Embesillerden,
Dedikoduculardan,
Arkadan konuşanlardan,
Kendini bir halt zannedenlerden,
Yaptığı işi yeterince hak etmeyenlerden,
Nankörlerden,
Arkadan konuşup yüze gülenlerden,
Yalakalardan,
İki yüzlülerden,
Cebindeki üç kuruşa güvenip kendini bir bok sananlardan,
Cahillerden,
Cahil cesaretlilerden,
Sığırtmaçlardan,
Denyolardan,
Zübüklerden,
Zındıklardan,
Sen benim kim olduğumu biliyor musun diyenlerden,
Okuduğunu anlamayanlardan,
Burnu kaf dağında olanlardan,
Asosyallerden,
Kitap ve bilgi düşmanlarından,
Öküz olup birkaç bilim adamı, önemli şahsiyet, düşünür vb. kişilerin sözlerini sosyal medyada paylaşıp kendini entellektüel sanan dingillerden,
Sanatla dalga geçenlerden,
Müziği gürültü sananlardan,
Gülen ve kahkaha atan insanlardan rahatsız olanlardan,
Ona buna kızıp hırsını kedi ve köpeklerden çıkaranlardan,
Kendileri hiç ölmeyecekmiş gibi yeni nesli beğenmeyip burun kıvıranlardan,
Gibi, gibi...
Dahası şu an için aklıma gelmiyor...
Özetle bu yıl tüm bu haşere tiplerden uzak bir 2024 geçirmeyi düşünüyorum...
Tavsiye ederim...
Bu arada Yeraltı Edebiyatı dizimize de Salı günü itibarıyla başlayacağımı da hatırlatmak isterim...
Nota ve Tınıyla...
macit.soydan@gmail.com