Herkesin dilinde aynı cümle: “Gri Ankara.”
Sanki bulutlar şehrin üzerine çökmüş, ışığı biraz kısmış, gölgeleri biraz daha uzatmış gibi.
Gökyüzü çoğu zaman puslu, rüzgârı hep bir adım erken esen…
Soğuğu insanın yüzüne dokunmaz, içine işler; sanki her adımında küçük bir hatıra üşür.
Havası serttir, sokakları telaşlıdır; kaldırımlarında binlerce hikâye yürür.
Ama yine de insanı içine çeken, kendine has bir ruh taşır.
Dışarıdan bakan hep gri görür; ama içinde yaşayan bilir ki Ankara’nın grisi aslında çok renktir.
Bazen eski bir anının mavisidir, bazen unutulmuş bir sevdanın sarısı, bazen de içe işleyen bir sessizliğin moru…
Bu şehirde aşklar başka yaşanır.
Ankara’da sevgi, bağırarak değil; usulca, çekinerek, kimse bilmeden büyür.
Kafelerin loş ışıklarında, Kızılay’ın koşuşturmasında, Kuğulu Park’ın yıllar önceki dinginliğini hâlâ fısıldayan rüzgârında birbirini bulur insanlar.
Eskiden Kavaklıdere’de bir gül bahçesi vardı daha çok aşıkların gittiği…
Yaz akşamları o güllerin kokusu sokaklara taşar, insanların yüzünde görünmeyen bir tebessüm bırakırdı.
Şimdi yok belki; ama hâlâ bazı hatıraların içinden geçip ruha dokunur.
Her şey değişti, ama o gül bahçesinin hafifliği Ankara’nın geçmişinden silinmedi.
Kuğulu Park da öyle…
Eskiden daha sessiz, daha naifti.
Aşkların ilk adımı, dostlukların ilk buluşması, yalnızlığın ilk sığınağıydı.
Şimdi hâlâ orada duruyor ama eski yılların o yumuşak, o masalsı havası biraz kayıp.
Yine de her kuğunun suya bıraktığı iz, insanın kalbindeki bir anıya denk düşüyor.
Ve bir de Botanik…
İlkbaharda toprak kokusunun bile Ankara’yı renklendirdiği, insanların nefes almayı hatırladığı o saklı bahçe…
Bazen çocuk kahkahalarıyla şenlenen, bazen rüzgârın dokunduğu yapraklarla insanın içini hüzne çeviren eşsiz bir köşe.
Ne kadar değişirse değişsin, her zaman bir “kaçış” yeridir.
Sosyal hayat bile bu “gri”nin içinden kendi rengini çıkarır.
Geceleri çok parlak değildir ama içtenliğin sıcaklığı vardır.
Bir dost meclisinin, bir çayın, bir sohbetin kıymeti burada daha derinden, daha ağır ve daha gerçek hissedilir.
Ankara, kalabalık olmadığı için değil; samimiyeti fazla olduğu için başkadır.
Bu şehir insana güvenmeyi öğretir, sadakati hatırlatır, boş gürültünün yerine dinginliği koyar.
Ve evet…
Bu şehir insana hep sonbaharı hatırlatır.
Çünkü Ankara’da kış bir adım ötede durur, yaz hiçbir zaman acele etmez.
Ağaçların sararan yaprakları gibi zaman da ağır ağır akar.
İnsan Ankara’da hem üşür, hem ısınır.
Hem hüzün taşır, hem umut büyütür.
Bazen yalnızlığın sesi rüzgârla camlara vurur, bazen de küçük bir tebessüm bütün şehri ısıtır.
Belki bu yüzden “gri Ankara” derler.
Ama bilirsin…
En güzel renkler hep grinin içinden çıkar.
Ve Ankara’nın grisi, insanın içindeki en derin duyguların rengidir…
Nota ve Tınıyla...
macit.soydan@gmail.com
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler casino siteleri
gaziantep escort,alanya escort,gaziantep escort
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
beylikdüzü escort ,istanbul escort ,beylikdüzü escort ,ataköy escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,bakırköy escort ,esenyurt escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,beylikdüzü escort
