kapının üzerinde, kilidin içindeydi. Benim çevirmemi bekliyordu. Dudaklarım, kapıya dokundu, onu öpmüştüm. Anahtarı çevirdim. Kapı sessizce açıldı, içeri girdim. Yandaki odanın kapısında adımın yazılı olduğunu gördüm.”

 

Artık derneğin kendine ait bir binası vardı ve öğretilebilir çocukların sayısı 150’nin üzerine çıkmıştı. Ancak, zekâ düzeyi 50’nin altında zihinsel engelli çocukların kendilerine yeterli olabilmesi, aileye ve çevreye yük olmaktan kurtulabilmesi için uygulanan eğitim yeterli miydi? Başka ne yapılabilirdi? Bunun yanında “Ailelerin biz ölürsek çocuğumuz ortada mı kalacak?” soruları vardı. Bu soruların cevabını ararken Makbule Ölçen bir Vakıf kurma fikrine yönelmişti. 

 


1982 yılında “Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı”nı kurdu.  Bu arada 1969’dan 1990’a kadar olan süreçte eşi Ali Nejat Ölçen dernekte ve vakıfta yapılan eğitimleri kameraya alıyordu. Daha sonra eğitim gören çocuklara izleterek kendilerini tanımalarını sağlıyordu. Bu uygulama artık eğitimin bir parçası olmuştu.

 


Bir gün Katerina Überhorst adında Alman genç bir kadın Makbule Ölçen ile tanışmak ve Etlik’teki eğitim merkezinde çalışmak istediğini belirtti. Katerina’nın gelişi Alman Büyük Elçiliğinin vakıftan haberdar olmasını sağlamıştı. Daha sonra Alman Büyük Elçiliği tarafından Gölbaşın’da Vakfın Rehabilitasyon Merkezi yapıldı 1990 yılında ise vakıf komple Gölbaşı kampüsüne taşınarak eğitimlerine burada devam eetmeye başladı. 

 


Makbule Ölçen, oğlu Demir Ölçen’in dünyaya gelmesi ile başladığı ve sonrasında her geçen gün büyüyerek ve daha çok zihinsel engelli çocuk ve bireye, onların ailelerine ulaşarak ilerlenmesini sağladığı bu yolculukta yaşanan güçlükleri, engelleri, dökülen gözyaşlarını, kazanılan başarıları ve daha bir çok şeyi “Özürlüler Yokuşu” kitabında anlatmıştır. Makbule Ölçen’in hayatına daha yakından bakmak isterseniz hayatına bir pencere gibi açılan bu kitabı okumalısınız. 

 


Bu kitap aynı zamanda Türkiye’deki zihinsel engelli çocuk ve bireylerin eğitim alma hakkı ile ilgili belgesel bir roman niteliğindedir. Makbule Ölçen ve eşi Ali Nejat Ölçen’in birbirlerine duydukları sevgi, saygı, sadakat ve bağlılıkla yürüdükleri bu yolda, cehalete karşı nasıl zorlu bir savaş verdiklerini de anlatıyor. Bu noktada da şunu görüyor ve anlıyoruz ki böyle zorlu bir sürece giren aileler, bu yolda ancak birbirlerine anlayış, sevgi, saygı ve destek vererek ilerleyebilirler.

 


“Zihinsel yetersizlik” kavramını tıp dünyasına kazandıran, zihinsel yetersiz çocukların eğitim hakkı için girdiği bu yolda başarı ile ilerleyen, onları topluma kazandırma yolunda yılmadan ve duruşundan ödün vermeden ilerleyen, herkesi şefkatle bağrına basan, kimseyi ötekileştirmeyen koca yürekli, güçlü ve önder bir kadın... 

 


Makbule Ölçen, 29 Ağustos 2015 tarihinde Ankara'da vefat etti. 

 

 

Nota ve Tınıyla... 

 

 

macit.soydan@gmail.com



Bu yazı 13188 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI