Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
KENDİLERİNİ DÜNYANIN MERKEZİ SANANLAR...
Tarih: 09-07-2026 21:42:00 Güncelleme: 09-07-2026 21:42:00



Hayatın en ilginç insan tiplerinden biriyle mutlaka karşılaşmışsınızdır.


Hani daha siz cümlenizi bitirmeden cevabı hazır olanlar vardır ya...


Ne anlatırsanız anlatın, onlar daha iyisini yaşamıştır. Siz hangi kitabı okursanız okuyun, onlar çoktan bitirmiştir. Siz hangi ülkeye giderseniz gidin, onlar yıllar önce gitmiştir. Siz hangi konuda konuşursanız konuşun, mutlaka son sözü söylemek isterler. 


Çünkü onların gözünde dünyanın merkezi kendileridir.


Böyle insanlar, karşılarındaki kişiyi dinlemek için değil, konuşma sırasının kendilerine gelmesini beklemek için susarlar. Ne gariptir ki çoğu zaman bilgiyle değil, özgüvenle konuşurlar.


Bir konuda hiçbir fikirleri olmasa bile, öyle bir anlatırlar ki insan bir an için gerçekten uzman olduklarını sanır. Oysa birkaç soru sorduktan sonra bilgi dağarcıklarının ne kadar sığ olduğu hemen ortaya çıkar.
İşin en ilginç tarafı ise şudur...


Karşısındaki kişi kendisinden çok daha donanımlı, çok daha bilgili, çok daha tecrübeli olsa bile bunu kabul edemezler. Çünkü kabul ettikleri anda kurdukları o kusursuz dünyanın duvarları çatlamaya başlayacaktır. Bu yüzden sürekli akıl verirler. Kimse istemese de fikir beyan ederler. Sizi bilmenizin gerekmediği konularda bile suçlar ve küçümserler. Her şekilde söyleyecek bir sözleri vardır.


Doktorun karşısında doktora tıp anlatırlar. Mühendise mühendislik öğretmeye kalkarlar. Yazara nasıl kitap yazacağını tarif ederler. Aşçıya yemek, şoföre araba, öğretmene eğitim, sanatçıya sanat dersi vermeye çalışırlar.


İnsan bazen hayret ediyor. Neye mi ? Bu kadar her şeyi bilen insanların, neden hâlâ dünyanın bütün sorunlarını çözemediğine. 


Aslında gerçek bilgi, insana biraz da tevazu kazandırır. Gerçekten çok şey bilen insanlar, bilmedikleri şeylerin de farkındadır. Sürekli kendini anlatma ihtiyacı duymazlar. Başkalarını dinlemeyi bilirler. Çünkü insan konuşurken bildiklerini tekrar eder; dinlerken ise yeni şeyler öğrenir.

 

Belki de bu yüzden en çok konuşanlar değil, en çok dinleyenler gelişir.
Kendini sürekli öven insanlar ise zamanla alkış bekleyen bir tiyatro oyuncusuna dönüşür.


Sahne vardır... Söz vardır... Gösteri vardır... Ama samimiyet yoktur.

 

Hayat bize çok ilginç bir gerçeği defalarca gösterdi. Boş teneke çok ses çıkarır. Dolu olan ise sessizdir. Bu yüzden bir insanın büyüklüğü, kendini ne kadar övdüğüyle değil; çevresindeki insanların ona duyduğu saygıyla ölçülür.


Unutmayalım...


İnsan aynaya her gün bakabilir. Ama aynanın gördüğüyle, insanların gördüğü her zaman aynı değildir. Belki de bazılarının en çok ihtiyacı olan şey, daha fazla konuşmak değil... Biraz daha fazla kendine bakmaktır.


Nota ve Tınıyla... 



Bu yazı 1222 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI