Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
Madenciler Türkü Söylemez
Tarih: 27-05-2023 20:57:00 Güncelleme: 27-05-2023 20:57:00


Madenciler türkü söylemez..
Her vardiya başında "selametle" diye uğurlanan, işyerlerinin kapısında "selametle" ve "uğur ola" yazan, çıkışta birbirlerine "geçmiş olsun" diyen, başkalarının da onları "geçmiş olsun" diye selamladığı başka bir meslek yoktur. 
Onlar; 
Bir avuç kömür için, bir ömür verirler çünkü yerin bin kat altında çalışırlar.
Tüm kutsal kitapların cehennem diye anlattığı yer onların “ofis”idir.
Kafayı rahatlatmak için bir sigara bile yakamazlar çünkü grizu patlayabilir. 
Rutubet içinde çalışsalar bile aldırış etmezler çünkü ekmek parası gereklidir. 
Her işe gittikleri gün aileleri ile vedalaşma günü gibidir, bir daha dönmeme ihtimalleri vardır. 
Yüzleri, gözleri, ciğerleri kömüre bulanmış olsa da yaşamak zorundadırlar. 
Aldıkları maaş yaptıkları işin ağırlığı yanında hafif kalır, ezilir ama yaşaoıkları bölgede muhtemelen maden dışında bir ekmek kapıları yoktur. 
Ölüm oranları Avrupa’nın yaklaşık 5 katıdır, ölüm “kader”dir, ölenler “güzel ölürler”.
İftarı da, yılbaşı kutlamasını da yerin yüzlerce metre altında yaşarlar. 
İlk iftar eden onlar olur, kameralar gider, yeni yıla ilk onlar girer, kameralar gider, maden çöker ahirete ilk onlar gider, kameralar da peşlerinden…
Zor ve sorumluluk isteyen bir meslektir madencilik. Çalışırken şöyle keyifle bir şarkı veya türkü söyleyemezler mesela çünkü yeraltında "şarkı ya da türkü için ayrı bir soluk yoktur." 
Türkiye'de bugün binlerce madenci felaketler sonucu hayatını kaybetmiş olsa da, bu rakamlar her gün gazetelerde yayınlansa, televizyonlarda okunsa da istatistiklere bakıp korkma lüksleri de yoktur. 
Bu ülkede binlerce kez ölürler, kimse umursamaz, ölmeye devam ederler. 
Ama her nerede birileri göçük altında kalsa kurtarmaya ilk onlar gider çünkü bilirler karanlıkta uzun süre yaşanamayacağını. 
Her maden faciasından sonra beylik sözler edilir, güya çözümler üretilmeye çalışılır ama sözlerini İtalyan Aldo Severini'nin yazdığı, çevirisini A.Kadir'in, bestesini ve seslendirmesini de 1977 yılında Cem Karaca'nın yaptığı, merhumun Yoksulluk Kader Olamaz albümünde yer alan Maden Ocağının Dibinde, dün olduğu gibi bugün de Türkiye'nin dört bir yanında maden ocaklarında yaşanan iş cinayetlerinden sonra akla gelen ilk şarkılardan biri olmaya devam eder... 
“Maden ocağının dibinde, 
Hava yok ışık yok,
Maden ocağının dibinde,
Besin yok karın yok,
Maden ocağının dibinde,
Oğlun bile yok,
Maden ocağının dibinde,
Bir sen varsın, direnen,
Ayırdılar seni dünyadan,
Aldılar elinden ışığını, havanı, besinini,
Sevdiğin kadını taptığın oğlunu,
Ayırdılar seni dünyadan...
Evet, onlar eve ekmek götürebilmek için, yerin hatta adeta cehennemin dibinde mezarı andırır bir ortamda maden ocağına girerler girmesine de, diğer yandan baktığınızda aslolan kapısında beklemektir. 
Çünkü onlardan geriye, arkalarında bıraktıkları eşleri, çocukları, her nefeste kendilerini hatırlayan YAŞAYAN ÖLÜLER kalır... 
macit.soydan@gmail.com



Bu yazı 1996 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI