Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
KİRLİ PARMAKLARIN KLAVYE ARKASINDAKİ YÜZÜ...
Tarih: 24-08-2025 11:13:00 Güncelleme: 24-08-2025 11:13:00


 

 


Sosyal medya, hayatımızın neredeyse tamamını içine almış bir mecra.

 

 

İyiye de kötüye de kullanılabilen bir alan.

 

 

İnsanlar kimi zaman burada dayanışma içinde oluyor, kimi zaman da hiç tanımadıkları insanların acılarına ortak olabiliyor. 

 


Ancak madalyonun diğer yüzü çok daha rahatsız edici...

 

 

Klavye başında gizlenen, evli olmasına rağmen başka evli insanlara sarkıntılık eden, genç kızlara ahlaksızca mesajlar atan, özel hayatların sınırlarını hiçe sayan “tipler”.

 


Aslında mesele yalnızca bir mesaj atmak ya da uygunsuz bir söz söylemek değil. Bu, toplumun ahlaki dokusuna vurulan bir darbe. 

 


Evlilik kurumuna, güvene, hatta kadınların sosyal medyada var olma hakkına saldırı. “Ne olacak ki, sadece yazıyor” diyerek küçültülen bu davranışlar, aslında kökü kazınmadıkça normalleşmeye başlayan bir çürümenin habercisi.

 


İşin bir başka boyutu da şu: Bu kişiler, çoğu zaman toplum içinde saygın bir kimliğe bürünmüş durumda. Kimisi iş insanı, kimisi memur, kimisi aile babası.

 

 

Bakıldığında “efendi” olarak bilinen bu adamlar, klavye başında karanlık bir yüz sergileyebiliyor. İşte tam da burada sosyal medya kullanıcılarının, yani toplumun “dijital vicdanı” devreye girmeli.

 


Çünkü sosyal medya artık yalnızca bireylerin eğlence alanı değil, aynı zamanda toplumsal bir denetim mekanizması. 

 


Bir öğretmenin öğrencisine yazdığı ahlaksız mesajı ifşa eden bir genç kızın sesi, yüz binlere ulaşıyor. Evli birinin gizlice yürüttüğü uygunsuz yazışmalar gün yüzüne çıkıyor.

 

 

Ve toplum, işte bu noktada, yanlış yapanı dışlayarak caydırıcı bir güç oluşturuyor.

 


“İfşa kültürü”nün tartışmalı yönleri elbette var. Ama mesele birinin özel hayatına burnunu sokmak değil; mesele, ahlaki çizgiyi aşan, başkasının onuruna ve aile düzenine saldıran kişilerin, yaptıklarının yanına kâr kalmayacağını göstermek.

 

 

Çünkü sessizlik, suça ortaklıktır.

 


Bugün, sosyal medyada genç kızlara sarkıntılık eden birinin hesabı açığa çıkartıldığında toplumun gösterdiği tepki, yalnızca o kişiyi cezalandırmakla kalmaz. Başkalarına da ders olur. “Ben de yazacaktım ama…” diyen nice kişi, geri adım atar.

 

 

Toplum, kendi değerlerini ve kadınların güvenliğini korumak adına, bu kirli parmakların klavye arkasına gizlenmesine izin vermemeli.

 

 

İfşa, dışlama, tepki…

 

 

Bunlar yalnızca birer dijital refleks değil, aynı zamanda toplumsal bir temizliktir.

 

 


Kısacası, bugün sanal dünyada “küçük” görünen bu taciz mesajları, yarının büyük toplumsal yaralarıdır.

 

 

Erken fark edip topluca tepki göstermek, hem evlilik kurumunu, hem gençleri, hem de toplumun ahlaki geleceğini korumanın en etkili yoludur.

 

 

Nota ve Tınıyla...

 

 

macit.soydan@gmail.com



Bu yazı 9700 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI