Sözüm meclisten dışarı dostlar,
Bu günlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum...
Hani ince kıyım doğrasalar beni,
Marmara, Ege, Karadeniz,
Ve hatta Akdeniz cacık olurdu...
***
Derdim öylesine büyük ki dostlar,
Kırka yarıp yine kırka bölseler,
Kırk bin bostana gübre diye serpseler,
Kırk bin ot biter de kırk bin derde deva olur diyorum...
***
Ne oldu bana böyle durup dururken,
Oğlan aldı başını gitti,
Kız zaten lafımı dinlemezdi,
Düğmem kopuk paçam sökük,
Oramda buramda çengelli iğneler,
Bir de çengelli iğne,
Nazar bozar derler...
***
Hanımın çorabı kaçık, başında bigudiler,
Karabaş bile, karabaş bile,
Suratıma bakıp bakıp havlıyor...
***
Övünmek gibi olmasın dostlar,
Kendimi hıyar gibi hissediyorum,
Hani ince kıyım doğrasalar beni,
Akdeniz ve hatta Hint okyanusu,
Ve hatta Atlas okyanusu,
Ve hatta hatta Büyük okyanus,
Cacık olur diyorum...
***
Böyle cacığa rakı mı dayanır ?,
Çivi çiviyi söker derler,
Soğuktan donanı buzla ovarlar,
Ben zaten yanmışım dostlar,
Peki beni fırına mı koysalar,
Zeytin suyuna kuru ekmek,
Böyle gelmiş böyle gidecek...
***
Havalardan mı yoksa ruh halimden dolayı mı bilemem ama içimden bu şiiri paylaşmak geldi...
Güfte ve bestenin sahibi merhum Barış Manço'yu da böylelikle anmış oldum.
Işıklar içinde uyusun...
Nota ve Tınıyla...
macit.soydan@gmail.com