Çevrenize şöyle bir baktığınızda neredeyse her ortamda, sokakta, metroda, otobüste, markette, restoranda, trafikte, maçta, hastahanede, pastahanede, işyerlerinde hemen hemen her ortamda mutlaka böyle tiplerle karşılaşırsınız.
Kimlerle mi ?
Marifetmiş gibi sürekli küfür edenlerle.
Kimi güya sinirden, kimi küfür ettitği zaman daha sempatik göründüğünden dem vurur.
Hatta filmlerde, stand-up'larda bile gitgide yaygınlaşmaya başladı. Eline mikrofon alanın kendini komik sandığı günümüzde dikkat edin espri yeteneğinden yoksun bu tipler konuşmalarında sürekli küfürlü sözler kullanırlar. Haydi onları geçelim bir kalem, peki bu küfürlere gülenlere ne demeli ? Küfürlü espriye, kendisine edilen küfüre kahkaha atanların ya akıllarından zoru vardır, ya da bundan zevk alıyordur.
Ağzından saniyede bir küfür çıkan, her fırsatta küfür etmese ölecekmiş gibi davranan insanlar yeminle düşman başına!
Dinlemesi zor, anlaması zor, tahammül etmesi çok zor bu insanlar, keyifli ve sağlıklı bir diyaloğun önündeki en büyük engellerdir.
Gelin bu insanların özelliklerine hep birlikte bakalım...
Her cümlenin sonu bu insanlar için küfür demektir. Noktalama işareti kullanır gibi bir küfür yerleştirirler mutlaka cümle sonlarına.
Sinirlenmesi, öfkelenmesi ya da kızması bile gerekmiyor muhtemelen bunun için. Sıradan herhangi bir cümle bile küfür edebilmek için yeterli sebep.
Bu insanlar küfretmeyi genellikle temel bir ihtiyaç olarak yaşam kodlarına yazmışlardır. Ne karşısındaki insanlara ne de kendilerine saygı duyarlar.
Saygı ve özsaygı yitirilmiş durumdadır, kendini ifade etmenin daha az saldırgan bir yolu da yoktur dakika başına zilyon tane küfür eden insan için.
Sandıklarının aksine asla komik ya da eğlenceli değil, sadece son derece iticilerdir. Küfür güzellemesi yapmaya bayılırlar, kendilerini savunmak için her fırsatta bir dünya saçma sapan tezler üretirler. 'Bu azimle sen gerçekten bilim insanı olmalıymışsın' dedirten türden birtakım açıklamalar, analizler, tezler bu tür insanların ayırt edici özelliği haline gelmiştir.
Küfür etmenin insanı inanılmaz bir rahatlığa erdirdiğine yürekten inanırlar. 'İnsan deşarj oluyor ya....' gibi psikoterapik bir etkisi olduğuna inandırmışlardır kendilerini.
Küfür etmenin alışkanlık, bırakmanın da zor olduğunu katiyen kabul etmezler. Özgüveni olmadıkları için de karşılarındaki insanı amansızca ettikleri küfürlerle incitirler. Birini incitme niyetiniz olmayabilir ama o kadar çok küfür elbet birilerinin kalbini kıracaktır ki buna kimsenin hiç de hakkı yoktur.
Dedik ya alışkanlık olmuş bir kere. Küfürsüz konuşmak çok zordur artık bu tür insanlar için.
Her şeyde olduğu gibi küfür etmenin de cinsiyeti yoktur. Cinsiyetçi küfür etmek; herkes için kabul edilmezdir. Saniyede bir cinsiyetçi küfür duymak ise insanda harakiri yapma isteği uyandırır.
Biricik organlarını her yere dahil ederek erkekliklerini güçlendireceklerine inanırlar. Zira ettikleri küfürlerin neredeyse tamamı cinsiyetçi küfürlerdir.
Marifet değil bunlar, özgüven eksikliği. Erkekliğinizi göstereceksiniz diye bu kadar çaba sarf etmenize gerek yok.
"Küfretmek, zekâ gerektirir ya hohoho" gibi saçmalık dolu bahanelerle de her yerde meydan okurlar. Muhtemelen küfürle cümlelerinin daha aykırı, kendilerinin de daha asi görüneceklerini düşünürler. Dilinin zenginliğiyle ve ne kadar "yaratıcı" küfürler edilebildiğiyle ilgili her yerde gerine gerine övünmekte üstlerine yoktur.
İşte böyle tiplerle karşılaşınca insanın aha böyle üstlerine kusası geliyor.
Çevrenizde bunlar gibi insanlar varsa kanalizasyona süpürün onları. Ya da klozete atın, üstlerine de sifonu çekin. Layık oldukları pisliklerle koyun koyuna orada yaşasınlar.
Nota ve Tınıyla...
macit.soydan@gmail.com