Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
KADINLAR "ÖTEKİLİK" OLGUSUNU REDDETTİKLERİ VAKİT...
Tarih: 15-10-2024 14:04:00 Güncelleme: 15-10-2024 14:04:00


 

Simone de Beauvoir, Fransız yazar ve filozof. Varoluşçuluk akımını kadın özelinde inceleyerek bu alana yoğunlaşmış ve Varoluşçu/ Feminizm akımının temsilciliğini üstlenen biri.  

 


İnsanın varoluşunu tanımlarken genelde bu tanımların erkekler üzerinden ilerlediğini ve erkek insan safında değerlendirilirken kadının sadece dişi sıfatını alması yazarı epey rahatsız etmiştir. 

 


‘’İnsanlık dediğimiz şey erkeklerden oluşmuştur ve erkek kadını kendi varlığı içinde değil, kendisine göre tanımlamaktadır; kadına özerk bir varlık gözüyle bakmaz… Erkek özne’dir, mutlak varlık’tır; kadınsa öteki cins’tir.’’ der. 

 


Yazar, erkeğin toplumsal cinsiyet bazında yüce makamda yer aldığını ve kadınların ancak erkeklere benzemeye başladığı noktada eşit görülebileceğini düşünür. Varoluşçu kimliği ile insanlığın varoluşunun bir amaca hizmet etmediğini, ne olmak istiyorsak onu seçip kendimize bir varoluş ilkesi edinmemiz gerektiğine inanır. 

 


Varoluş özden önce gelir mottosu kadın doğası çerçevesinde ele alındığında, kadın kimliğinin biyolojik bir unsur olarak mı belirlendiği yoksa sosyal olarak mı kurulduğu sorusunu yüzümüze çarpar. Genel geçer bir cevap olarak, cinsiyetin sosyal çevre tarafından kurgulandığı cinsin ise biyolojik olarak vuku bulduğunu ileri sürmektedir. 

 


Kadınlar kendileri için biçilmiş olan rollere indirgenerek, hayatlarını bu rollere göre idame ettirmeleri istenmiştir. Fakat bu asla doğal bir oluşum değildir. Beavoir kadınların psikolojisinin üzerinde dahi erkeklerin parmak izlerinin olduğu görüşünü savunur. 

 


Vatikan’ın yasaklı kitaplar listesine giren İkinci Cins’i yazarken, erkek egemen bir toplumdan beslendiği ve yanlış bir hayatı yaşamakta olduğunun gerçekliği ile yüzleşmişti Simone. Bu gerçeklik onu kadın erkek arasındaki farklılıkların biyolojik olmasından çok kültürel unsurlardan meydana geldiği düşüncesine ulaştırmıştır. Simone de Beauvoir’e göre insan kadın olarak doğmaz. Bir kadına dönüşür ya da dönüştürülür. 

 


“Kadını götürüp mutfağa ya da süslenme odasına kapatıyor, sonra da ufkunun darlığına şaşıyoruz; kanatlarını kesiyoruz, sonra uçamıyor diye yakınıyoruz.”

 

Simone de Beauvoir kimdir? - Sözcü

 


Simone de Beauvoir kadın bedenini kendi içinde yabancılaşmış bulur. Hamilelik ve doğum gibi ruhani açıdan yorgunluk veren kadına has farklılıklar, her gün aynı şeylerin yinelendiği, ortaya yenilikçi ve üretkenlik vaat eden hiçbir şeyin çıkmadığı ev işlerinin sorumlulukları karşısında, varlık amacına ulaşmak için uğraş gerektiren etkinliklerden koparak yaratıcılığını zaman içerisinde öldürür. Varoluşçuluk açısından bakıldığından bu oldukça yaralayıcı bir durumdur. Çünkü insan olmak sadece yaşamak demek değildir. İnsanı bitkiden farklı kılan, üretkenliği ve yaşama değer katabiliyor oluşudur. 

 


Simone de Beauvoir, hayatı boyunca kalemini her zaman sömürücü zihniyetlere karşı bir koz olarak kullanmaktan çekinmemiştir. Cinsiyetçi düşünceler karşısında hemcinslerine örnek teşkil edecek cesaretle önemli adımlar atmıştır. Kadınların kendi bedenleri üzerinde kontrol sahibi olmasını önleme düşüncesi ile dolu olan tüm oluşumlara karşı Fransa’da feminizm dalgası yaratarak kürtajın önünü açan 343 Kadının Manifestosu'nu yazmış ve imzalamıştır. En ünlü eseri İkinci Cins ise feminizm akımının baş kitabı olarak kabul edilmiştir. 

 


Beauvoir kadınlar üzerinde ki tüm bu olumsuz durumlardan kurtuluş yolunun, “başkası için varlık” olarak hayatı idame ettirmekten geçmediğini söyleyerek, kadınların “kendisi için varlık” olduklarını kanıtlayabilmeleri ve diğer hemcinsleri ile birlikte aynı yolda efor sarf etmeleri gerektiğini savunur. Onun için artık tüm kadınların birlik olma vaktidir. Kadınların ‘’ötekilik’’ olgusunu reddettikleri vakit toplumsal kültür bağlamında nesne olmaktan çıkıp saygın bireyliğe geçiş yapabileceklerini düşünür. 

 


Yazara göre, "Kadınlar diğer kadınların öncüsü olmalıdır."

 


Yani tüm kadınların birlik olma vaktidir... 

 

 

Nota ve Tınıyla... 

 

 

macit.soydan@gmail.com



Bu yazı 12937 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI