beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
ESKİ RAMAZANLAR VE AYNADAKİ YÜZÜMÜZ...
Tarih: 19-02-2026 12:31:00 Güncelleme: 19-02-2026 12:31:00



“Ah nerede o eski Ramazanlar…” diye başlayan cümleler, belki biraz romantik ama bir o kadar da gerçektir. 

 


Çünkü eskiden Ramazan, sadece aç kalınan bir ay değil; birlikte doymanın adıdır. 

 


Sofralar mütevazıydı, ama kalpler zengindi. 

 


Bir tas çorba, bir parça pide, biraz zeytin… 

 


Hepsi buydu belki. 

 


Fakat o sofralarda gösteriş değil, şükür vardı.

 

 

Bugün ise masalar büyüdükçe gönüller küçülüyor mu diye insan sormadan edemiyor. 

 


İftar sofraları adeta yarışa dönüşmüş durumda. 

 


Menülerin fotoğrafları paylaşılıyor, süslemeler sergileniyor, “nerede iftar yaptık” listeleri tutuluyor. 

 


Oysa eskiden kimse ne yediğini anlatmazdı; kiminle yediğini hatırlardı.

 


Şimdiki gibi internetten sahur ve iftar sipariş edilmezdi.

 

 

Evde ne varsa o pişerdi. Eksik varsa komşudan tamamlanırdı. 

 


Kimse “bu yıl hangi mekânda iftar açsak” diye değil; “kimin kapısını çalsak” diye düşünürdü. Çünkü Ramazan, mekân değil; muhabbet meselesiydi.

 


Bir de şu var: 

 


Oruç, sadece aç kalmak değildi. Dilini tutmaktı, gönül incitmemekti. 

 


Bugün ise açlığa tahammül eden ama öfkesine hâkim olamayan insanlar görüyoruz. 

 


Trafikte korna çalarken, sosyal medyada kırıcı sözler savururken oruçlu olduğunu hatırlamayan bir kalabalık… 

 


Oysa eskiden büyüklerimiz “Kalp kırarsan, tuttuğun oruç seni tutmaz” derdi.

 


Daha da düşündürücü olanı, bazen Ramazan’ın ruhunu değil, görüntüsünü yaşamamız. 

 


“Dostlar alışverişte görsün” diye tutulan oruçlar, gösterişli yardım paketleri, fotoğrafı çekilmeden yapılan iyiliğin eksik sayıldığı bir dönem…

 


Yardım gizliydi eskiden; sağ elin verdiğini sol el bilmezdi. Şimdi ise bazen herkes bilsin istiyoruz.

 

 

Elbette bugün de paylaşan, gerçekten ihtiyaç sahibini gözeten, kalp kırmamaya özen gösteren nice insan var. Umut onlarda saklı. 

 

 


Ama kabul edelim ki Ramazan’ı biraz yorduk. Onu tüketim alışkanlıklarımızın, gösteriş merakımızın ve hız çağının içine sıkıştırdık.

 

 


Belki de mesele “eski Ramazanlar” değil. Belki mesele, eski inceliğimiz. 

 

 


Daha hoşgörülü, daha sabırlı, daha yardımsever olduğumuz günler… 

 

 


Sofralarımız değil, kalplerimiz genişti o zaman.

 

 


Ramazan hâlâ aynı Ramazan. Değişen biziz.

 


Ve belki de asıl soru şu: 

 

 


Bu ay aynaya baktığımızda, aç kalan midemizi mi görüyoruz; yoksa arınması gereken kalbimizi mi? 

 

 

 

Nota ve Tınıyla...



Bu yazı 5969 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI